Tartışmanın merkezinde ise CHP Meclis Grubu’nun gerçekleştirdiği seçimlerin geçerliliği yer alıyor. Kemal Kılıçdaroğlu’nun avukatı Celal Çelik, grup başkanlığı seçiminin parti iç yönetmeliğine uygun şekilde yapılmadığını savunarak, seçimin hukuken geçersiz olduğunu öne sürdü.
Çelik, milletvekillerine seçim gündemiyle ilgili en az üç gün önceden bildirim yapılması gerektiğini belirterek, söz konusu toplantı için gerekli sürenin tanınmadığını ifade etti. CHP Meclis Grubu’nun tüzel kişiliğinin bulunmadığını dile getiren Çelik, partiyi temsil yetkisinin genel başkanda olduğunu savundu.
Özgür Özel cephesi ise grup toplantısı ve alınan kararların CHP Meclis Grup İç Yönetmeliği çerçevesinde yürütüldüğünü belirterek herhangi bir usulsüzlük bulunmadığı görüşünü dile getiriyor.
Parti içindeki tartışmalar sürerken, Kemal Kılıçdaroğlu başkanlığında gerçekleştirilen MYK toplantısının ardından açıklama yapan Parti Sözcüsü Müslim Sarı, diyalog kapısının tamamen kapanmadığını ifade etti. Ancak Sarı, partide iki ayrı yönetim görüntüsüne izin verilmeyeceğini vurgulayarak, "Partide iki başlılığa asla izin vermeyiz" mesajı verdi.
Öte yandan eski Devlet Bakanı ve CHP eski Genel Sekreter Yardımcısı Mehmet Sevigen, Kemal Kılıçdaroğlu’nun grup toplantısında konuşmasının önünde herhangi bir engel bulunmadığını savundu. Sevigen, grup divanının oluşturulmasının ardından Kılıçdaroğlu’nun kürsüye davet edilebileceğini ve genel başkan sıfatıyla milletvekillerine hitap edebileceğini söyledi.
CHP’de yaşanan yetki ve temsil tartışmalarının salı günü yapılacak grup toplantılarında yeni bir aşamaya taşınması beklenirken, partinin nasıl bir yol haritası izleyeceği siyasi kulislerde merakla takip ediliyor.





