Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy, komedi sahneleri ve televizyon ekranlarından ülke liderliğine uzanan kariyerinde kendini 21. yüzyılın en yıkıcı savaşlarından birinin merkezinde buldu. İşgalin ilk günlerinde sergilediği sarsılmaz tutumla uluslararası bir direniş sembolüne dönüşen Ukraynalı lider, bugün ise uzayan çatışmalar, artan yolsuzluk iddiaları ve ertelenen seçimlerin gölgesinde halkı ikiye bölen tartışmalı bir figür olarak öne çıkıyor.
Rusya'nın 24 Şubat 2022 tarihinde Ukrayna'ya karşı başlattığı tam ölçekli işgal, modern siyasi tarihin en sıra dışı siyasi figürlerinden birini de dünya gündemine taşıdı. Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy'nin hikayesi, kurgu ile gerçeğin birbirine karıştığı bir çizgide başladı. Zelenskiy'i siyaset sahnesine taşıyan yolun taşları, televizyon ekranlarında döşendi. Hukuk eğitimi almasına rağmen kariyerini eğlence sektöründe çizen Zelenskiy, kurucusu olduğu 'Kvartal 95' stüdyosu ile Ukrayna'nın en popüler komedyenlerinden biri haline geldi. Ancak asıl kırılma noktası, 2015 yılında yayınlanmaya başlayan 'Halkın Hizmetkarı' dizisi oldu. Zelenskiy bu yapımda, yolsuzluklardan bıkmış ve tesadüf eseri devlet başkanı seçilen sıradan bir tarih öğretmeni olan 'Vasyl Holoborodko' karakterine hayat verdi.
Oynadığı rol hayatını değiştirdi
2014'te dönemin Ukrayna Devlet Başkanı Viktor Yanukoviç'e karşı yapılan ve Yanukoviç'in iktidardan uzaklaştırılmasıyla sonuçlanan 'Onur Devrimi' (Maidan Devrimi) ile ardından Donbas'ta başlayan çatışmalar, Ukrayna halkını yeni bir siyasi arayışa itti. Geleneksel tarzdaki politikacılardan, bitmek bilmeyen yolsuzluklardan ve oligarkların sistem üzerindeki hakimiyetinden yorulan ülkede, 'Halkın Hizmetkarı' dizisinde temiz lider figürünü canlandıran Zelenskiy'nin ismi tartışılmaya başlandı. Bu sosyolojik zemin, 2018'in son günlerinde Zelenskiy'nin umut vadeden bir aday olarak kamuoyunun gündemine gelmesini sağladı.
Halkın umudu olarak yüzde 73 oyla ezici bir zafer kazandı
Zelenskiy, 31 Aralık 2018 gecesi katıldığı bir televizyon programında 2019 başkanlık seçimlerinde aday olacağını resmen duyurdu. Geleneksel bir siyasi kampanya yürütmek yerine sosyal medya ağırlıklı, popülist söylemlere dayanan bir strateji izleyen Zelenskiy, yerleşik siyasi elitleri gafil avladı. Zelenskiy, 2019 yılının Nisan ayında yapılan seçimlerin ikinci turunda görevdeki Petro Poroşenko'ya karşı oyların yüzde 73'ünü alarak ezici bir zafer kazandı. Zelenskiy, başkanlık koltuğuna oturduğunda Donbas'taki savaşı bitirme, devletteki köklü yolsuzluk ağını çökertme ve Ukrayna'yı Batı'ya entegre etme vaatlerinde bulundu. Ancak siyaset, dizi senaryolarından çok daha acımasızdı. Görevinin ilk yıllarında, oligarklarla mücadelesinin yetersiz kalması ve Donbas'ta kalıcı bir barışın sağlanamaması nedeniyle Zelenskiy'e yönelik kamuoyu güveninde belirgin bir düşüş gözlendi.
Zelenskiy'e yönelik destek savaşla zirveye ulaştı
2021'in sonlarına gelindiğinde Rusya'nın Ukrayna sınırına yaptığı devasa askeri yığınak, Zelenskiy'nin siyasi kariyerinin ve Ukrayna'nın kaderinin yeniden yazılacağının habercisi oldu. 24 Şubat 2022 sabahı Rusya'nın tam ölçekli işgali başladığında Zelenskiy tarihi bir sınavla baş başa kaldı. İşgalin ilk günlerinde, ABD'nin kendisine ve ailesine sunduğu güvenli yere tahliye teklifini reddederken söylediği iddia edilen 'Mühimmata ihtiyacım var, bir araca değil' sözü, Zelenskiy'nin dünya çapındaki imajını bir anda değiştirdi. Takım elbisesini çıkarıp haki renkli askeri kıyafetlerini giyen Zelenskiy, çektiği videolarla halkına direniş mesajları verdi. Zelenskiy, bu süreçte uluslararası parlamentolara yaptığı çevrimiçi hitaplar ve Batı'dan sağladığı silah yardımlarıyla, küresel bir direniş sembolüne dönüştü. Savaşın ilk aylarında artmaya başlayan Zelenskiy'e yönelik güvenin oranı, çatışmaların devamında yüzde 84'e kadar ulaştı.
Uzayan savaş ve artan kayıplar, Zelenskiy'i yıprattı
Ancak savaşın uzaması, cephedeki kayıplar ve ekonomik yıkım, Zelenskiy yönetimi üzerindeki baskıyı artırdı. ABD merkezli düşünce kuruluşu Stratejik ve Uluslararası Çalışmalar Merkezi'nin (CSIS) tahminlerine göre Ukrayna ordusu, savaşın başladığı Şubat 2022'den Haziran 2026'ya kadar 525 bin ila 625 bin arasında kayıp (ölü, yaralı ve kayıp) verdi. Bunlardan 125 bin ila 150 bini hayatını kaybetti. Ayrıca Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Yüksek Komiserliği'nin (OHCHR) Temmuz ayında yayınladığı verilere göre 24 Şubat 2022'den bu yana Ukrayna'da 16 bin 874 sivil hayatını kaybetti. Ancak gerçek sayının çok daha yüksek olabileceğine dikkat çekildi.
Dünya Bankası, Ukrayna hükümeti, Avrupa Komisyonu ve Birleşmiş Milletler (BM) tarafından ortaklaşa hazırlanan resmi Hızlı Hasar ve İhtiyaç Analizi (RDNA5) raporuna göre Aralık 2025 itibariyle savaşın Ukrayna'ya toplam maliyeti 861.8 milyar dolara ulaştı. Doğrudan altyapıya verilen hasarın boyutu 195.1 milyar dolar olarak kayıtlara geçerken, savaş yüzünden duran ticaret, üretim ve bütçe açığı gibi sosyo-ekonomik zararlar en az 666.7 milyar dolar olarak belirlendi.
Yolsuzluk devam etti
Ülkenin kronik sorunu olan yolsuzluk da savaş dönemine rağmen sürdü. Özellikle Savunma Bakanlığı bünyesinde patlak veren yolsuzluk skandalları, halkın büyük tepkisini çekti. Zelenskiy, bu iddiaların ardından Eylül 2023'te Savunma Bakanı Oleksii Reznikov'u görevden alarak sert bir tutum sergilemek zorunda kaldı. Buna rağmen, hükümetine yönelik şüpheler tam olarak giderilemedi.
Zelenskiy, demokrasiyi askıya almakla eleştirildi
En büyük siyasi krizlerden biri ise demokratik süreçlerin askıya alınması üzerinden yaşandı. Ukrayna Anayasası'na göre 2024 yılının Mart ayında yapılması gereken devlet başkanlığı seçimleri, ülkede uygulanan sıkıyönetim nedeniyle yapılamadı ve seçimlerin ne zaman gerçekleştirileceği belirsiz hale geldi. Halkın büyük bir çoğunluğu savaş bitmeden seçim yapılmasını riskli bularak buna karşı çıksa da, bazı Batılı müttefikler ve ülke içindeki muhalifler tarafından Zelenskiy'e 'demokrasiyi askıya alma' ve 'iktidarı tekelleştirme' eleştirileri yöneltildi.
ABD'deki yönetim değişikliği yardımları sekteye uğrattı
Zelenskiy'i siyasi olarak zorlayan bir diğer önemli gelişme ise en büyük destekçisi olan ABD'deki yönetim değişikliği oldu. Washington'da göreve gelen Donald Trump yönetiminin dış politika önceliklerinin değişmesi ve yardımları kısma eğilimi, Kiev'e sağlanan milyarlarca dolarlık askeri ve mali destek konusunda belirsizlikler ve kesintiler yaşanmasına yol açtı. Cephede mühimmat sıkıntısını derinleştiren bu durum, Zelenskiy'i hem sahada hem de diplomatik arenada giderek daha fazla köşeye sıkıştırdı.
Kimilerine göre ulusal kahraman, kimilerine göre ABD kuklası
Yaşanan gelişmeler, Zelenskiy'i Ukrayna halkının bir kısmının gözünde ülkesinin bağımsızlığı için mücadele eden bir ulusal kahraman konumuna taşıdı. Bazı kesimler ise, onu deneyimsizliği ve savaş öncesindeki politikaları nedeniyle eleştirerek ABD'nin jeopolitik oyunlarına alet olan bir kukla olarak nitelendirdi. Bugün gelinen noktada ülkedeki savaş tüm yıkıcılığıyla devam ederken, diplomatik çözüm arayışları da sürüyor. Zelenskiy ve Ukrayna'nın geleceği ise belirsizliğini koruyor.




