Acun Ilıcalı'nın Fatih Altaylı'nın programına konuk olduğu sırada giydiği spor ayakkabının fiyatının 17 bin 999 TL olduğu iddiası gündeme oturdu. Kısa sürede sosyal medyada tartışılan ayakkabının fiyatı, kimi kullanıcılar tarafından “fazla” bulunurken kimi kullanıcılar ise günümüzde markalı spor ayakkabıların ulaştığı fiyatları hatırlattı.

Ancak bu tartışmanın başka bir tarafı daha var.

Murat Ağırel, Melih Gökçek soruşturmasında tanık olarak ifade verdi: “Daha büyük bir olay ortaya çıkabilir”
Murat Ağırel, Melih Gökçek soruşturmasında tanık olarak ifade verdi: “Daha büyük bir olay ortaya çıkabilir”
İçeriği Görüntüle

Acun Ilıcalı'nın ayağındaki ayakkabının 18 bin lira olması gerçekten Türkiye'nin en önemli ekonomik meselelerinden biri mi?

Keşke öyle olsaydı.

Keşke bugün milyonlarca insanın gündemindeki tek sorun, bir televizyoncunun 18 bin liralık ayakkabı giymesi olsaydı.

Çünkü mesele Acun'un ayakkabısından çok daha büyük.

18 bin liralık ayakkabı artık şaşırtıcı mı?

17 bin 999 liralık bir spor ayakkabı elbette herkes için ulaşılabilir bir ürün değil. Ancak tartışmayı yalnızca “Acun neden 18 bin liralık ayakkabı giyiyor?” noktasına sıkıştırmak, Türkiye'deki ayakkabı fiyatlarının geldiği noktayı gözden kaçırıyor.

Bugün dünyanın önde gelen spor giyim markalarının Türkiye'deki resmi satış kanallarına bakıldığında, binlerce liralık fiyatlarla karşılaşmak artık olağan hale gelmiş durumda.

Nike'ın Türkiye sitesinde erkek ayakkabılarında 6 bin, 7 bin, 8 bin, 10 bin lira ve daha yüksek fiyatlı çok sayıda model bulunuyor. Örneğin bazı popüler modeller 6 bin 599 liradan, bazı koşu modelleri ise 9 bin 999 liradan satışa sunuluyor. Daha pahalı modellerde fiyat 10 bin liranın üzerine çıkıyor.

Adidas'ın Türkiye'deki resmi satış sitesinde de 7-9 bin lira seviyesindeki modellerin yanı sıra liste fiyatı 12 bin lirayı aşan modeller bulunuyor. İndirim dönemlerinde ise daha düşük fiyatlı seçenekler de ortaya çıkıyor.

Dolayısıyla tartışılması gereken yalnızca Acun Ilıcalı'nın neden 18 bin liralık ayakkabı giydiği değil.

Asıl soru şu: Bir spor ayakkabının fiyatının 18 bin liraya çıkması neden artık şaşırtıcı gelmeyecek kadar sıradanlaşmaya başladı?

Tık uğruna kişiselleştirmek ne kadar doğru?

Elbette tanınmış bir kişinin 18 bin liralık ayakkabı giymesi haber değeri taşıyabilir. Ancak haberi yalnızca “Acun'un ayakkabısı 18 bin TL” başlığına indirgemek, ekonomik tabloyu kişiselleştirmek anlamına da gelebilir.

Bugün bir ayakkabının fiyatı üzerinden bir kişiyi hedef göstermek kolay.

Daha zor olan ise aynı ayakkabının neden bu fiyatlara ulaştığını sormak.

Döviz kurları, ithalat maliyetleri, vergiler, lojistik giderleri, marka fiyatlandırmaları, kira ve işçilik maliyetleri ve genel fiyat artışları konuşulmadan yalnızca “Acun'un ayakkabısı 18 bin lira” demek, tartışmanın en kolay tarafında kalmak anlamına geliyor.

Üstelik Acun Ilıcalı'nın ekonomik gücüyle ortalama bir vatandaşın alım gücünün aynı olmadığı zaten açık.

Dolayısıyla mesele “Acun 18 bin liralık ayakkabı giymeli mi, giymemeli mi?” sorusundan ibaret değil.

Keşke gerçekten tek derdimiz Acun'un ayakkabısı olsa

Bir vatandaş için 18 bin lira bugün yalnızca bir spor ayakkabının fiyatı değil; bütçesinin ciddi bir bölümünü ifade edebilecek bir rakam.

İşte tam da bu nedenle tartışmayı bir kişinin ayağındaki ayakkabıdan çıkarıp, Türkiye'de tüketim ürünlerinin fiyatlarının nereye geldiğine taşımak gerekiyor.

Acun Ilıcalı'nın 18 bin liralık ayakkabı giymesi eleştirilebilir.

Ancak aynı zamanda şu soru da sorulmalı:

Neden artık bir spor ayakkabının 18 bin lira olması Türkiye'deki fiyat tartışmasının yalnızca magazin tarafını oluşturuyor?

Belki de asıl haber Acun'un ayakkabısı değil.

Asıl haber, bir çift spor ayakkabının 18 bin liraya çıkmasının artık başlı başına şaşırtıcı olmaktan çıkması.

Keşke tek derdimiz gerçekten Acun'un ayakkabısı olsa.