İstanbul’da görülen “Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü” davasının ikinci duruşmasının 12’nci gününde tutuksuz sanık iş adamı Necmettin Şimşek savunma yaptı.
İddianamede adı Eylem 29 kapsamında geçen Şimşek’in, 2013 yılında İBB iştiraki KİPTAŞ A.Ş.’den Başakşehir’deki bir arsayı kiralayarak burada yatırım yaptığı, önce lunapark olarak işletilen alanın daha sonra okul olarak faaliyet gösterdiği belirtiliyor.
Şimşek, savunmasında taşınmazla ilgili sürecin 2019 yılında yönetim değişikliğinin ardından farklı bir boyuta taşındığını ve KİPTAŞ tarafından tahliye sürecinin başlatıldığını söyledi.
“Yatırımlar tamamen şirketlerimin öz kaynaklarıyla yapıldı”
Taşınmaz üzerindeki yapı ve yatırımların belediye kaynaklarıyla gerçekleştirilmediğini savunan Şimşek, “İmamoğlu ve şürekası” olarak nitelendirdiği kişilerin tahliye sonrasında kamuoyunda yanlış bir algı oluşturduğunu öne sürdü.
Şimşek, yatırımların kendi şirketlerinin sermayesiyle gerçekleştirildiğini belirterek, kamu kaynaklarının kullanıldığı yönündeki iddiaların gerçeği yansıtmadığını savundu.
Şimşek, “Tamamı, bir lirası dahi belediyeden olmayan yatırımlarımı heba etmişlerdir” diyerek süreç nedeniyle zarar gördüğünü ve ilgili kişilerden şikâyetçi olduğunu ifade etti.
200 bin dolarlık ödeme gündemde
Duruşmada Şimşek’in savunmasının önemli bölümünü, tahliye sürecinin çözümü amacıyla Turan Aydoğan ile kurduğu ilişki ve yapılan 200 bin dolarlık ödeme oluşturdu.
Şimşek, bir tanıdığı aracılığıyla Turan Aydoğan ile tanıştırıldığını, Aydoğan’ın kendisini İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun danışmanı olarak tanıttığını ve KİPTAŞ Genel Müdürü’nün de kendileri tarafından atandığını söylediğini aktardı.
Şimşek, hukuki veya siyasi yollarla sorunun çözülmesi amacıyla Aydoğan ile anlaştıklarını, toplam 500 bin dolar talep edildiğini ve bunun 200 bin dolarının peşin olarak ödendiğini belirtti.
Ancak tahliye kararının çıkmasının ardından ödediği parayı geri istediğini anlatan Şimşek, Aydoğan’ın parayı iade etmediğini söyledi.
Mahkeme başkanı ödeme konusunda ısrarla soru sordu
Mahkeme başkanı, Şimşek’e 200 bin doların hangi amaçla verildiğini ve ödemenin niteliğinin ne olduğunu sordu.
Şimşek ise başlangıçta söz konusu ödemenin rüşvet olduğunu düşünmediğini, Aydoğan’ı hukukçu ve İmamoğlu’nun danışmanı olarak gördüğünü, kendisinden hem hukuki hem de siyasi açıdan çözüm üretmesini beklediklerini ifade etti.
Mahkeme başkanı ise “Hukuki, siyasi sorun çözme diye para karşılığı bir kurum yok” diyerek ödemenin avukatlık veya danışmanlık ücreti olması halinde buna ilişkin sözleşme ve hukuki dayanağın bulunup bulunmadığını sordu.
Şimşek, taraflar arasında yazılı bir sözleşme bulunmadığını, anlaşmanın sözlü olarak yapıldığını söyledi.
“Kamu zararı oluşturuldu”
Şimşek savunmasının son bölümünde yaşanan sürecin kendisi açısından ciddi mağduriyet oluşturduğunu ileri sürerek İmamoğlu ve bazı belediye yöneticilerini eleştirdi.
Şimşek, “Başkan ve şürekası, halk adına kamunun menfaatini kolluyorum görüntüsü altında kamu zararı oluşturmuştur” ifadelerini kullandı.
Başakşehir’deki yatırımın bir lirasının dahi belediye kaynaklarından yapılmadığını savunan Şimşek, yatırımlarının tahliye süreci nedeniyle karşılıksız kaldığını belirterek ilgili kişilerden şikâyetçi olduğunu yineledi.
Duruşmada Şimşek’in beyanlarının ardından davadaki diğer sanıkların savunmalarının alınmasına devam edilmesi bekleniyor.




