BioNTech’in açıklamasına göre, Almanya’daki üç üretim tesisi ile Singapur’daki üretim merkezleri için uygun bir alıcı bulunamadı. Şirket, zorlu piyasa koşulları ve yatırım ortamını gerekçe göstererek söz konusu tesislerde faaliyetleri kademeli olarak sonlandıracak.

ÜÇ ALMAN TESİSİ KAPATILACAK

Kapanış sürecinin Almanya’daki Tübingen, Marburg ve Idar-Oberstein tesislerinde gerçekleşmesi planlanıyor.

Takvime göre Tübingen tesisinin 2027 sonunda, Marburg tesisinin 2028 başında, Idar-Oberstein tesisinin ise 2028 sonunda faaliyetlerini tamamen durdurması bekleniyor.

Ersan Şen’den fon soruşturması açıklaması: “İlk girenleri tespit edeceksiniz, mal varlıklarına el koyacaksınız”
Ersan Şen’den fon soruşturması açıklaması: “İlk girenleri tespit edeceksiniz, mal varlıklarına el koyacaksınız”
İçeriği Görüntüle

BioNTech, çalışanların süreçten mümkün olduğunca sosyal açıdan sorumlu şekilde etkilenmesi için işçi konseyiyle anlaşmaya vardığını ve ek tazminat koşulları üzerinde uzlaşıldığını açıkladı.

Berlin’de peptit analizi alanında faaliyet gösteren JPT Peptide Technologies ise kapanacak tesisler arasında yer almayacak. Yaklaşık 130 çalışanın bulunduğu şirket, Münih merkezli Dubag Group tarafından devralındı.

CUREVAC'IN ESKİ MERKEZİ DE KAPANACAK

Kapatılması planlanan Tübingen tesisi, BioNTech’in 2025 yılında satın aldığı CureVac’ın eski genel merkezi olması nedeniyle de dikkat çekiyor.

CureVac kurucusu Ingmar Hoerr, kararın ardından BioNTech’e yönelik eleştirilerde bulundu. Hoerr, satın alma sürecinde tesisin geleceğine ilişkin karşılıklı fayda sağlayacak bir ortak girişim kurulması konusunda anlaşmaya varıldığını öne sürerek BioNTech’in bu taahhüdü yerine getirmediğini iddia etti.

BIONTECH ODAĞINI KANSER TEDAVİLERİNE ÇEVİRİYOR

BioNTech’in tesis kapatma kararı, şirketin COVID-19 sonrası üretim ve yatırım stratejisindeki değişimin bir parçası olarak değerlendiriliyor.

Yaklaşık 7 bin 200 çalışanı bulunan şirket, pandemi döneminde büyük ölçüde COVID-19 aşısına yönelik üretim kapasitesini artırmıştı. Küresel aşı talebinin gerilemesiyle birlikte BioNTech, kaynaklarını kanser tedavileri, mRNA tabanlı immünoterapiler ve antikor-ilaç bileşikleri gibi alanlara yönlendirmeye başladı.

Şirket, 2030 yılına kadar kanser tedavisi alanındaki çok sayıda ilaç adayı için ruhsat başvurusu yapmayı hedefliyor.

Ancak bu dönüşüm yüksek Ar-Ge harcamalarını da beraberinde getiriyor. BioNTech, 2026 yılının ilk altı ayında 1,35 milyar euro net zarar açıkladı.

UĞUR ŞAHİN VE ÖZLEM TÜRECİ İÇİN DE YENİ DÖNEM

BioNTech’teki yeniden yapılanma, şirketin kurucuları Prof. Dr. Uğur Şahin ve Dr. Özlem Türeci açısından da yeni bir döneme denk geliyor.

Şahin ve Türeci’nin, mRNA teknolojileri üzerine çalışmalarını sürdürecek Mainz merkezli yeni biyoteknoloji şirketi Arife’yi kurması ve BioNTech’teki aktif yönetim görevlerinden ayrılması planlanıyor.

İkilinin BioNTech’teki hisselerini koruması ve şirkete bilimsel danışmanlık vermeyi sürdürmesi bekleniyor.

Uğur Şahin’in yerine ise en geç 1 Şubat 2027 itibarıyla Sobi CEO’su Guido Oelkers’in BioNTech CEO’su olarak göreve başlaması planlanıyor.

BioNTech’in tesis kapatma kararı, şirketin COVID-19 aşısıyla elde ettiği hızlı büyümenin ardından üretim kapasitesini yeni dönemin önceliklerine göre yeniden şekillendirdiğine işaret ediyor.