. Şirket, Suudi Arabistan, Kuveyt ve Katar’da yürüttüğü projelerin yanı sıra 5G teknolojileri, küçük modüler nükleer reaktör (SMR) projesi ve ihracat odaklı diğer yatırımlarıyla önümüzdeki dönemde uluslararası pazarlardaki etkinliğini artırmayı hedefliyor.
Savunma ve güvenlik teknolojileri, stratejik sistemler ve yüksek teknoloji alanındaki vizyoner yatırımlarıyla Türkiye’nin dijital dönüşümüne liderlik eden MİA Teknoloji, yılın ikinci yarısında hem Türkiye’de hem uluslararası pazarlarda yeni iş birlikleri ve yatırımlarla büyümesini sürdürüyor. Şirket, özellikle Körfez Bölgesi'nde yürüttüğü yeni iş birlikleri, 5G teknolojilerine yönelik çalışmaları ve küçük modüler nükleer reaktör (SMR) projeleriyle küresel ölçekte rekabet gücünü artırmayı hedefliyor.
MİA Teknoloji Kurucu Ortak & Yönetim Kurulu Başkan Vekili İhsan Ünal, şirketin büyüme stratejisinin yüksek katma değerli teknolojilere ve ihracat odaklı projelere dayandığını vurgulayarak, "Dünyada teknoloji çok hızlı dönüşüyor. Biz de bu dönüşümün merkezinde yer alacak alanlara yatırım yapıyoruz. Amacımız yalnızca Türkiye'de değil, uluslararası pazarlarda da güçlü bir teknoloji oyuncusu olmak" dedi.
Körfez Bölgesi'nde yeni açılımlar
Suudi Arabistan, Katar ve Kuveyt'te yürüttükleri çalışmalarla bölgedeki varlıklarını güçlendirdiklerini belirten Ünal, “Suudi Arabistan'da yerel bir iş ortağıyla şirket kuruluşu ve proje geliştirme süreçleri devam ederken, Kuveyt'te savunma sanayii alanında imzalanan mutabakat zaptı kapsamında çalışmalarımız sürüyor. Katar'da ise enerji sektöründe önemli bir sözleşmenin kısa süre içerisinde hayata geçirilmesini planlıyoruz. Böylece bu projelerle hem bölgedeki büyüyen teknoloji yatırımlarından pay almayı hem de ihracat gelirlerimizi artırmayı amaçlıyoruz” diye konuştu.
5G ve yerli teknolojiler öncelikli alanlar arasında
Türkiye'nin 5G dönüşüm sürecini stratejik bir fırsat olarak değerlendirdiklerini söyleyen İhsan Ünal, bu kapsamda MİA Teknoloji olarak yerli teknoloji geliştirme çalışmalarına hız verdiklerini ifade etti. Türkiye'nin önde gelen telekomünikasyon şirketlerinden biriyle 5G teknolojileri kapsamında kapsamlı bir iş birliğini hayata geçirmek üzere çalışmaların devam ettiğini anlatan Ünal, geliştirilecek çözümlerin ilerleyen dönemde ihracat potansiyeli taşıyan ürünlere dönüşmesinin hedeflendiğini aktardı.
Yapay Zekâ çağının enerji ihtiyacına SMR çözümü
MİA Teknoloji olarak odaklandıkları yeni alanlardan birinin de küçük modüler nükleer reaktör (SMR) teknolojileri olduğunu belirten Ünal, “Dünya; yapay zekâ modellerinin veri merkezlerini kuşattığı, enerji ihtiyacının katlandığı ve iklim krizinin kapıya dayandığı devasa bir dönüşümden geçiyor. SMR teknolojileri, küresel enerji dönüşümünün en stratejik bileşenleri arasında yer alıyor. Biz de küresel ölçekte faaliyet gösteren bir firmayla 100 MW kapasiteli SMR geliştirmek üzere stratejik iş birliği anlaşması imzalayarak geleceğin temiz ve sürdürülebilir enerjisinin merkezinde yer almak üzere güçlü bir adım attık. Bu anlaşma aynı zamanda, veri merkezlerimize 7/24 kesintisiz güç sağlamanın, yeşil hidrojen ekonomisinde Avrupa’nın lider oyuncusu olmanın da ilk adımıdır. Söz konusu bu yatırımla Türkiye'nin uzun vadeli nükleer enerji vizyonuna katkı sağlamayı hedefliyoruz” dedi.
Küresel ölçekte dev yatırımlara devam
MİA Teknoloji olarak önümüzdeki dönemde küresel ölçekteki dev yatırımlara hız kesmeden devam edeceklerini kaydeden Ünal, şöyle devam etti:
“Şirketimizin iştiraklerinden Tripy, Fransa'nın Nantes kentindeki mikro mobilite ihalesinde kısa listeye kalırken, Azerbaycan'da gerçekleştirilen iş birliği kapsamında mikro mobilite altyapısına yönelik yazılım ve donanım çözümleri sunmaya hazırlanıyoruz. Diğer yandan; İngiltere'de kurulan yeni şirket aracılığıyla elektrikli araç şarj altyapısı alanındaki faaliyetlerimizi genişletmeye devam ediyoruz. Önümüzdeki dönem otonom sistemler teknolojileri alanında gerçekleştireceğimiz yeni uluslararası iş birlikleri ile küresel ölçekte büyümeye devam edeceğiz. Söz konusu yatırımların şirketimizin hem yurt içi hem yurt dışındaki güçlü konumunu pekiştireceğine inanıyoruz. Aynı zamanda yıl sonu itibarıyla ciro ve kârlılığımızı da olumlu yansıyacaktır.”




