Bu malzemeleri beklettiğimiz yerler de zaman için değişmiştir. Geçmişte “Ambar” dediğimiz yerler artık “Depo” veya “Lojistik Merkezi”olarak kullanılmakta, hatta yeni tedarik zinciri kavramıyla bazı yerlerde bunların kapısında “Dağıtım Merkezi” yazmaktadır. Gelecekte de bu yapıları “Aktarma Merkezi” olarak isimlendireceğiz.

Tedarik zincirlerimizde değişim yaşamaktayız. Geçmişte Ambar adını verdiğimiz hacımlar üretim öncesi malzemeleri stokladığımız, enflasyona karşı büyük ölçekli malzeme stokladığımız, malzemelerin uzun süre bekletildiği, yavaş hareketi olan, içinde adresleme bile yapmadığımız, düzensiz, üst üste yığılı malzemeleri beklettiğimiz, yazılım kullanmadığımız, küçük ölçekli, kapısı her zaman kilitli duran binalardı. Bu dönemlerde sorun hammaddeyi ucuza almaktı. Ürünlerin satışları önemli bir çaba gerektirmiyordu. Bitmiş ürünün depolanmasına bile gerek kalmıyordu. Artık bu yapılar kalmadı.

20ç asrın sonlarına doğru gümrüklerin rahatlaması, küresel ticaret, ölçeklerin büyümesi, enflasyonun düşmesi, hammaddelerin ve yarı mamullerin her zaman bulunur hale gelmesi ile üretim kolaylaştı, ürün çeşidi arttı ve sorun üretilen ürünlerin talebe göre depolanması şekline döndü. Artık üretim sonrası stok yaptığımız, büyük finansman yükü ile karşılaştığımız, satışa kadar ürünleri beklettiğimiz, farklı hareketli malzemelerin minimum stoklanmaya çalışıldığı hacımlar kullanmaya başladık. Hareketin fazla olması adresleme ve depo yönetim yazılımı kullanma zorunluğunu ortaya çıkarttı. Depolar bir laboratuvar gibi düzenli ve temiz, kapısı her zaman hareketli ve açık, büyük ölçekli tesisler haline geldi. Birçok binanın kapısında artık “Depo”  veya “Lojistik Merkezi” yazmakta.

Ölçekler büyüdükçe, Anadolu’ya ve diğer ülkelere açıldıkça ürünlerin merkezde kurduğumuz büyük depolarda bekletilmesi yerine; tüketim bölgelerinde, başka şehir ve ülkelerde satış süresine kadar bekleteceğimiz, daha ucuz kiralı yerlere ihtiyacımız oldu. Büyük araçlarla merkezlerimizden ürünleri yolladığımız ve bölgelerde küçük araçlarla dağıtım yaptığımız yerlere ihtiyaç duyduk. Bu tesislere de “Dağıtım Merkezi “ adı verdik. Dağıtım merkezleri ürünleri tüketime yakınlaştıran, kısa süreli depoladığımız tesisler olarak hayatımızda yer aldı. Minimum miktarda stoklama yaptığımız, adreslemeli, kolay ulaşılır, şehir dışında ucuz alanlarda kurulmuş ve içinde 3PL yönetimi ile birden fazla markanın da depolandığı tesisler yaptık. Düzenli, yazılımla yönetilen, hızlı hareketli, çok kapılı aynı anda birkaç aracın boşaltıldığı ve birkaç aracın doldurulduğu, kapısı 24 saat kapanmayan tesislerin kapısına da “dağıtım merkezi” adını yazdık.

Horoz Lojistik, Horoz Bolloré Logistics'teki Hisselerini Devrediyor Horoz Lojistik, Horoz Bolloré Logistics'teki Hisselerini Devrediyor

Gelecekte ise dağıtım merkezleri de bizleri tatmin etmeyecek ve kargo sisteminde olduğu gibi ürünleri hiçbir noktada bekletmeden, büyük araçlarla getirip, aynı anda küçük araçlara aktaracağımız tesislere ihtiyacımız olacak. Bunlara da “aktarma merkezi” (Cross Docking Center) adı vereceğiz. Çağdaş lojistik bunu istiyor bizlerden. Gelecek ve gidecek malzemenin önceden belli olduğu, içeride hiçbir bekletmenin yapılmayacağı, rafsız, çok kapılı ince uzun konstrüksiyonda, sıfır stok çalışacak, küçük alanlı, alçak tavanlı yerler kullanacağız. Özel yazılımlarla 24 saat çalışacak bu alanlarla tedarik zincir içindeki lojistik maliyetlerimiz düşecek, süreç hızlanacak ve tüm tedarik zincirinde, sıfır stok çalışmasının temellerini atacağız. Hepimize kolay gelsin diyorum.