Yılmaz, bölgedeki savaşın enflasyon üzerinde yaklaşık 7 puanlık doğrudan ve dolaylı etkisi bulunduğunu belirterek, savaş yaşanmasaydı enflasyonun yüzde 25 seviyesinde olabileceğini söyledi.
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde düzenlenen toplantıda 2027-2029 dönemini kapsayan Orta Vadeli Program’ın ayrıntılarını açıkladı.
Yılmaz, Türkiye ekonomisinin küresel ekonomik gelişmelerin yanı sıra bölgede yaşanan savaşın oluşturduğu enerji ve emtia şoklarından da etkilendiğini belirtti. Bu gelişmeler nedeniyle 2026 yılı makroekonomik tahminlerinde güncellemeye gidildiğini ifade eden Yılmaz, yıl sonunda enflasyonun yüzde 28,4 seviyesinde gerçekleşmesini beklediklerini söyledi.
Savaş enflasyonu yukarı çekti
Yılmaz, savaşın enerji, gıda ve ulaştırma başta olmak üzere ekonominin birçok alanında maliyet baskısı oluşturduğuna dikkat çekti.
Ağustos 2026 itibarıyla yıllık enflasyonun yüzde 31,5 seviyesinde bulunduğunu belirten Yılmaz, yılın son çeyreğinde yeniden düşüş beklediklerini ifade etti. Merkez Bankası hesaplamalarına göre savaşın enflasyon üzerindeki doğrudan ve dolaylı etkisinin yaklaşık 7 puan olduğunu kaydetti.
Yılmaz, dış konjonktürün ekonomi programını zorlaştırdığını belirterek, savaşın etkisi bulunmasaydı mevcut enflasyon oranının çok daha düşük bir seviyede olabileceğini söyledi.
2027'de enflasyon hedefi yüzde 21
Orta Vadeli Program kapsamında enflasyonun kademeli olarak gerilemesi hedefleniyor. Buna göre enflasyonun 2026 sonunda yüzde 28,4, 2027'de yüzde 21, 2028'de yüzde 13,5 ve 2029'da yüzde 9 seviyesine indirilmesi öngörülüyor.
Böylece program döneminin sonunda enflasyonun yeniden tek haneli seviyelere çekilmesi hedefleniyor.
Büyüme tahmini yüzde 3,3'e çekildi
Yılmaz, savaşın enerji ve emtia fiyatları üzerindeki etkisi ile Türkiye'nin ticaret ortaklarındaki yavaşlamanın büyüme beklentilerine de yansıdığını belirtti.
2026 yılı büyüme tahmini yüzde 3,3 olarak güncellenirken, büyümenin 2027'de yüzde 4,2, 2028'de yüzde 4,6 ve 2029'da yüzde 5 seviyesine ulaşması bekleniyor.
Enerji faturası 71 milyar dolara çıktı
Savaş ve enerji fiyatlarındaki yükseliş Türkiye'nin dış dengesi üzerinde de baskı oluşturdu. Yılmaz, 2026 yılı enerji ithalatı tahmininin 63 milyar dolardan 71 milyar dolara yükseltildiğini açıkladı.
Dış ticaret açığı beklentisi de 96 milyar dolardan 105 milyar dolara çıkarılırken, turizm gelirleri tahmini 68 milyar dolardan 65 milyar dolara çekildi.
2029'da işsizlik hedefi yüzde 7,6
Programda istihdam da önemli başlıklardan biri olarak öne çıktı. Yılmaz, 2026 yılında yüzde 8,1 olması beklenen işsizlik oranının 2027'de yüzde 8'e, 2028'de yüzde 7,8'e ve 2029'da yüzde 7,6'ya indirilmesinin hedeflendiğini açıkladı.
Program dönemi boyunca ekonomiye yaklaşık 2,1 milyon ilave istihdam kazandırılması planlanıyor.
Milli gelirde 2,2 trilyon dolar hedefi
OVP'nin sonunda Türkiye'nin ekonomik büyüklüğünün de önemli ölçüde artırılması hedefleniyor. Yılmaz, program dönemi sonunda milli gelirin 2,2 trilyon doların üzerine, mal ve hizmet ihracatının ise 450 milyar dolara çıkarılmasının amaçlandığını belirtti.
Kişi başına milli gelirin de 25 bin dolar seviyesine ulaşması hedefleniyor.
Yılmaz ayrıca, imalat sanayisinin desteklenmesi amacıyla 250 milyar liralık ilave kredi desteği sağlanacağını, yüksek teknoloji yatırımları için ayrılan YTAK kredilerinin sürdürüleceğini ve sanayide enerji maliyetlerini azaltmaya yönelik desteklerin devam edeceğini açıkladı.
Sosyal konut yatırımları artırılacak
Programda sosyal konut da öncelikli alanlardan biri olarak belirlendi. Yılmaz, sosyal konut yatırımlarının yüzde 150 artırılacağını açıkladı. İstanbul’da başlatılan kiralık sosyal konut projelerinin ülke genelinde yaygınlaştırılması planlanıyor.
Yılmaz, enflasyonla mücadelede para, maliye ve arz yönlü politikaların birlikte uygulanacağını, özellikle gıda fiyatlarındaki oynaklığı azaltmak için tarımsal üretim ve verimlilik odaklı adımların güçlendirileceğini bildirdi.



