Adana'nın tarım potansiyeli, yenilikçi üreticilerin girişimleriyle sınırları aşmaya devam ediyor. İmamoğlu ilçesine bağlı Ufacıkören Mahallesi'nde çiftçilik yapan Fatih Kara, ezberleri bozan bir yatırıma imza attı. 5 yıl önce İspanya’dan getirttiği "Royal Tioga" cinsi kiraz fidanlarını Çukurova’nın bereketli topraklarıyla buluşturan Kara, tüm olumsuz tahminlere rağmen ilk büyük hasadını gerçekleştirmenin gururunu yaşıyor.

Geçtiğimiz yıl bölgede etkili olan don ve dolu felaketleri nedeniyle verim alamayan üretici, bu yıl 15 dönümlük arazisinde tarım işçilerinin türküleri eşliğinde yüksek kaliteli bir hasat dönemi geçiriyor.
"Çukurova'da Kiraz Olmaz Diye İnanamadılar"
Üretim sürecinde karşılaştığı ön yargılardan bahseden üretici Fatih Kara, Çukurova ikliminde kiraz yetiştirilemeyeceğine dair yaygın bir algı olduğunu belirtti. Kara, başarısını şu sözlerle aktardı:
"Yaklaşık 5 yıl önce bu yola çıktık. Çukurova'da kiraz olmaz dediler ancak İspanya'dan getirdiğimiz fidanlar bölgemizin iklimine harika bir uyum sağladı. Geçen yıl doğa şartları nedeniyle şanssızlık yaşadık ama bu yıl beklentilerimiz yüksek. 15 dönümlük alanda yaklaşık 10 ton rekolte hedefliyoruz. 5 yıllık emeğimizin karşılığını nihayet aldık."
Kilogramı Bahçede 4 Euro: İstikamet Avrupa
Erkenci dönemde hasat edilmesiyle büyük bir pazar avantajı yakalayan "Royal Tioga" cinsi kirazlar, kalitesi ve lezzetiyle ihracatçıların gözdesi oldu. Bahçede kilogram fiyatı 3,5 ile 4 euro (yaklaşık 120-140 TL) arasında alıcı bulan kirazlar, bölgedeki tarım firmaları aracılığıyla doğrudan Avrupa pazarına gönderiliyor.

İlçe Tarım Müdürlüğü'nden Yakın Takip
Adana tarımı için alternatif ve katma değeri yüksek bir ürün niteliği taşıyan bu hasat, yerel yönetimlerin de takibindeydi. İmamoğlu İlçe Tarım ve Orman Müdürü Cemil Çabuk ve teknik personeller, kiraz bahçesini ziyaret ederek incelemelerde bulundu. Yetkililer, erkenci kiraz yetiştiriciliğinin bölgedeki mevcut durumu, üretim kalitesi ve verimlilik potansiyeli hakkında bilgi alarak üreticiye destek sözü verdi.
Çukurova’da narenciye ve pamuğa alternatif arayan diğer üreticiler için de yeni bir kapı aralayan bu girişim, Türk tarımının küresel pazardaki rekabet gücünü bir kez daha gözler önüne serdi.






