atırımcılar mevcut seviyelerin bir alım fırsatı mı yoksa geri çekilme sinyali mi olduğunu anlamaya çalışırken, piyasa uzmanları kritik eşiklere dikkat çekerek yükseliş beklentisi içinde olanları temkinli olmaya çağırıyor.
ABD'de açıklanan tarım dışı istihdam verilerinin beklentilerin üzerinde gerçekleşmesi, faizlerin yüksek seviyelerde kalmaya devam edebileceği ihtimalini kuvvetlendirdi. Bu durum dolar endeksini ve tahvil faizlerini yukarı yönlü desteklerken, değerli metaller üzerinde baskı oluşturuyor. Diğer yandan Orta Doğu'daki jeopolitik riskler ve tırmanan gerilimler, güvenli liman talebini diri tutarak aşağı yönlü baskıyı dengeliyor. Hafta boyunca ekonomi yönetimlerinden gelecek açıklamalar, tahvil piyasasındaki hareketler ve uluslararası siyasi gelişmeler fiyatlamalar üzerinde belirleyici rol oynayacak.
Yurt içi piyasalarda yeni güne değer kazancıyla başlayan gram altın 6 bin 433 lira seviyelerinden işlem görürken, çeyrek altın 10 bin 640 liradan alıcı buluyor. Uluslararası piyasalarda ise ons altın 4 bin 335 dolar seviyesinde hareket ediyor. Uzmanlar, Fed'in sıkı para politikası adımlarının getirdiği baskının kıymetli metallerde genel bir aşağı yönlü eğilim yarattığına işaret ediyor. Özellikle ABD ve Japonya tahvil getirilerindeki tırmanışın yatırımcı iştahını sınırladığı belirtiliyor.
Ons altın tarafında teknik olarak 4.270 dolar seviyesi en önemli destek noktası olarak öne çıkıyor. Fiyatların 4.270-4.300 dolar aralığında tutunma çabası gösterdiği izlenirken, yukarı yönlü atakların şimdilik sınırlı kaldığı görülüyor. Yüksek faiz endişesi ile küresel risklerin yarattığı çift yönlü baskı nedeniyle, fiyatların bir süre daha bu dar bantta kalması bekleniyor. Gümüş piyasasında da benzer bir görünüm hakimken, 66-68 dolar bölgesi kritik bir destek olarak takip ediliyor. Jeopolitik risklerin azalması durumunda tepki yükselişleri görülse de güçlü ekonomik verilerin bu yükselişlerin kalıcı bir trende dönüşmesini engelleyebileceği öngörülüyor.
Enerji piyasasında ise Orta Doğu'daki sıcak gelişmelere rağmen petrol fiyatlarındaki yukarı yönlü hareketin sınırlı kalması dikkat çekiyor. Piyasaların sıcak bir çatışma riskini henüz tamamen fiyatlamadığı ve denge arayışında olduğu anlaşılıyor. Brent petrolde 90 dolar seviyesinin altına sarkılması durumunda satışların derinleşebileceği, ancak mevcut konjonktürde 90-95 dolar aralığındaki seyrin korunacağı tahmin ediliyor. Endüstriyel metaller tarafında ise bakır, yapay zeka yatırımları, elektrikli araç üretimi ve yenilenebilir enerji dönüşümünün yarattığı güçlü talep sayesinde pozitif ayrışıyor. Bakırda çok sert fiyat hareketleri beklenmese de yapısal talebin önümüzdeki yıllarda fiyatları yukarı yönlü desteklemeye devam edeceği öngörülüyor.





