Intercity markasıyla faaliyet gösteren Ekim Turizm'in halka arzı, şirketin finansal yapısına ilişkin tartışmaları da beraberinde getirdi. Dr. Türker Açıkgöz'ün değerlendirmelerine göre, kısa vadede yoğunlaşan borç yükü, dönen varlıkların yükümlülükleri karşılamakta yetersiz kalması, milyarlarca liralık finansman gideri ve halka arz gelirinin borç azaltımı yerine yeni araç yatırımlarına ayrılması, yatırımcı açısından önemli soru işaretleri oluşturuyor.

Kısa vadeli borç yükü dikkat çekiyor

Dr. Türker Açıkgöz'ün incelediği finansal tablolara göre, 31 Mart 2026 itibarıyla şirketin bir yıl içinde ödemesi gereken banka borcu 5,69 milyar TL seviyesinde bulunuyor. Toplam banka borçları ise 12,27 milyar TL olarak kayıtlara geçmiş durumda. Bu tablo, toplam borcun önemli bir bölümünün kısa vadede çevrilmesi gerektiğini ortaya koyuyor.

Bu noktada yatırımcıların aklındaki temel soru ise şirketin söz konusu borç yükünü nasıl yöneteceği oluyor. Halka arz gerçekleşmese finansman ihtiyacının hangi kaynaklarla karşılanacağı da tartışılan başlıklardan biri olarak öne çıkıyor.

Dönen varlıklar kısa vadeli yükümlülükleri karşılamıyor

Dr. Türker Açıkgöz'ün dikkat çektiği bir diğer unsur ise likidite görünümü. 31 Mart 2026 itibarıyla şirketin toplam dönen varlıkları 4,41 milyar TL seviyesinde bulunurken, kısa vadeli yükümlülükleri 7,22 milyar TL olarak gerçekleşiyor.

Bu tablo, dönen varlıkların tamamının nakde çevrilmesi halinde dahi kısa vadeli borçların karşılanmasında yetersiz kalabileceğine işaret ediyor. Yaklaşık 2,8 milyar TL'lik fark ise şirketin borç çevirme kapasitesi açısından önemli bir risk olarak değerlendiriliyor.

Halka arz geliri borç kapatmada kullanılmayacak

Şirket tarafından paylaşılan bilgilere göre halka arzdan elde edilecek kaynak, kiralama faaliyetlerinde kullanılmak üzere yeni araç alımlarına yönlendirilecek.

Dr. Türker Açıkgöz'e göre, mevcut borç ve faiz yükünün yüksek olduğu bir finansal yapıda halka arz gelirinin borç azaltımı yerine yeni yatırımlara ayrılması, bilanço riskini azaltan bir tercih olarak değerlendirilmiyor. Faaliyetlerin yeterli nakit üretmediği bir ortamda yeni araç yatırımlarının ilave finansman ihtiyacı doğurabileceği ifade ediliyor.

Finansman giderleri baskı oluşturuyor

Şirketin finansman giderleri de dikkat çeken kalemler arasında yer alıyor. 2025 yılında finansman giderleri 6,38 milyar TL seviyesine ulaşırken, 2026'nın ilk çeyreğinde bu tutar 1,56 milyar TL olarak gerçekleşti.

Bu rakamlar, şirketin yalnızca operasyonel faaliyetleriyle değil, finansman maliyetleriyle de ciddi şekilde mücadele ettiğini gösteriyor. Özellikle 2025 yılı finansman giderinin, 31 Mart 2026 itibarıyla sahip olunan toplam dönen varlıklardan daha yüksek seviyede bulunması dikkat çekiyor.

Kârlılık tarafında soru işaretleri sürüyor

Gelir tablosu incelendiğinde şirketin 2023 sonrasında zarar ettiği dönemlerin öne çıktığı görülüyor. 2026 yılının ilk çeyreğinde açıklanan sınırlı dönem kârının ise genel finansal görünümü değiştirecek ölçüde güçlü olmadığı değerlendiriliyor.

Dr. Türker Açıkgöz'e göre burada asıl önemli unsur, şirketin borç yükünü sürdürülebilir şekilde taşıyabilecek düzenli ve güçlü bir kârlılık üretip üretemeyeceği.

Varlıkların büyük bölümü araçlardan oluşuyor

Bilançoda öne çıkan bir başka unsur da varlık kompozisyonu. 31 Mart 2026 itibarıyla operasyonel kiralamada kullanılan kara araçlarının kalıntı değeri 28,16 milyar TL seviyesinde bulunuyor. Bu tutar, şirketin toplam varlıklarının yaklaşık yüzde 74'ünü oluşturuyor.

Dr. Türker Açıkgöz, bu kadar büyük bir ağırlığın araç değerlemelerine dayanmasının yatırımcı açısından ayrıca değerlendirilmesi gerektiğini belirtiyor. İkinci el araç piyasası, döviz kuru, faiz oranları, bakım maliyetleri ve filo yenileme süreçlerinin bu değerler üzerinde etkili olabileceğine dikkat çekiliyor.

7 Şirketten Temettü Kararı: Bir Şirket İse Bedelsiz Pay Dağıtacak
7 Şirketten Temettü Kararı: Bir Şirket İse Bedelsiz Pay Dağıtacak
İçeriği Görüntüle

Bilanço küçülürken büyüme söylemi öne çıkıyor

Şirketin toplam varlıkları 31 Aralık 2023 tarihinde 46,35 milyar TL seviyesindeyken, 31 Mart 2026 itibarıyla 37,80 milyar TL'ye gerilemiş durumda.

Bu tablo, son yıllarda bilanço büyüklüğünde küçülmeye işaret ederken, halka arzın büyüme hikâyesiyle sunulması yatırımcılar açısından ayrıca değerlendirilmesi gereken bir unsur olarak görülüyor.

Dr. Türker Açıkgöz'ün değerlendirmesine göre Ekim Turizm halka arzı yalnızca filo büyümesi perspektifiyle ele alınmamalı. Kısa vadeli borç baskısı, işletme sermayesi görünümü, yüksek finansman giderleri, kârlılık performansı, araç değerlemeleri ve bilançodaki küçülme birlikte değerlendirildiğinde, yatırımcıların büyüme beklentisinin yanında finansal riskleri de dikkate alması gerekiyor.

Mevcut finansal tablo, halka arzın yalnızca büyüme potansiyeli değil; aynı zamanda borç, faiz ve değerleme riskleri açısından da kapsamlı şekilde analiz edilmesini gerektiriyor.

Kaynak: PARAMEDYA