Bursa’da bir şirkette mühendis olarak çalışan genç işçi, iş yeri dışında aynı şirkette görev yapan kız arkadaşıyla yaşadığı tartışmanın ardından darp iddiasıyla işten çıkarıldı. İşverenin kararına karşı işe iade davası açan mühendis, özel hayatında meydana gelen bir olayın iş ilişkisine doğrudan gerekçe yapılamayacağını savundu.

Davacı taraf, olayın iş yeri ve mesai saatleri dışında gerçekleştiğini, iş yerindeki çalışma düzenini bozacak herhangi bir davranışta bulunulmadığını belirtti. Ayrıca ceza soruşturması henüz sonuçlanmadan iş sözleşmesinin feshedilmesinin masumiyet karinesiyle bağdaşmadığını ileri sürdü.

İşveren ise olayın iş yeri dışında yaşanmasına rağmen tarafların aynı iş yerinde çalışmasının iş ilişkisini olumsuz etkilediğini ve aralarındaki güven ilişkisinin zedelendiğini savundu.

İlk mahkeme işvereni haklı buldu

İş Mahkemesi, iş yeri ve mesai saatleri dışında meydana gelen darp olayının taraflar arasındaki güven ilişkisini zedelediği gerekçesiyle işverenin fesih işlemini geçerli kabul etti. Mahkeme, işveren açısından davacıyla çalışma ilişkisinin devamının beklenemeyeceğine hükmederek işe iade talebini reddetti.

Türkiye’nin hizmet ihracatı 125 milyar dolara yaklaştı
Türkiye’nin hizmet ihracatı 125 milyar dolara yaklaştı
İçeriği Görüntüle

Kararın istinafa taşınması üzerine dosyayı inceleyen Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi ise farklı bir değerlendirme yaptı.

BAM: Özel hayattaki olay tek başına fesih nedeni olamaz

Bölge Adliye Mahkemesi kararında, işçinin özel yaşamına ilişkin davranışların kural olarak işverenin müdahale alanı dışında kaldığı vurgulandı.

Mahkeme, özel hayatta gerçekleşen bir olayın iş sözleşmesinin feshi için gerekçe oluşturabilmesi için söz konusu olayın iş yerine somut, belirgin ve olumsuz biçimde yansıdığının ortaya konulması gerektiğine dikkat çekti.

Kararda, iş yeri dışında gerçekleştiği ileri sürülen darp olayının gerçekleşmiş olduğu kabul edilse dahi bunun tek başına geçerli fesih nedeni sayılamayacağı belirtildi.

İş yeriyle bağlantı kurulamadı

BAM, dosyadaki tanık anlatımları ve diğer deliller kapsamında darp olayının iş yerinde huzursuzluğa yol açtığına, çalışma barışını bozduğuna veya işin yürütülmesini olumsuz etkilediğine ilişkin somut bir delil bulunmadığı değerlendirmesini yaptı.

Kararda ayrıca davacının görev yaptığı birim ile olayda adı geçen diğer çalışanın birimlerinin farklı olduğu ve tarafların fiilen birlikte çalışmadıkları belirtildi.

Mahkeme, işveren tarafından fesih dışında daha hafif tedbirlerin değerlendirilip değerlendirilmediğinin de ortaya konulamadığına dikkat çekti.

Savunma hakkı da tartışma konusu oldu

Bölge Adliye Mahkemesi, işverenin fesih öncesinde işçiye usulüne uygun şekilde savunma hakkı tanıyıp tanımadığını da inceledi.

Davacının savunmasının disiplin kurulu toplantısı sırasında alınmasının, fesih öncesinde usulüne uygun savunma alınması yükümlülüğünü tek başına karşılamayacağı belirtildi.

Mahkeme, işçiye isnat edilen fiilin açık ve net biçimde bildirilmesi ve kendisini etkili şekilde savunabilmesi için gerekli imkanın sağlandığının dosyada kanıtlanamadığı sonucuna vardı.

“Fesih son çare olmalı” vurgusu

BAM kararında, işverenin fesih kararının geçerli sayılabilmesi için olay ile iş ilişkisi arasında somut bir bağ kurulması gerektiği vurgulandı.

Dosyadaki mevcut delillerin, yaşanan olayın iş ilişkisini objektif olarak sürdürülemez hale getirdiğini göstermediği değerlendirmesinde bulunan mahkeme, işverenin geçerli fesih nedenini ispatlayamadığına hükmetti.

Kararda ayrıca “feshin son çare olması” ilkesine de dikkat çekildi.

Bu gerekçelerle ilk derece mahkemesinin işe iade talebini reddeden kararı kaldırıldı ve genç mühendisin işe iadesine ve buna bağlı yasal sonuçların uygulanmasına karar verildi.

Karar, iş yeri dışında gerçekleşen özel hayat olaylarının iş sözleşmesinin feshi açısından hangi şartlarda dikkate alınabileceği konusunda dikkat çekici bir yargı değerlendirmesi olarak öne çıktı.