Türkiye’nin Avrupa için sadece bir komşu değil, sanayi ve üretim kapasitesiyle vazgeçilmez bir stratejik ortak olduğunu vurgulayan Bolat, ekonomik veriler ve gelecek projeksiyonlarına dair çarpıcı rakamlar paylaştı.

İşte Bakan Bolat’ın konuşmasından öne çıkan başlıklar ve Türkiye ekonomisinin güncel tablosu:

Ekonomik Göstergeler ve Büyüme Performansı

Bakan Bolat, Türkiye’nin küresel zorluklara ve mali yüklere rağmen istikrarlı büyümesini sürdürdüğünü ifade etti. 2025 yılı verilerine dayanan temel göstergeler şu şekilde sıralandı:

Gösterge Değer / Sıralama
Büyüme Oranı %3,6 (OECD içinde 2. sırada)
Milli Gelir (GSYH) 1,1 Trilyon Dolar (Dünyada 16. sırada)
Satın Alma Gücü Dünyada 11. sırada
Kişi Başı Milli Gelir 18.000 Doların üzerinde
Toplam Ticaret Hacmi 820 Milyar Dolar (Mal ve Hizmet)

🇪🇺 Gümrük Birliği’nde 30 Yıl: 9 Kat Artış

Gümrük Birliği’nin başladığı 1995 yılından bu yana AB ile olan ticaret hacminin devasa bir ivme kazandığını belirten Bolat, "kazan-kazan" ilkesinin altını çizdi:

  • Ticaret Hacmi: 1995’te 26,6 milyar dolar olan hacim, 2025 itibarıyla 233 milyar dolara ulaşarak 9 kat artış gösterdi.

  • İhracatın İthalatı Karşılama Oranı: Sürecin başında %50 olan bu oran, günümüzde %100 seviyesine yükselerek tam dengeye ulaştı.

  • Sıralama: Türkiye, AB'nin 5. büyük ticaret ortağı konumunda. İhracatımızın %43’ü AB’ye yapılırken, ithalatımızın %32’si bu bölgeden karşılanıyor.

  • Yatırımlar: 2003-2025 yılları arasında Türkiye’ye giren 287 milyar dolarlık doğrudan yatırımın büyük bir kısmı Avrupa menşeli.

    Sağlıkta bilim adamlarına SGK destekli araştırma dönemi
    Sağlıkta bilim adamlarına SGK destekli araştırma dönemi
    İçeriği Görüntüle

Yeni Dönem: Sanayi Hızlandırma Yasası

Bakan Bolat, AB Komisyonu'nun 4 Mart 2026’da kabul ettiği "Sanayi Hızlandırma Yasası" (Industrial Acceleration Act) taslağının Türkiye için kritik bir fırsat olduğunu belirtti:

"Gümrük Birliği’nin bu yasa kapsamına alınması, Türkiye’deki yatırımların güvence altına alınması ve yeni yabancı yatırımların önünün açılması demektir. Özellikle otomotiv sektöründeki beklentileri karşılamak adına AB Komisyonu ile hızlı bir müzakere sürecine başlıyoruz."

Taslağın AB Konseyi ve Avrupa Parlamentosu’ndaki onay sürecinin yaklaşık bir yıl sürmesi bekleniyor. Bu süre zarfında Türkiye, pozitif diyalog zeminini koruyarak sanayi entegrasyonunu derinleştirmeyi hedefliyor.