Düzenleme Neydi?
Karara konu olan düzenleme, 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 11. maddesinde yapılan değişiklikle, nüfusu 2.000’in altına düşen belediyelerin köy statüsüne dönüştürülmesini öngörüyor. Bu değişiklik, 7551 sayılı Kanun ile hayata geçirilmişti.

Türk Sahipli Gemi Hürmüz Boğazı’nı Güvenle Geçti: Ateşkes Planı Masada
Türk Sahipli Gemi Hürmüz Boğazı’nı Güvenle Geçti: Ateşkes Planı Masada
İçeriği Görüntüle

Başvuruda Hangi İddialar Yer Aldı?
İptal başvurusunda, düzenlemenin kamu yararına hizmet etmediği, küçük yerleşim yerlerinde nüfus kaybını hızlandırabileceği ve nüfusun büyük şehirlerde yoğunlaşmasına yol açabileceği ileri sürüldü. Ayrıca, nüfus verilerine dayalı idari değişikliklerin hukuki belirlilik ve güvenlik ilkelerine aykırı olduğu savunuldu.

AYM’nin Gerekçesi Ne Oldu?
Yüksek Mahkeme, belediyelerin kurulması veya tüzel kişiliklerinin kaldırılmasının kanunla ya da Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle yapılmasının anayasal bir gereklilik olduğunu belirtti. Bu çerçevede, düzenlemenin Anayasa'nın 123. maddesi’ne aykırı olmadığı ifade edildi.

Mahkeme ayrıca, yerel yönetimlerin özerkliğini düzenleyen Anayasa'nın 127. maddesi kapsamında da değerlendirme yaptı. Kararda, belediyelerin tüzel kişiliği kaldırılırken mevcut seçim döneminin iradesine dokunulmadığı ve vatandaşların yeni dönemde köy tüzel kişiliği altında seçim hakkını kullanmaya devam edebileceği vurgulandı.

“Kamu Yararı ve Takdir Yetkisi” Vurgusu
AYM, kanun koyucunun yerel yönetimlerin yapısını belirleme konusunda takdir yetkisine sahip olduğuna dikkat çekti. Nüfusu azalan belediyelerin köye dönüştürülmesinin, daha etkin ve verimli kamu hizmeti sunma amacı taşıdığı ve bu yönüyle kamu yararına aykırı olmadığı değerlendirildi.


Sonuç olarak Yüksek Mahkeme, düzenlemenin hukuk devleti ilkesiyle çelişmediğine hükmederek iptal talebini oybirliğiyle reddetti. Böylece nüfusu 2.000’in altına düşen belediyelerin köye dönüştürülmesine ilişkin uygulamanın önünde hukuki bir engel kalmamış oldu.