Haberde, 2023 yılında açıklanan OVP kapsamında enflasyonun kademeli olarak düşürülmesinin hedeflendiği, 2026 yılı için ise tek haneli seviyelere yaklaşan %8,5’lik bir tahmin ortaya konulduğu hatırlatıldı. Ancak mevcut ekonomik göstergelere göre enflasyonun bu hedefin oldukça üzerinde seyrettiği ve beklentilerin yaklaşık %25–30 bandına işaret ettiği ifade edildi.
Program kapsamında uygulanan yüksek faiz politikasının enflasyonu kontrol altına almakta beklenen etkiyi göstermediği öne sürülürken, faiz oranlarının artırılmasının üretim ve yatırım üzerinde baskı oluşturduğu yorumları da haberde yer aldı.
Ekonomideki sıkı para politikasına rağmen enflasyonun 2023’te %64,77, 2024’te %44,38 seviyelerinde gerçekleştiği; 2025 ve 2026 döneminde ise düşüş beklense de hedeflenen seviyelerin oldukça üzerinde kalındığı belirtildi.
Haberde ayrıca, artan faiz oranlarının ticari kredi maliyetlerini yükselttiği, bunun da reel sektörde finansman yükünü artırarak bazı işletmelerin konkordato süreçlerine yönelmesine neden olduğu iddialarına yer verildi.
Cari açık tarafında ise 2024 yılında gerileme yaşanmasına rağmen 2025 ve 2026’da yeniden yükseliş eğilimi görüldüğü, yılın ilk çeyreğine ilişkin verilerin ise açığın artış trendine işaret ettiği ifade edildi.
Döviz kurlarındaki artışa da dikkat çekilen değerlendirmede, 2023’ten bu yana dolar ve euro karşısında Türk Lirası’ndaki değer kaybının sürdüğü kaydedildi.





