“İsrail bağlantılı” olduğu belirtilen yapılanmaya ilişkin soruşturmada 211 şüpheli adliyeye sevk edilirken, bir çalışanın “Mutfak dışında Türkçe konuşmak yasaktı” şeklindeki ifadesi dosyaya girdi. Yazışmalarda ise çalışanlara “İsrail ile bir alakamız yok deyin” denildiği iddia edildi.

İstanbul'da yürütülen uluslararası yasa dışı forex dolandırıcılığı soruşturması, operasyonun ardından ortaya çıkan ayrıntılarla geniş yankı uyandırdı.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 2026 yılı içerisinde yürütülen dört ayrı soruşturmanın birleştirilmesiyle derinleştirilen dosyada, sosyal medya ve internet üzerinden verilen forex ve kripto yatırım reklamları aracılığıyla yabancı ülke vatandaşlarının yüksek kazanç vaadiyle dolandırıldığı iddiası araştırılıyor.

25 şirkete bağlı çağrı merkezleri mercek altında

Soruşturma kapsamında Türkiye'de faaliyet gösteren 25 şirkete bağlı yaklaşık 40 çağrı merkezi ve finans ofisi tespit edildiği bildirildi.

Adalet Bakanı Akın Gürlek'in açıklamasına göre MASAK analizleri, MİT ve emniyet birimlerinin çalışmaları ile Interpol üzerinden ulaşılan mağdur başvuruları incelendi. Bu incelemelerde, soruşturmaya konu şirketlerin sahiplik ve nihai faydalanıcı yapılarında İsrail bağlantılı kişilerin ağırlıkta olduğu tespit edildi.

Buradaki ifade, soruşturmadaki tüm şirketlerin veya çalışanların İsrail vatandaşı olduğu anlamına gelmiyor. Nitekim operasyonda farklı ülke vatandaşlarının da bulunduğu açıklandı.

Çalışanlara kod ad ve sahte hayat hikâyesi

Başsavcılık açıklamasında yapılanmanın çalışma sistemiyle ilgili dikkat çekici ayrıntılar da yer aldı.

Buna göre farklı dilleri bilen kişiler, “conversion agent” ve “retention agent” gibi unvanlarla işe alındı. İşe başlayanlara yaklaşık bir haftalık eğitim verildiği ve çalışanlara kod ad kullandırıldığı belirtildi.

Çalışanlardan ayrıca mağdurları ikna edebilmek amacıyla gerçeği yansıtmayan “maske hayat hikâyeleri” hazırlamalarının istendiği kaydedildi.

Bu hikâyelerde Oxford gibi üniversitelerden mezuniyet gibi mağdurlar üzerinde güven oluşturabilecek unsurların kullanılmasının istendiği aktarıldı. Bazı çalışanların işe alınmadan önce yalan testine tabi tutulduğu da soruşturma dosyasındaki tespitler arasında yer aldı.

Ofislerde İbranice konuşulması yasaklandı

Dosyanın en dikkat çeken ayrıntılarından biri de dil yasağı oldu.

Başsavcılık açıklamasında, işe alınan kişilerin çağrı merkezi olarak kullanılan iş yerlerine telefon sokmalarının ve ofis içerisinde İbranice konuşmalarının yasaklandığı belirtildi.

Bu ayrıntı, yapılanmanın operasyonel gizliliğe büyük önem verdiği yönündeki soruşturma tespitleri arasında yer aldı.

Önemli not: Bazı haber ve sosyal medya paylaşımlarında “Türkçe konuşmak yasaktı” şeklinde ifadeler kullanılsa da, mevcut resmî açıklamada yer alan yasak İbranice konuşulmasıyla ilgili. Bu nedenle soruşturma dosyasındaki doğrulanmış ifadeye göre haberleştirmek gerekiyor.

Mağdurlar sosyal medya reklamlarıyla hedef alındı

Soruşturma dosyasına göre yapılanma, sosyal medya, arama motorları ve internet sitelerinde çeşitli yatırım platformlarının reklamlarını yayınladı.

“Yüksek kazanç garantisi” gibi vaatlerle sisteme çekilen kişilerin bilgileri, şirketlerdeki CRM sistemlerine aktarıldı. Mağdurun konuştuğu dile göre ilgili dili bilen çağrı merkezi çalışanı tarafından telefonla arandığı belirtildi.

İlk temasın ardından daha deneyimli ve ikna kabiliyeti yüksek çalışanların devreye sokulduğu, mağdurların yatırım yapmaya yönlendirildiği kaydedildi.

Ekranda kâr gösterdiler, para çekilince yeni ödeme istediler

Soruşturmadaki en önemli iddialardan biri ise yatırım ekranlarına ilişkin.

Başsavcılık açıklamasına göre şüphelilerin kontrolündeki platformlarda mağdurlara gerçeğe aykırı kazanç görüntüleri gösterildi. Amaç, mağdurun sistemde kâr ettiğine inanmasını ve daha fazla para yatırmasını sağlamaktı.

Mağdur parasını çekmek istediğinde ise bu kez “hesap blokesi”, “vergi” veya benzeri gerekçeler ileri sürülerek yeni ödemeler talep edildiği belirtildi.

Yatırılan paraların ise şüphelilerin kontrolündeki yurt dışı banka hesaplarına veya kripto cüzdanlarına aktarıldığı tespit edildi.

İki yılda 13 milyar liralık işlem hacmi

Adalet Bakanlığı'nın açıklamasına göre soruşturma kapsamında yapılan incelemelerde, yapılanmanın son iki yılda yalnızca ofis giderleri ve maaş ödemeleri olduğu değerlendirilen işlemlerde dahi yaklaşık 13 milyar liralık işlem hacmine ulaştığı tespit edildi.

Operasyon kapsamında ayrıca suçtan elde edildiği değerlendirilen 1,5 milyar lira değerindeki mal varlığına el konulduğu, 80 araç ve 12 mülk hakkında işlem yapıldığı, banka, kripto varlık ve şirket hesaplarının bloke edildiği bildirildi.

213 şüpheli hakkında işlem yapıldı

18 Eylül'de İstanbul ve Muğla'da düzenlenen operasyonlarda başlangıçta 191 şüpheli gözaltına alındı. Sonraki çalışmalarla sayı 211'e, ardından 213'e yükseldi.

21 Eylül itibarıyla savcılık işlemleri tamamlanan 213 şüpheliden 133'ü tutuklama, 56'sı ise adli kontrol talebiyle sulh ceza hakimliğine sevk edildi. 24 şüphelinin ise ifadelerinin ardından serbest bırakıldığı bildirildi.

Soruşturma; “bilişim sistemlerinin banka veya kredi kurumlarının aracı olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık”, Sermaye Piyasası Kanunu'na muhalefet, suç örgütü kurma ve üyelik ile suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama suçları yönünden yürütülüyor.

İçişleri Bakanlığı açıkladı: 6 bin 134 kişinin vatandaşlığına iptal
İçişleri Bakanlığı açıkladı: 6 bin 134 kişinin vatandaşlığına iptal
İçeriği Görüntüle

Soruşturmanın odağında uluslararası para trafiği var

Dosyadaki tespitler, yapılanmanın yalnızca Türkiye'deki çağrı merkezlerinden ibaret olmadığını gösteriyor. Soruşturma makamları, farklı ülkelerdeki mağdurların internet reklamlarıyla sisteme çekildiğini, farklı diller bilen çalışanlar aracılığıyla ikna sürecinin yürütüldüğünü ve paraların yurt dışındaki banka hesapları ile kripto cüzdanlarına aktarıldığını değerlendiriyor.

Şüpheliler hakkındaki adli süreç ise devam ediyor. Soruşturma kapsamında ortaya atılan iddiaların kesinleşmesi için yargı sürecinin tamamlanması gerekiyor.