ABD’nin Ankara Büyükelçisi Tom Barrack, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, Halep’in Eşrefiye ve Şeyh Maksud mahallelerinde yaşanan gelişmelerin ABD tarafından derin bir endişeyle takip edildiğini belirtti.

Barrack, Suriye hükümeti liderliğine, SDG’ye, Kürt yönetimindeki bölgelerdeki yerel otoritelere ve sahadaki tüm silahlı unsurlara seslenerek, “Çatışmalara ara verin, tansiyonu derhal düşürün ve gerilimin azaltılmasına yönelik bir taahhütte bulunun” ifadelerini kullandı.

“Sivil hayat her şeyin önünde tutulmalı”

Tüm tarafları azami itidale davet eden Barrack, sivil hayatın ve mülkiyetin korunmasının her türlü mülahazanın üzerinde tutulması gerektiğini vurguladı. Suriye’nin son 13 ayda istikrar, ulusal uzlaşı ve yeniden inşa yolunda tarihi adımlar attığını kaydeden Barrack, bu sürecin sabır ve karşılıklı anlayış gerektirdiğine dikkat çekti.

“10 Mart 2025 mutabakatı hâlâ ulaşılabilir”

Barrack, SDG ile Suriye hükümeti arasında 10 Mart 2025’te imzalanan entegrasyon anlaşmasının güvenlik koordinasyonu, ortak yönetişim ve ulusal birlik açısından önemli bir ilerleme sunduğunu belirterek, söz konusu hedefin halen ulaşılabilir olduğunu ifade etti.

CHP’li 5 Belediye Başkanı Hakkında Tutukluluğa Devam Kararı
CHP’li 5 Belediye Başkanı Hakkında Tutukluluğa Devam Kararı
İçeriği Görüntüle

ABD’nin, Sünni, Kürt, Dürzi, Hristiyan, Alevi ve diğer tüm toplulukları kapsayan, eşit haklara dayalı bir Suriye vizyonuna olan bağlılığını sürdürdüğünü dile getiren Barrack, müttefikler ve bölgesel ortaklarla birlikte gerilimi düşürmeye hazır olduklarını kaydetti.

“Silahların değil fikirlerin konuştuğu bir dönem”

SDG ve bölgedeki yerel otoritelere çağrısını yineleyen Barrack, şu ifadeleri kullandı:

“Fikir ve yapıcı önerilerin değişimini, silahların ve ateşin değişiminin önüne koyalım. Halep’in ve Suriye’nin geleceği şiddetle değil, barışçıl yollarla şekillenmelidir. Suriye’nin yeni dönemi, çatışmanın değil iş birliğinin dönemidir.”

Barrack ayrıca, bölgenin istikrarını hedef alan dış unsurlar ve vekil aktörlere karşı birlik içinde durulması gerektiğini, kalıcı barışın ancak karşılıklı saygı ve ortak refah anlayışıyla mümkün olacağını vurguladı.