Türkiye, Mısır, Ürdün, Endonezya, Pakistan, Katar, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri dışişleri bakanlarının imzasını taşıyan açıklamada, İsrailli yerleşimcilerin ve bazı aşırılıkçı hükümet üyelerinin, İsrail polisinin koruması altında Mescid-i Aksa’ya düzenlediği baskınlar ile kutsal alanın avlusunda İsrail bayrağı açılması “kabul edilemez provokasyon” olarak nitelendirildi.
Açıklamada, söz konusu eylemlerin uluslararası hukuk ve uluslararası insancıl hukukun açık ihlali olduğu vurgulanarak, bu girişimlerin yalnızca bölgedeki gerilimi artırmakla kalmadığı, aynı zamanda dünya genelindeki Müslümanlar açısından da ciddi bir hassasiyet oluşturduğu ifade edildi.
Bakanlar, Kudüs’teki Müslüman ve Hristiyan kutsal mekanlarının mevcut tarihi ve hukuki statüsünün korunması gerektiğinin altını çizerek, bu statüyü değiştirmeye yönelik her türlü girişimi kesin bir dille reddettiklerini belirtti. Ayrıca Ürdün’ün Haşimi himayesinin özel rolüne dikkat çekilerek, Mescid-i Aksa’nın yönetimi konusunda Ürdün Vakıflar İdaresi’nin yetkisinin tartışmasız olduğu ifade edildi.
Ortak metinde, Mescid-i Aksa yerleşkesinin tamamının yalnızca Müslümanlara ait bir ibadet alanı olduğu vurgulanırken, İsrail’in yerleşim politikalarına da tepki gösterildi. Özellikle Batı Şeria’da yeni yerleşim birimlerinin onaylanmasının uluslararası hukuka aykırı olduğu belirtilerek, bu adımların barış sürecine zarar verdiği kaydedildi.
Filistinlilere yönelik artan şiddete de dikkat çekilen açıklamada, son dönemde okullara ve çocuklara yönelik saldırıların da dahil olduğu olaylar kınandı ve sorumluların hesap vermesi gerektiği vurgulandı.
Bakanlar, İsrail’in işgal altındaki Filistin toprakları üzerinde egemenlik iddiasının bulunmadığını belirterek, ilhak girişimleri ve Filistin halkını yerinden etmeye yönelik politikaların iki devletli çözüm hedefini zayıflattığını ifade etti.
Uluslararası topluma da çağrıda bulunulan açıklamada, İsrail’in ihlallerine karşı daha net ve kararlı adımlar atılması gerektiği belirtilerek, kalıcı barış için siyasi çözüm çabalarının hızlandırılması istendi. Açıklamada ayrıca, 1967 sınırları temelinde, başkenti Doğu Kudüs olan bağımsız Filistin Devleti hedefinin desteklenmeye devam edileceği vurgulandı.





