6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun kapsamında, tüketiciye sunulan bir malın haklı bir gerekçe olmaksızın satışından kaçınılması yasak. 2026 yılında bu kurala aykırı davranan işletmelere, ürünün vergiler dahil satış fiyatının yüzde 10'u oranında idari para cezası uygulanabilecek. Hesaplanan tutar, 3 bin 973 liralık asgari cezanın altında kalırsa yine bu taban tutar geçerli olacak.

“Gel-git” yöntemi mercek altında

Özellikle indirimli ürünler üzerinden müşteriyi mağazaya çekerek daha pahalı ürünlere yönlendirme yöntemi de denetimlerin odağında bulunuyor.

Mobilya, elektronik, otomotiv, hazır giyim ve emlak sektörlerinde daha sık görüldüğü belirtilen bu uygulamada tüketici, cazip fiyatlı bir ürün ilanını veya vitrinini gördükten sonra işletmeye başvuruyor. Ancak ürünü satın almak istediğinde “az önce satıldı”, “stok tükendi”, “o ürün yalnızca teşhir amaçlı” veya “sistem fiyatı güncellemedi” gibi gerekçelerle başka bir ürüne yönlendirilebiliyor.

Haklı bir neden bulunmadığı sürece bu tür açıklamalar satıştan kaçınmak için yeterli kabul edilmiyor.

Teşhir ürünü için de kural var

Vitrinde veya mağazada bulunan bir ürünün satışa sunulmadığının açıkça belirtilmesi gerekiyor. Ürünün üzerinde “satılık değildir”, “numunedir” veya “satılmıştır” gibi ifadelerin bulunması, tüketicinin yanlış yönlendirilmesinin önüne geçilmesi açısından önem taşıyor.

Üründe hasar bulunması halinde de bu durumun belgelenmesi gerekiyor. Aksi durumda tüketicinin satışa sunulmuş ve fiyatı belirtilmiş bir ürünü satın alma talebinin reddedilmesi işletme açısından yaptırım doğurabiliyor.

Kampanyalı ürünlerde ise stok miktarı ve kampanyanın hangi şartlarla geçerli olduğu önceden açık biçimde duyurulmak zorunda.

Ürünün fiyatı arttıkça ceza da büyüyor

Uygulanacak cezanın miktarı ürünün satış fiyatına göre değişiyor. Örneğin 2 bin liralık bir ürünün satışından haklı gerekçe olmadan kaçınılması halinde yüzde 10'luk hesaplama 200 lira olsa da asgari ceza nedeniyle işletmeye 3 bin 973 lira idari para cezası uygulanabilecek.

40 bin liralık bir üründe ceza 4 bin liraya, 150 bin liralık bir üründe ise 15 bin liraya ulaşabilecek.

Geçim maliyeti yükseliyor: Açlık sınırı 37 bin 388 TL’yi aştı
Geçim maliyeti yükseliyor: Açlık sınırı 37 bin 388 TL’yi aştı
İçeriği Görüntüle

İhlalin farklı tüketicilere karşı tekrarlanması halinde ise her bir işlem bakımından ayrı yaptırım gündeme gelebilecek. Olayın niteliğine göre aldatıcı ticari uygulama veya yanıltıcı reklam hükümleri kapsamında ek yaptırımlar da uygulanabilecek.

İnternetteki ilanlar da denetimde

Düzenleme yalnızca fiziksel mağazalarla sınırlı değil. E-ticaret siteleri ve dijital platformlarda yayımlanan ürün ilanları da kapsam içerisinde.

Özellikle piyasanın oldukça altında fiyatla verilen ilanlarla tüketicinin iletişime geçirilmesi, ardından “ürün satıldı” denilerek daha yüksek fiyatlı başka bir ürüne yönlendirilmesi de denetim konusu olabiliyor.

Emlak sektöründeki “olta ilanlar” bu yöntemin dikkat çeken örnekleri arasında gösteriliyor. İnternette düşük fiyatlı bir konut ilanını gören tüketici aradığında, ilanın artık geçerli olmadığı söylenerek daha pahalı bir konutun önerilmesi tüketiciyi yanıltan uygulamalar kapsamında değerlendirilebiliyor.

Tüketici kanıtı saklamalı

Uzmanlar, böyle bir durumla karşılaşan tüketicilerin iddialarını belgelemelerinin önemine dikkat çekiyor. Vitrin veya raf etiketinin fotoğrafının çekilmesi, internet ilanının ekran görüntüsünün alınması ve fiyat bilgilerinin saklanması olası bir başvuruda kanıt niteliği taşıyabiliyor.

Tüketiciler yaşadıkları mağduriyetlerle ilgili Ticaret Bakanlığı'na başvurabilirken, tüketici uyuşmazlıklarının çözümünde Tüketici Hakem Heyetleri de görev yapıyor.