İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın yürüttüğü soruşturma dosyasına giren Vergi Denetim Kurulu raporları, yaş sebze ve meyve sektöründe üreticinin beyan ettiği fiyatlarla şirket kayıtlarına giren maliyetler arasındaki çarpıcı farkları ortaya koydu. Bazı ürünlerde yalnızca fiyatların değil, miktarların da katlandığı belirlendi. Raporlarda, hiç ürün satmadığını söyleyen ve hayatını kaybetmiş kişiler adına düzenlenen milyonlarca liralık müstahsil makbuzlarına ilişkin tespitler de yer aldı.
Hazine ve Maliye Bakanlığı Vergi Denetim Kurulu'nun 14 Temmuz ve 3 Eylül 2026 tarihli iki raporu, yaş sebze ve meyve sektöründeki fiyat oluşumuna ilişkin dikkat çekici tespitler içeriyor. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın yürüttüğü soruşturma kapsamında dosyaya giren raporlarda toplam 41 riskli mükellef incelendi.
Vergi müfettişleri; üreticilerin beyanlarını, müstahsil makbuzlarını, e-faturaları, Hal Kayıt Sistemi verilerini ve şirket kayıtlarını karşılaştırdı. İncelemelerde bazı üreticilerin gerçek satış fiyatları ile adlarına düzenlenen belgelerdeki alış fiyatları arasında ciddi farklar bulunduğu belirlendi.
6-8 liralık mandalina 28 liralık maliyetle kayda girdi
Raporlardaki en dikkat çekici örneklerden biri mandalinada ortaya çıktı.
Bir üretici, mandalinayı kilogram başına 6-8 liradan sattığını beyan etti. Ancak aynı ürün, üretici adına düzenlenen müstahsil makbuzunda 28 liralık maliyetle kayda geçirildi. Firmanın aynı dönemdeki ortalama satış fiyatı ise 31,82 lira olarak belirlendi.
Bir başka üretici mandalinayı 12 liradan sattığını belirtirken, adına düzenlenen makbuzda kilogram fiyatı 31,48 lira olarak gösterildi. Şirketin ortalama satış fiyatı ise 31,65 lira oldu.
Böylece üreticinin beyan ettiği gerçek satış fiyatıyla şirket kayıtlarındaki maliyet arasında yaklaşık 20 liralık fark oluşurken, muhasebe kayıtlarında şirketin kilogram başına yalnızca 17 kuruşluk farkla satış yaptığı görüntüsü ortaya çıktı.
Elma, patates ve üzümde de benzer tablo
Raporda farklı ürünlere ilişkin benzer örnekler de yer aldı.
Çiftçinin 4-5 liraya sattığını belirttiği sanayi tipi elma, belgelerde 9,50 lira alış maliyetiyle gösterildi. Şirketin ortalama satış fiyatı ise 9,74 lira olarak kayda geçti.
7-12 lira seviyesinde satıldığı belirtilen patatesin belgelerde kilogram başına 20 lira maliyetle gösterildiği, ortalama satış fiyatının ise 21,91 lira olduğu tespit edildi.
Çekirdeksiz üzümde de üreticinin 28-29 lira seviyesinde satış yaptığını belirtmesine karşın, müstahsil makbuzunda fiyatın 45 liraya çıktığı görüldü. Şirketin ortalama satış fiyatı 45,81 lira oldu.
Mandalinada başka bir örnekte ise üreticinin 16 liraya sattığını söylediği ürün belgelerde 32 lira, şirketin satış kayıtlarında ise ortalama 35,19 lira olarak yer aldı.
Limon üreticileri: “35 liraya sattım, makbuzda 70 lira”
Raporlarda yer alan üretici ifadeleri fiyat farklarının boyutunu daha da dikkat çekici hale getirdi.
Bir limon üreticisi yaklaşık 50 ton ürünü kilogram başına 45-50 liradan sattığını belirtirken, kendi adına düzenlenen belgelerde fiyatın 64-72 lira arasında gösterildiğini söyledi.
Başka bir üretici ise 25 ton limonu 35 liradan sattığını, piyasadaki fiyatın yaklaşık 38 lira olduğunu ifade etti. Buna karşın adına düzenlenen makbuzlarda kilogram fiyatının 70-78 lira arasında gösterildiğini belirtti.
35 yıldır çiftçilik yaptığını söyleyen başka bir üretici, limonun ilk kesimini 55 liradan, ikinci kesimini 40 liradan sattığını ancak belgelerde kilogram fiyatının 70 lira olarak göründüğünü ifade etti.
Bir başka çiftçi ise iki ayrı kesimde toplam 200 ton limonu 35 ve 40 lira seviyelerinden sattığını, buna karşılık kendi adına düzenlenen belgelerde fiyatların 69-72 lira arasında gösterildiğini anlattı.
Fiyatın yanında tonaj da büyüdü
VDK incelemesinde dikkat çeken bir diğer başlık ise ürün miktarları oldu.
Bir limon üreticisi 2025 yılında toplam 200 ton limon ürettiğini ve sattığını belirtirken, adına 633 ton limon için müstahsil makbuzu düzenlendiğini söyledi.
Başka bir üreticinin 126 tonluk limon satışı ise kayıtlarda 328 ton olarak yer aldı. Üretici gerçek ticaret hacminin yaklaşık 2,5-2,6 milyon lira olduğunu belirtirken, adına düzenlenen belgelerin toplamının yaklaşık 10 milyon liraya ulaştığını ifade etti.
Muz üretiminde de benzer bir fark tespit edildi. Yaklaşık 100-140 ton ürün sattığını belirten bir üreticinin adına 192 ton üzerinden makbuz düzenlendiği, üreticinin yaklaşık 4,63 milyon lira olarak ifade ettiği gerçek ticaret tutarının belgelerde 8,49 milyon liraya çıktığı kaydedildi.
400-500 ton patates, belgelerde 1 milyon 741 bin kilo
Patateste ortaya çıkan miktar farkı ise rapordaki en çarpıcı örneklerden biri oldu.
Bir üretici yaklaşık 400-500 ton patatesi kilogram başına 7-12 liradan sattığını beyan etti. Ancak aynı üretici adına 1 milyon 741 bin 840 kilogram patatesin, kilogramı 20 liradan alınmış gibi belgelendirildiği tespit edildi.
Bir başka üretici yaklaşık 700 ton soğan sattığını belirtirken, adına düzenlenen makbuzlarda miktarın 1.855 tona çıktığını ifade etti.
Sarımsakta ise fark çok daha yüksek seviyeye ulaştı. Tümen Tarım'a ilişkin incelemede bir üretici yaklaşık 60 ton sarımsak ürettiğini ve kilogramını 50 liradan sattığını beyan etti. Buna karşılık aynı üreticinin adına düzenlenen müstahsil makbuzlarında 800 ton sarımsak bulunduğu kayda geçti.
“Ben o firmaya hiç mal satmadım” diyenler var
Rapordaki tespitler yalnızca fiyat ve miktar farklılıklarıyla sınırlı kalmadı.
Müfettişlerin görüştüğü bazı kişiler, adlarına milyonlarca liralık müstahsil makbuzu düzenlenmesine rağmen ilgili firmalara hiçbir ürün satmadıklarını söyledi.
Bazı kişiler zirai faaliyetlerinin bulunmadığını, bazıları ise şirket çalışanı olduklarını ancak çiftçi olmadıklarını beyan etti.
Bir üretici yalnızca belirli ürünleri yetiştirdiğini, buna rağmen kendi adına hiç üretmediği ahududu, incir, böğürtlen, elma ve kayısı gibi ürünler için de belge düzenlendiğini söyledi.
Acar Agro dosyasında görüşülen bir üretici de şirketi tanımadığını ve hiçbir ürün teslim etmediğini belirterek adına gösterilen satışların hayalî olduğunu ifade etti.
Hayatını kaybeden kişiler adına da belge düzenlendi
VDK raporlarında yer alan en dikkat çekici bulgulardan biri de hayatını kaybetmiş kişiler adına düzenlenen müstahsil makbuzları oldu.
Ahmet Demir'e ilişkin incelemede, daha önce hayatını kaybetmiş 49 kişi adına 87 müstahsil makbuzu düzenlendiği ve bu belgelerin toplam tutarının 2 milyon 524 bin 987 liraya ulaştığı tespit edildi.
Bigadiç Derin Tarım bakımından 6 ölü kişi adına 16 belge ve yaklaşık 5,88 milyon liralık tutar belirlendi. Beta Tropikal bakımından ise 13 ölü kişi adına belge düzenlendiğine ilişkin tespitler raporlara girdi.
VDK, ölüm tarihinden sonra düzenlenen bu belgeleri, maliyetlerin istenilen seviyede oluşturulmasına imkân sağlayabilecek belge düzeni açısından önemli bir risk göstergesi olarak değerlendirdi.
Rapora göre mekanizma nasıl işliyor?
VDK raporlarındaki tespitler bir arada değerlendirildiğinde, bazı örneklerde ortaya çıkan tablo şu şekilde özetleniyor:
Üretici ürünü gerçek piyasa fiyatından satıyor. Ardından üretici adına daha yüksek fiyat veya daha yüksek miktar üzerinden müstahsil makbuzu düzenleniyor. Böylece şirket kayıtlarında görünen alış maliyeti yükseliyor. Maliyet satış fiyatına yaklaştırıldığında ise şirketin kâğıt üzerindeki kâr marjı düşüyor.
Vergi müfettişleri, bu yöntemin yüksek satış fiyatlarının görünürde daha makul hale getirilmesine ve ekonomik faydanın vergi dışında bırakılmasına imkân sağlayabileceği değerlendirmesinde bulundu.
“Tarladan çıkan fiyat” ile “kayıtlardaki maliyet” arasındaki fark
Raporda yer alan örnekler, yaş sebze ve meyvede fiyat oluşumuna ilişkin tartışmayı farklı bir boyuta taşıyor.
Üreticinin 6-8 liraya sattığını söylediği mandalinanın 28 liralık maliyetle kayda geçirilmesi, 12 liralık mandalinanın 31,48 lira olarak gösterilmesi, 7-12 liralık patatesin 20 liralık maliyetle belgelenmesi ve 4-5 liralık elmanın 9,50 lira olarak kayıtlara girmesi, gerçek üretici fiyatı ile ticari kayıtlardaki maliyet arasındaki farkın ne kadar büyüyebildiğini ortaya koyuyor.
Raporlardaki tespitler, soruşturma kapsamında ilgili kurumlarca yürütülen incelemelerin konusu olurken, belgelerde yer alan bulguların hukuki niteliğine ilişkin nihai değerlendirme soruşturma ve yargı süreçleri sonunda ortaya çıkacak.





