Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK), 30 Ocak 2026 tarihinde duyurulan makro ihtiyati tedbirlere ilişkin kamuoyunda artan tartışmalar üzerine kapsamlı bir açıklama yayımladı. Açıklamada, düzenlemelerin temel amacının finansal istikrarın güçlendirilmesi, tüketicinin korunması ve sürdürülebilir ödeme performansının sağlanması olduğu belirtildi.

BDDK verilerine göre, Aralık 2025 itibarıyla sektörde 40,7 milyon tekil kredi kartı kullanıcısı bulunuyor. Bu kullanıcıların 30,6 milyonunun, yani yaklaşık yüzde 75’inin kredi kartı limiti 400 bin TL’nin altında. Kurum, bu grubun düzenlemeden etkilenmediğinin altını çizdi.

Sektörde toplam bireysel kredi kartı limitinin 13,3 trilyon TL seviyesinde olduğu, bunun yalnızca yüzde 21’inin kullanıldığı ifade edilirken, yüksek limitli kart sahiplerinin toplam limitten aldıkları paya ve doluluk oranlarına da dikkat çekildi. Ayrıca KMH, kredi kartı borçlarının yeniden yapılandırılması ve konut kredilerindeki kredi değer oranına ilişkin düzenlemelerin gerekçeleri de ayrıntılı şekilde açıklandı.

BDDK’nın konuya ilişkin tam açıklaması şöyle:


“30 Ocak 2026 tarihinde kamuoyu ile paylaşılan makro ihtiyati önlemlerin daha anlaşılır hale getirilmesi adına, söz konusu kararlara ilişkin açıklama yapılması ihtiyacı doğmuştur.

Bahse konu kararlar, 31.10.2025 tarihli ve 2025/18 sayılı Cumhurbaşkanlığı Genelgesi ile yürürlüğe giren Sanal Ortamda Yasa Dışı Bahis, Şans Oyunları ve Kumarla Mücadele Eylem Planı çerçevesinde Kurumumuza tevdi edilen görevler ve 21.01.2026 tarihli Finansal İstikrar Komitesi toplantısında yapılan değerlendirmeler kapsamında finansal istikrarın güçlendirilmesini temin etmek amacıyla bir paket halinde T.C. Hazine ve Maliye Bakanlığı ve TCMB ile koordinasyon içerisinde temelde tüketicinin korunması, alt gelir gruplarının desteklenmesi, yasa dışı bahisle mücadele ve uluslararası düzenlemelere uyum adına alınmıştır.

Bu kapsamda, “Kredi Kartı Limitlerine İlişkin Düzenleme” ile alınan karar, bireysel kredi kartı kullanıcılarının gelirleriyle orantılı olarak harcama yapmalarının temin edilmesine ve sürdürülebilir bir ödeme performansının sağlanmasına yöneliktir.

Aralık 2025 verilerine göre sektörde yaklaşık 13,3 trilyon TL bireysel kredi kartı limiti bulunmakta olup toplam limitin sadece %21’i (2,8 trilyon TL) kullanılmakla beraber, %79’u kullanılmamaktadır.

Sektörde Aralık 2025’te 40,7 milyon tekil kredi kartı kullanıcısı bulunmakta olup, bunun 30,6 milyonu yani %75’i 400 bin TL altında kredi kartı limitine sahiptir. Yani kredi kartı kullanıcılarının %75’i söz konusu karardan etkilenmemektedir. 750 bin TL altında kredi kartı kullanıcısının toplam kredi kartı sahipliği içerisindeki oranı ise yaklaşık %90 düzeyindedir.

750 bin TL üzerinde limite sahip olanların kredi kartı toplam limitinden aldıkları pay %48 seviyesinde olup, bu kullanıcıların kredi kartı doluluk oranları yaklaşık %20’dir.

Müşteri mağduriyetine yer vermemek amacıyla, son bir yıldaki harcamalar dikkate alınmış ve harcamanın en yüksek olduğu aydaki limitin de belirli bir oranda azaltılması kuralı getirilmiştir.

400 bin TL kredi kartı limiti olan bir kart kullanıcısının kredi kartı limitlerinde herhangi bir kesintiye gidilmeyecektir.

Ayrıca bireysel kredi kartı kullanıcılarının gelirlerini teyit etmek suretiyle gelirlerinin 4 katına kadar kredi kartı limiti kullanmalarının önünde bir engel bulunmamaktadır.

Bununla beraber, “Kredili Mevduat Hesabına (KMH) İlişkin Düzenleme” kısmında, eğitim ödemeleri amacıyla bireysel müşterilere tanınan KMH limitleri bu limitlere ilişkin sınırlamadan muaf tutulmuştur.

ABD verileri yurt dışı piyasalarda yön arayışını artırdı
ABD verileri yurt dışı piyasalarda yön arayışını artırdı
İçeriği Görüntüle

Diğer taraftan, “Bireysel Kredi Kartı Borçlarının ve İhtiyaç Kredilerinin Yeniden Yapılandırılmasına İlişkin Düzenleme” ile finansal tüketicinin korunması ve sürdürülebilir bir ödeme performansının sağlanması amaçlanmıştır. Kredi kartlarında yapılan düzenleme ile bu türden yapılandırmaların önüne geçilmesi hedeflenmiştir.

Son olarak “Konut Kredilerinde Kredi Değer Oranı Değişikliğine İlişkin Düzenleme” ile alt gelir gruplarının ilk evlerini almaları konusunda desteklenmelerine yönelik olarak temelde birinci el ve ikinci el konut ayrımı kaldırılmış ve karar metninde belirtildiği şekliyle birtakım düzenlemeler yapılmıştır.

Sonuç olarak temelde finansal istikrarın korunması amacıyla Finansal İstikrar Komitesi bünyesinde gerçekleştirilen değerlendirmeler çerçevesinde bütüncül bir yaklaşımla bahse konu kararlar alınmıştır.

Kamuoyuna saygıyla duyurulur.”