Kanal 7 Medya Grubu tarafından düzenlenen “Yükselen Türkiye Zirveleri” programında konuşan Şimşek, son dönemde yaşanan küresel ve yerel gelişmelerin kısa vadede etkili olabileceğini ancak fiyat istikrarı hedefinde kalıcı bir bozulma beklemediklerini ifade etti.
Enflasyonla mücadeleye dikkat çeken Şimşek, hane halkı ve reel sektör borçluluğunun görece düşük seviyede olmasının Türkiye ekonomisi açısından önemli bir avantaj sağladığını vurgulayarak, “Enflasyonu tek haneye düşürebilirsek büyüme çok daha güçlü olacaktır” değerlendirmesinde bulundu.
Küresel ekonomiye ilişkin konuşan Şimşek, kısa vadede belirsizliklerin arttığını ancak orta ve uzun vadede hem riskler hem de fırsatların bulunduğunu söyledi. Türkiye’nin bazı küresel ekonomilere kıyasla daha avantajlı bir konumda olduğunu belirten Şimşek, özellikle yüksek borçluluk sorununun Türkiye’de daha sınırlı olduğuna dikkat çekti.
Artan küresel korumacılık eğilimlerine karşı Türkiye’nin stratejik adımlar attığını ifade eden Şimşek, ticarette yaşanan parçalanmalara karşı bağlantısallığı artırmaya yönelik yatırımların sürdüğünü kaydetti.
Dış talep görünümüne de değinen Şimşek, Avrupa Birliği ile Orta Doğu ve Kuzey Afrika bölgelerinde büyümenin yavaşlayabileceğini, bunun da Türkiye’nin ihracatını sınırlayabileceğini belirtti. 2026 yılı için dış talep görünümünün güçlü olmadığını ifade eden Şimşek, kur esnekliğinin önemli olduğunu ancak temel belirleyicinin dış talep olduğunu vurguladı.
Savunma sanayisinin Türkiye için önemli bir fırsat alanı olduğunu da dile getiren Şimşek, bu alandaki mevcut kapasitenin stratejik avantaj sağladığını ifade etti.
Genel değerlendirmesinde ekonomik programın temel hedeflerinde değişiklik olmadığını vurgulayan Şimşek, dezenflasyon sürecinin kararlılıkla sürdürüleceğini söyledi.





