Mevcut uygulamada tahliye taahhütnamesi, ev sahipleri tarafından kira artışı konusunda bir baskı aracına dönüşürken, kiracılar ise barınma güvencesi açısından ciddi endişeler yaşıyor.
Uzmanlara göre burada en önemli sorun, tahliye taahhütnamesinin varlığı değil; hangi koşullarda ve nasıl devreye sokulduğu konusunda yaşanan belirsizlikler.
Mevcut sistemde, kiracı tarafından imzalanan bir tahliye taahhütnamesi gerekçe gösterilerek ya da gösterilmeyerek tahliye süreci başlatılabiliyor. Ancak uygulamada bazı ev sahiplerinin, kiracıdan piyasa şartlarının veya yasal sınırların üzerinde kira talep ettiği, kiracının bu talebi kabul etmemesi halinde ise daha önce alınmış tahliye taahhütnamesini bir baskı unsuru olarak kullandığı bir gerçek.
"Taahhütname var" anlayışı kiracıyı mağdur etmemeli
Gayrimenkul sektöründe yaşanan sorunların temelinde, tahliye taahhütnamesinin bazı durumlarda adeta bir "garanti belgesi" gibi görülmesi yatıyor.
Oysa kiracılık ilişkisinde tarafların hak ve yükümlülüklerinin dengeli şekilde korunması gerekiyor. Bir tahliye taahhütnamesinin varlığı, ev sahibine herhangi bir gerekçe göstermeden istediği zaman kiracıyı çıkarma hakkı vermemeli.
Özellikle yüksek kira artışlarının yaşandığı Türkiye'de, kiracıların daha yüksek kira taleplerini kabul etmediği için tahliye baskısıyla karşı karşıya kalıyor.
Emlakçılar şeffaf değil!
Sorunun çözümü için ilk adımın kiralık konut ilanlarında şeffaflığın artırılması olduğu ifade ediliyor.
Bugün birçok kiralık ilanında tahliye taahhütnamesi talep edilip edilmeyeceği açık şekilde belirtilmiyor. Kiracı, evi görmekte, anlaşmaya varmakta ve taşınma hazırlığı yapmakta; ancak sözleşme aşamasının sonunda kendisinden tahliye taahhütnamesi adeta dayatılıyor...
Ev bulma konusunda zorlanan kiracı ise yeni bir konut aramak istemediği veya mevcut fırsatı kaçırmamak için bu belgeyi baskı altında imzalamak zorunda kalabiliyor.
Bu nedenle kiralık ilanlarda, "tahliye taahhütnamesi istenecektir" bilgisinin zorunlu olarak yer alması önemli bir düzenleme olarak öne çıkıyor.
Tahliye için yasal gerekçe şartı getirilmeli
Sektör temsilcileri ve tüketici hakları uzmanları, tahliye taahhütnamesinin tek başına yeterli olmaması gerektiğine dikkat çekiyor.
Yeni bir düzenleme ile tahliye taahhütnamesinin uygulanabilmesi için belirli şartların aranması, ev sahibinin tahliye talebini destekleyen yasal gerekçeleri ortaya koyması gerektiği belirtiliyor.
Böylece hem ev sahibinin mülkiyet hakkı korunabilir hem de kiracının barınma hakkı güvence altına alınabilir.
Bakanlığa önemli görev düşüyor
Konut piyasasında yaşanan sorunların azaltılması için başta Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı olmak üzere ilgili kurumlara önemli görevler düşüyor.
Kiralık konut piyasasında daha şeffaf, öngörülebilir ve dengeli bir sistem kurulması gerekiyor. Tahliye taahhütnamesinin kötüye kullanılmasını önleyecek yeni kurallar, hem kiracıların mağduriyetini azaltacak hem de ev sahipleri açısından hukuki belirsizlikleri ortadan kaldıracaktır.
Konutun temel bir ihtiyaç olduğu gerçeğiyle hareket edilerek hazırlanacak yeni düzenlemeler, kira piyasasında güven ortamının yeniden oluşmasına katkı sağlayabilir.





