Küresel ekonomideki belirsizlikler ve Türkiye’nin enflasyonla mücadelesi sürerken, İstanbul Aydın Üniversitesi (İAÜ) Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hüseyin Selimler, ekonomi gündemine damga vuracak açıklamalarda bulundu. Ekotürk ekranlarında güncel verileri analiz eden Selimler; enflasyonun sadece para politikalarıyla düşürülemeyeceğini, tarım ve yapısal reformların hayati önem taşıdığını vurguladı.
MART AYI KRİTİK BİR DÖNEMEÇ
Enflasyon verilerindeki beklentileri ve Merkez Bankası’nın (TCMB) olası hamlelerini değerlendiren Prof. Dr. Hüseyin Selimler, piyasa katılımcıları anketindeki yüzde 2,54’lük beklentiye dikkat çekti. Geçen yılın aynı dönemindeki yüzde 2,27’lik oranla kıyaslandığında, dezenflasyon sürecinin zorlu bir patikaya girdiğini ifade eden Selimler, Ocak ve Şubat aylarındaki yüksek seyrin Mart ayı faiz kararını doğrudan etkileyeceğini söyledi.
Selimler, Merkez Bankası’nın önündeki seçenekleri şu sözlerle analiz etti:
“Ocak ayı enflasyonu yüksek geldi, Şubat ayında da benzer bir eğilim bekleniyor. Bu tablo, Merkez Bankası’nı Mart ayında zorlu bir kararla karşı karşıya bırakacaktır. Banka, faizleri pas geçebilir ya da piyasalara ‘faiz indirim sürecine kararlılıkla devam ediyoruz’ mesajı vermek adına sembolik bir 50 baz puanlık indirime gidebilir.”
GIDA FİYATLARI BİZDE NEDEN ARTIYOR?
Prof. Dr. Selimler, Türkiye’nin enflasyon sepetindeki en ağır kalemlerden biri olan gıda enflasyonu konusunda çarpıcı bir gerçeğin altını çizdi. Dünyada gıda fiyatları düşüş eğilimindeyken, Türkiye’de yüzde 35–%40 bandında seyreden bir artış yaşandığını belirten Selimler, bu durumun vatandaşın satın alma gücünü doğrudan hedef aldığını vurguladı.
Gıda enflasyonunun sadece bir fiyat artışı değil, bir üretim sorunu olduğunu vurgulayan Selimler, şu noktaları öne çıkardı:
-
Talep Enflasyonu ile Mücadele: Sadece para politikasıyla talep enflasyonunu baskılama, istenilen sonucu vermeyebilir.
-
Gıdanın Ağırlığı: Gıdanın enflasyon sepetindeki yüzde 25’lik ağırlığı çok önemli. Buradaki artış durdurulmadan genel enflasyonun kalıcı olarak düşürülmesi zor bir ihtimal.
Tarım politikalarına da değinen Prof. Dr. Hüseyin Selimler, Türkiye’nin acil bir tarım master planına ihtiyacı olduğunu dile getirdi. Tarım sektöründeki yapısal sorunların artık görmezden gelinemeyeceğini belirten Selimler, çözümün kısa, orta ve uzun vadeli stratejilerde olduğunu ifade etti.
Selimler, “Nüfusumuz artıyor ama tarım alanlarını terk ediyoruz. Daha da kritiği, tarımla uğraşan nüfusun yaş ortalaması hızla yükseliyor. Gençleri toprakla buluşturacak adımlar atılmadığı sürece, kuraklık ve don gibi doğa olayları gıda enflasyonunu tetiklemeye devam edecektir. Sadece para ve maliye politikası yetmez; tarım politikası bu denklemin en önemli parçası olmak zorundadır” diye konuştu.
YÜKSEK ENFLASYON YAŞAYAN ÜLKELERDENİZ
Türkiye’nin enflasyon karnesini küresel ölçekte kıyaslayan Prof. Dr. Selimler, 2022 Ekim ayındaki yüzde 85’lik zirve noktasından yüzde 30,65 seviyelerine inilmesinin bir iyileşme olduğunu ancak yeterli olmadığını belirtti. Türkiye hâlâ dünyada en yüksek enflasyona sahip ilk 10 ülke arasında yer aldığını hatırlatan Selimler, istenilen seviyeye henüz ulaşılamadığını vurguladı.
Prof. Dr. Hüseyin Selimler, açıklamasını şu uyarıyla noktaladı:
“Yapısal sorunlarla ilgilenmediğimiz sürece, makro ihtiyati tedbirlerle sadece bir yere kadar gelebiliriz. Enflasyonla mücadele, topyekûn bir üretim ve verimlilik seferberliği gerektirir.”




