Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile ABD Başkanı Donald Trump'ın Birleşmiş Milletler 81. Genel Kurulu kapsamında New York'ta bir araya gelmesi bekleniyor. İki liderin olası görüşmesinin tarihi, saati ve formatı henüz resmi olarak açıklanmazken, masaya gelmesi beklenen başlıklar dikkat çekiyor.

Erdoğan, BM Genel Kurulu'na katılmak üzere 20 Eylül'de ABD'ye gitti. Cumhurbaşkanı'nın 22 Eylül'de BM Genel Kurulu'na hitap etmesi ve 23 Eylül'e kadar çeşitli temaslarda bulunması planlanıyor.

Trump da BM Genel Kurulu için New York'ta yoğun bir diplomasi trafiği yürütüyor. Ancak Erdoğan-Trump görüşmesinin ne zaman ve hangi formatta gerçekleşeceğine ilişkin henüz resmi bir program açıklanmış değil.

Türkiye Sigorta Birliği'nden hasar süreçlerinde şeffaflık ve güven vurgusu
Türkiye Sigorta Birliği'nden hasar süreçlerinde şeffaflık ve güven vurgusu
İçeriği Görüntüle

Masada F-35 ve CAATSA olacak

Olası Erdoğan-Trump görüşmesinin en önemli başlıklarından birini Türkiye'nin ABD ile savunma ilişkileri oluşturacak.

CAATSA yaptırımları ve Türkiye'nin F-35 programına dönüş talebi, Ankara-Washington hattındaki başlıca dosyalar arasında yer alıyor. S-400 meselesinin yanı sıra F-16 tedariki ve modernizasyonu ile Türkiye'nin milli savaş uçağı KAAN için Amerikan yapımı motorların temini de savunma gündeminde bulunuyor.

Trump, temmuz ayında Türkiye'ye yönelik CAATSA yaptırımları konusunda olumlu mesajlar verirken, F-35 programına dönüş konusunda da değerlendirme yapılacağını açıklamıştı. Erdoğan'ın da daha sonraki açıklamalarında F-35 konusunda Trump'tan söz aldığını belirtmesi, New York'taki olası görüşmede bu dosyanın önemini artırıyor.

İran savaşı ve bölgesel gerilim

İran ile ABD arasındaki savaş ve bölgedeki güvenlik gelişmeleri de iki liderin görüşmesinde öne çıkabilecek başlıklardan biri.

Erdoğan ile Trump'ın ağustos ayında gerçekleştirdiği telefon görüşmesinde İran-ABD gerilimi ve diplomatik çözüm arayışları ele alınmıştı. Türkiye, çatışmanın Irak, Suriye ve Körfez'e yayılmasının bölgesel istikrar açısından oluşturabileceği riskler nedeniyle gelişmeleri yakından takip ediyor.

İran kaynaklı enerji akışının yanı sıra Hürmüz Boğazı'ndaki gelişmelerin petrol fiyatları ve bölgesel ticaret üzerindeki etkileri de Ankara açısından önem taşıyor.

Gazze ve Suriye de gündemde

Erdoğan-Trump görüşmesinin gerçekleşmesi halinde Gazze'deki durum ve Suriye'deki gelişmelerin de gündeme gelmesi bekleniyor.

Erdoğan'ın 22 Eylül'deki BM Genel Kurulu konuşmasında Gazze, Filistin'in devlet olarak tanınması ve uluslararası toplumun atabileceği adımların öne çıkması bekleniyor.

İki ülkenin Suriye politikaları, bölgedeki güvenlik dengeleri ve terörle mücadele başlıkları da görüşmenin bölgesel gündemini oluşturabilecek konular arasında.

Ukrayna-Rusya savaşı da masada olabilir

Türkiye'nin Rusya-Ukrayna savaşında yürüttüğü diplomatik girişimler de Erdoğan-Trump görüşmesinin başlıklarından biri olabilir.

Trump'ın New York programında Ukrayna savaşına ilişkin temaslar da bulunuyor. Reuters'ın 22 Eylül tarihli haberine göre Trump'ın BM Genel Kurulu kapsamındaki görüşmelerinde İran ve Ukrayna savaşları önemli gündem maddeleri arasında yer alıyor.

Ekonomi ve ticaret başlığı

Savunma ve bölgesel gelişmelerin yanı sıra Türkiye-ABD ekonomik ilişkilerinin de görüşmede ele alınması bekleniyor.

Erdoğan, 22 Eylül'de New York'taki "100 Yıllık Dostluk: Türkiye-Amerika Birleşik Devletleri" etkinliğinde yaptığı konuşmada Türkiye-ABD stratejik ilişkilerinin ekonomik ve ticari ilişkilerden ayrı düşünülemeyeceğini söyledi.

Bu çerçevede iki ülke arasındaki ticaret hacminin artırılması, yatırım ilişkileri ve ekonomik işbirliği imkanlarının da gündeme gelmesi bekleniyor.

Kritik soru: Temmuzdaki mesajlar somutlaşacak mı?

Olası Erdoğan-Trump görüşmesinin en dikkat çekici tarafı ise temmuz ayında verilen mesajların somut bir takvime dönüşüp dönüşmeyeceği olacak.

Özellikle CAATSA yaptırımlarının kaldırılması, Türkiye'nin F-35 programına dönüşü ve savunma sanayisindeki diğer dosyalar açısından Washington'dan gelecek yeni mesajlar Ankara tarafından yakından takip ediliyor.

Ancak iki liderin New York'ta yapacağı görüşmenin kesin tarihi ve formatı açıklanmadığı için, görüşmenin hangi başlıkları ne ölçüde ele alacağı konusunda şu aşamada kesinlik bulunmuyor.