Toprağın her karışının kanla sulandığı, metrekareye 6 bin merminin düştüğü bu topraklarda yazılan destan, aradan geçen bir asra rağmen ilk günkü sıcaklığıyla kalplerimizde atmaya devam ediyor.

Peki, 111 yıl önce o kan gölüne dönen boğazda ve sarp tepelerde neler yaşandı? Bu zafer, Türk milleti için ne ifade ediyor?

Mahşer Yeri: Denizde Başlayan Tufan

1915 yılının başlarında, Birinci Dünya Savaşı'nın en sıcak günlerinde İngiltere ve Fransa'nın başını çektiği İtilaf Devletleri'nin planı basitti: Yenilmez armada olarak gördükleri devasa donanmalarıyla Çanakkale Boğazı'nı geçecek, İstanbul'u işgal ederek Osmanlı İmparatorluğu'nu savaştan düşürecek ve müttefikleri Rusya'ya yardım ulaştıracaklardı. Kağıt üzerinde her şey kusursuzdu.

Canakkale Savasi

Ancak hesap edemedikleri bir şey vardı: İnsanüstü bir direniş.

18 Mart 1915 sabahı boğaza giren o devasa zırhlılar, Nusret Mayın Gemisi'nin gecenin karanlığında sulara bıraktığı 26 mayın ve kıyı topçusunun cehennemi andıran ateşiyle karşılaştı. Seyit Onbaşı'nın 215 kiloluk top mermisini insanüstü bir güçle sırtlayıp Ocean zırhlısını vurduğu o an, savaşın seyrini değiştirdi. Dünyanın en büyük donanması, ağır kayıplar vererek geri çekilmek zorunda kaldı.

Canakkale Zaferi Blog Detay 1056 X 750 3

18 Mart Çanakkale Zaferi’miz üzerinden bir asırdan fazla zaman geçti. Bu kahramanlık hikayesi, filmlere, tiyatro oyunlarına ve muhteşem romanlara konu oldu. Ancak unutmamak gerekir ki bu zaferin bilinmesi gereken kadın kahramanları vardı. Savaş esnasında tüm benliğiyle orada savaşan, yardım toplayan, çalışan ve hasta bakan anne, kardeş ya da eş kimliğiyle desteğini esirgemeyen kadın kahramanlarımız birçok alanda savaşa büyük ölçüde katkıda bulunmuşlardır.

Çanakkale’nin Yenilmez Kumandanı: Mustafa Kemal’in Tarih Sahnesine Çıkışı

Denizden geçemeyeceklerini anlayan İtilaf Devletleri, 25 Nisan 1915'te Gelibolu Yarımadası'na çıkarma yaparak kara savaşlarını başlattı. İşte tam bu noktada, Türk ve dünya tarihinin kaderini değiştirecek o isim tarih sahnesine tam anlamıyla çıkıyordu: Mustafa Kemal.

Mustafa Kemal, düşmanın nereden çıkarma yapacağını askeri dehasıyla önceden sezmiş, inisiyatif kullanarak birliğini Arıburnu'na yönlendirmişti. Cephanesi biten ve geri çekilen askerlere “Süngü tak, yere yat!” emrini vererek düşmanı durdurmuş ve o tarihi emri haykırmıştı:

"Ben size taarruzu emretmiyorum, ölmeyi emrediyorum! Biz ölünceye kadar geçecek zaman içinde yerimize başka kuvvetler ve başka komutanlar gelebilir."

Conkbayırı'nda, Anafartalar'da askerinin en önünde çarpışan, göğsündeki saate isabet eden şarapnel parçasıyla mutlak bir ölümden dönen Mustafa Kemal; askerlerine aşıladığı cesaretle Çanakkale'yi düşmana dar etti. O, bu savaşta sadece bir cephe komutanı değil, milletin makus talihini yenen bir lider olarak doğdu.

Canakkale Savasi Ile Ilgili Bilinmeyenler 39B1B

Türk Halkı Çanakkale'de Ne Kazandı?

Çanakkale, sadece askeri bir savunma zaferi değildi; Türk halkı için bir "varoluş" mücadelesiydi.

  • Milli Şuurun Uyanışı: Farklı coğrafyalardan, farklı kökenlerden gelen binlerce vatan evladı omuz omuza şehit düştü. Çanakkale, "ümmet" bilincinden "millet" bilincine geçişin, ulus olma şuurunun doğduğu yer oldu.

  • Kurtuluş Savaşı'nın Ön Sözü: Bu zafer, Türk milletine "Biz bitti demeden bitmez" özgüvenini verdi. Çanakkale'de kazanılan bu ruh, sadece birkaç yıl sonra başlayacak olan Milli Mücadele'nin (Kurtuluş Savaşı) mayasını oluşturdu. Mustafa Kemal Paşa'nın etrafında kenetlenecek olan halk, o güveni ilk kez Çanakkale'de tahsis etmişti.

  • Eğitimli Bir Neslin Feda Edilmesi: İstanbul'daki tıbbiyeliler, lise öğrencileri, öğretmenler, aydınlar... Türkiye, okumuş ve geleceğini inşa edecek en parlak beyinlerini bu topraklara gömdü. Birçok lise o yıl mezun veremedi. Bu, Cumhuriyetin ilk yıllarında derinden hissedilen acı bir bedel, ama aynı zamanda vatan için yapılan en yüce fedakarlıktı.

    Rekabet Kurulu'ndan Çimento Sektörüne İnceleme!
    Rekabet Kurulu'ndan Çimento Sektörüne İnceleme!
    İçeriği Görüntüle

616975

Geçilmeyen Boğaz, Yıkılmayan İrade

111 yıl önce bugün, Mehmetçik kanıyla bir destan yazdı. Bugün o topraklarda esen rüzgar, hala barut ve hüzün kokar; ama en çok da özgürlük kokar. Çanakkale, vatan söz konusu olduğunda Türk milletinin neler yapabileceğinin en açık, en acı ve en onurlu kanıtıdır. Başta Anafartalar Kahramanı Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, bu vatanı bize emanet eden tüm şehitlerimizi saygı, minnet ve rahmetle anıyoruz.