Orta Doğu'da artan jeopolitik gerilim, küresel petrol ticaretinin en kritik unsurlarından biri olan deniz taşımacılığını giderek daha maliyetli hale getiriyor. Brent petrolün varil fiyatı yeniden 107 doların üzerine çıkarken, tankerlerin güvenlik gerekçesiyle alternatif güzergâhlara yönelmesi petrol lojistiği üzerindeki baskıyı artırıyor.
Bölgedeki risklerin Bab el-Mandeb Boğazı çevresine doğru genişlemesi, Süveyş Kanalı üzerinden gerçekleştirilen petrol taşımacılığını da zorlaştırıyor. Tankerlerin Kızıldeniz ve Süveyş Kanalı yerine Afrika'nın güneyindeki Ümit Burnu rotasını tercih etmesi, Asya'ya yapılan sevkiyatların süresini yaklaşık 22 gün uzatıyor.
Tanker maliyetleri rekor seviyelere çıktı
Daha uzun seyir süresi yalnızca teslimat takvimlerini değil, gemilerin kiralama ve yakıt giderlerini de önemli ölçüde yükseltiyor. Petrol tankerlerinde navlun fiyatlarının geçen hafta rekor seviyelere ulaşması, enerji ticaretinde taşıma maliyetlerinin petrol fiyatı kadar önemli bir gündem maddesi haline geldiğini gösteriyor.
Gemi yakıtı tedarikinde yaşanan sıkıntılar da maliyet baskısını artırıyor. Böylece petrolün kaynağından tüketici pazarına ulaşmasına kadar geçen süreçte lojistik giderlerin yükselmesi, nihai enerji fiyatları üzerinde yeni bir yukarı yönlü baskı oluşturuyor.
Dünya ticaretinin yaklaşık yüzde 80'inin deniz yoluyla gerçekleştirildiği dikkate alındığında, kritik deniz geçişlerinde yaşanan güvenlik sorunlarının yalnızca petrol piyasasını değil, küresel ticaret zincirlerini de etkileme potansiyeli bulunuyor.
Petrol boru hattına da saldırı
Öte yandan Suudi Arabistan'ın Hürmüz Boğazı'na alternatif güzergâhlarından biri olarak öne çıkan Doğu-Batı petrol boru hattı da saldırıların hedefi oldu. Irak'tan gerçekleştirilen drone saldırılarında hattın vurulduğu bildirildi.
Söz konusu boru hattı normal koşullarda günlük yaklaşık 4 ila 5 milyon varil petrol taşıma kapasitesine sahip. Hattın güvenliğine yönelik tehditlerin artması, Hürmüz Boğazı'ndaki olası aksaklıklara karşı oluşturulan alternatif sevkiyat kanallarının da ne ölçüde güvenli olduğu sorusunu gündeme taşıdı.
Piyasaların gözü kritik geçiş noktalarında
Hürmüz Boğazı'nın yanı sıra Bab el-Mandeb ve Süveyş Kanalı çevresindeki gelişmeler, önümüzdeki dönemde petrol fiyatlarının seyrinde belirleyici unsurlar arasında yer alıyor.
Petrolün üretiminde yaşanabilecek olası kesintilerin yanı sıra, mevcut üretimin dünya pazarlarına ulaştırılmasında ortaya çıkabilecek gecikme ve maliyet artışları da fiyatlar üzerinde baskı yaratıyor. Enerji piyasalarında arz güvenliği tartışması böylece üretim kapasitesinden deniz yollarının güvenliğine kadar genişliyor.



