Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) nezdinde Suriye Merkez Bankası için hesap açılması çalışmalarının tamamlanmak üzere olduğunu belirten AlHussrieh, iki ülke arasında olası bir swap anlaşmasının da masada olduğunu duyurdu.

Türkiye–Suriye İş ve Yatırım Forumu kapsamında yapılan temaslarda Reuters'e konuşan AlHussrieh, bu adımların yalnızca teknik bir gelişme olmadığını, aynı zamanda iki ülke arasındaki ticaretin yapısını kökten değiştirebilecek bir eşik anlamına geldiğini vurguladı. Mevcut durumda büyük ölçüde nakit üzerinden yürüyen ticaretin, kurulacak finansal altyapı sayesinde daha güvenli ve sürdürülebilir hale gelmesi hedefleniyor.

Bankacılık altyapısı güçleniyor

Suriye tarafı, Türk bankalarının ülkeye girişine de kapıyı aralıyor. Bu kapsamda Ziraat Bankası’nın Suriye’de bir bankada çoğunluk hissesi alarak faaliyet göstermesi gündemdeyken, Aktif Bank’ın temsilcilik açma planı öne çıkıyor. Mevcut mevzuatın doğrudan şube açılmasına izin vermemesi nedeniyle, özellikle Ziraat Bankası için ortaklık modeli ön plana çıkıyor. Ancak gerekli yasal düzenlemelerin yapılması halinde şube açma seçeneği de değerlendirilebilecek.

AlHussrieh, ilerleyen dönemde Türk bankalarının Suriye finans sisteminde daha fazla yer almasını beklediklerini belirterek, yatırımcılar için uygun zeminin oluşturulacağını ifade etti.

Hedef: 10 milyar dolarlık ticaret hacmi

Vakıfbank ve Halkbank’ta Üst Yönetim Yenilendi
Vakıfbank ve Halkbank’ta Üst Yönetim Yenilendi
İçeriği Görüntüle

İki ülke ekonomi yönetimleri, mevcutta 3,7 milyar dolar seviyesinde bulunan ticaret hacmini orta vadede 10 milyar dolara çıkarmayı hedefliyor. Bu hedef doğrultusunda, muhabir bankacılık ilişkilerinin yeniden kurulması, ödeme sistemlerinin entegrasyonu ve ticaretin finansmanı gibi başlıklar öncelikli gündem maddeleri arasında yer alıyor.

Türkiye’den Suriye’ye ihracatın ağırlıkta olduğu ticaret yapısının, finansal sistemin güçlenmesiyle daha dengeli ve çeşitlenmiş bir yapıya kavuşması bekleniyor.

Finansal entegrasyonda yeni dönem

TCMB nezdinde açılacak hesap ve olası swap anlaşması, iki ülke arasında para transferlerini kolaylaştırmanın yanı sıra, yerel para birimleriyle ticaretin önünü açabilecek bir gelişme olarak değerlendiriliyor. Uzmanlara göre bu adımlar, hem ticaret hacmini artırabilir hem de bölgesel ekonomik iş birliğini güçlendirebilir.

Yeni dönemde iş birliğinin; sınır ötesi ödemeler, dijital finans altyapıları ve ticaret finansmanı alanlarında daha da genişlemesi bekleniyor.