Hükümetin 2027-2029 dönemine ilişkin Orta Vadeli Programı Resmî Gazete'de yayımlandı. Ekonomi ve çalışma hayatına ilişkin çok sayıda hedefin yer aldığı programda, uzun süredir gündemde bulunan Tamamlayıcı Emeklilik Sistemi'ne (TES) ilişkin herhangi bir düzenlemenin yer almaması dikkat çekti.
Çalışanların ikinci basamak emeklilik sistemine dahil edilmesini ve işveren katkısını da içermesi planlanan TES, daha önceki programlarda önemli reform başlıklarından biri olarak yer alıyordu. Ancak yeni OVP'de sisteme yönelik bir hedef veya takvim bulunmaması, düzenlemenin mevcut haliyle rafa kaldırıldığı yorumlarına neden oldu.
ÇALIŞANIN MAAŞINDAN YÜZDE 3 KESİNTİ PLANLANIYORDU
TES kapsamında daha önce gündeme gelen modelde, çalışan ve işveren tarafından ayrı ayrı yüzde 3 oranında katkı yapılması öngörülüyordu. Bu uygulamanın hayata geçmesi halinde çalışanların ücretlerinden belirli oranda kesinti yapılması ve işverenlerin de ek prim yükü üstlenmesi bekleniyordu.
Özellikle yüksek yaşam maliyetleri ve ücretler üzerindeki mevcut prim yükü nedeniyle sistemin çalışanlar açısından yaratacağı ilave maliyet tartışma konusu olmuştu.
TES İÇİN HEDEF TARİH BİRKAÇ KEZ DEĞİŞTİ
Tamamlayıcı Emeklilik Sistemi daha önceki Orta Vadeli Programlarda da gündeme gelmişti. İlk aşamada Otomatik Katılım Sistemi'nin işveren katkısını da içerecek şekilde ikinci basamak emeklilik sistemine dönüştürülmesi hedeflenmiş, ancak öngörülen takvim hayata geçirilememişti.
Sonraki programlarda hedef tarih ileriye taşınırken, sistemin uygulanmasına ilişkin kapsamlı bir yasal düzenleme ortaya konulmadı. Yeni OVP'de TES başlığının bulunmaması ise uzun süredir ertelenen düzenlemenin bir süre daha gündem dışında kalacağı beklentisini güçlendirdi.
İŞVEREN TARAFINDA DA MALİYET ENDİŞESİ VARDI
TES tartışmasının yalnızca çalışanların ücretleri açısından değil, işverenlerin maliyetleri bakımından da önemli sonuçları bulunuyordu. Sistemin uygulanması halinde işverenlere de ilave katkı yükümlülüğü getirilmesi planlanıyordu.
Yüksek enflasyon, finansman maliyetleri ve artan işletme giderleriyle mücadele eden özellikle KOBİ'ler açısından ek prim yükünün istihdam maliyetlerini artırabileceği belirtiliyordu.
Bu nedenle TES'in hayata geçirilmesi konusunda çalışan ve işveren kesimlerinin beklentileri uzun süre tartışmanın merkezinde yer aldı.
YENİ OVP'DEKİ SESSİZLİK DİKKAT ÇEKTİ
Yeni Orta Vadeli Program'da TES'e ilişkin açık bir hedef, uygulama takvimi veya mevzuat hazırlığına yer verilmemesi, sistemin mevcut planlamayla hayata geçirilmeyeceği şeklinde değerlendiriliyor.
Böylece çalışanların maaşlarından yapılması planlanan yüzde 3'lük kesinti ile işverenlere getirilmesi öngörülen ilave katkı yükünün de şimdilik gündeme alınmadığı görülüyor.
Ancak OVP'de TES'e yer verilmemesi, sistemin hukuken kesin olarak iptal edildiği anlamına gelmiyor. Yeni bir düzenleme veya farklı bir modelin ilerleyen dönemde gündeme alınması mümkün. Bu nedenle mevcut gelişme, TES'in rafa kaldırılması veya ertelenmesi şeklinde ifade edilebilir.




