Her kurumun, her kişinin motivasyon kaynağı farklıdır. Her kuruma uygun kumaş ve modelden ayrı bir terzilik gerekir. Konfeksiyon eğitimlerle ‘motivasyon ruhu’ çağırsan da gelmez. Motivasyon nasıl ki şırınga ile enjekte edilmiyorsa, yöneticiye insana saygı ve insan sevgisi de enjekte edilemiyor”

Motivasyon işletmeler ve çalışanlar için önemli. İnsanlar her zaman çeşitli sebeplerle yüksek motivasyonlu olmuyor. Yıllardır çeşitli kurum ve kuruluşlara, yönetici ve çalışanlara motivasyon ve kurumsal iletişim tabanlı eğitimleri severek veriyorum. Motivasyon eğitimleri ve konuşmaları ile içteki isteği ateşleyip heyecanı artırmak, sinerji yaratmak; dıştan doğru bir destek her zaman işletmelere iyi geliyor.

Bu çalışmalarımda genellikle görülen şu:

1- Kolayca, küçük bir dokunuşla motivasyonunu kazananlar var.

2- Ne yaparsan yap motive olmayanlar var. İşyerini, yaşadığı şehri, yaptığı işi sevmeyen insanı motive etmek çok zordur. Onun toprağı orası değildir; yeşereceği yere gitmesi gerekir.

Ben bireysel olarak, çalışmak için bir iş ortamına gelmiş insanın motivasyonlu olması gerektiğini düşünen; yani motivasyonu ile işe gelmesi gerektiğini düşünen biriyim. Nasıl ki işe uygun giysiyi giyerek geliyorsunuz, işe uygun motivasyonu da üstünüze, aklınıza, beyninize, ruhunuza alıp gelmek gibi.

Diyeceksiniz ki her iş yerinde çalışma için uygun ortam olmayabilir… Hatta yöneticinin kendisi motivasyonu bozuyor olabilir. İşte burada durun.

Tam da bu noktada söyleyeceklerim var. Bazen çalışan ne kadar motivasyonlu olursa olsun, iş yerine geldiği zaman motivasyonu düşer mi?

Düşer… Neden?

Yönetici bilerek veya bilmeyerek motivasyonu düşürecek bir davranışta, eylemde bulunur. Yönetici bile bile neden çalışanın motivasyonunu düşürsün?

Kabiliyetsizlikten, kendini geliştirmemesinden, insanları robot sanmasından, kibirden vb.

Böyle insanlar nasıl yönetici olur? Olur olur. Bizde normal bir şeydir. (Elbette normal değil.)

Şimdi düşünün, nasıl bir yöneticisiniz? Ekibinizi motive eder misiniz, motivasyonu düşürür müsünüz?

Zamanında bir yöneticinin bir yılbaşı kutlamasında, “Siz personellerin yeni yılını kutlarım.” ifadesi hâlâ kulaklarımdadır. Böyle bir kurum ve sistem insanları nasıl motive edebilir, mutlu edebilir?

Motivasyon nasıl ki şırınga ile enjekte edilmiyorsa, yöneticiye insana saygı ve insan sevgisi de enjekte edilemiyor.

Gelelim başlıktaki sorumuza…

Ekibi motive etmek kimin işi?

Cevap:

1- Çalışanlar o işi iyi yapmak üzere işi kabul etmişlerdir. İşe gitmek için evden çıkarken elbiselerini, ayakkabılarını giyerken motivasyonu da üstlerine almak durumundalar. Bir işi olabilmek, işe kendi gidebilmek, üretebilmek başlı başına bir motivasyondur.

2- Bireysel ve çeşitli sebeplerden böyle olmuyorsa ekip ve çalışan motivasyonunu iş yeri, yöneten düşünmek zorundadır. Biz aile kavramına hâlâ önem veren, anne-baba sözünü önemseyen bir toplumuz. İş yerinde yöneticinin çalışanı fark etmesi, önemsemesi, bunu doğru şekilde göstermesi ve iletişim kurması onu motive eder. Çalışanların insani en önemli ihtiyaçlarından biri fark edilmek, önemsenmektir.

Bunu kim yapacak? Yönetici yapacak… Nasıl yapacak?

1- İnsan odaklı olacak, çalışanı ve ekibi önemseyecek, önemsediğini gösterecek.
2- Motivasyon kaynaklarını araştıracak.
3- Dışarıdan profesyonel destek alacak.
4- Kendi motivasyonuna ve ruh durumuna dikkat edecek. Gerekirse bizlerden destek alacak.

Her kurumun, her kişinin motivasyon kaynağı farklıdır. Her kuruma uygun kumaş ve modelden ayrı bir terzilik gerekir. Konfeksiyon eğitimlerle “motivasyon ruhu” çağırsan da gelmez.

Sözün özü: Hâlâ ağırlıklı olarak insanlarla çalışıyorsak motivasyon konusunu, içten ateşlemeyi önemsemek zorundayız. İşletmelerin aradığı, gereken inovasyon ve verimlilik motivasyonun altında saklanıyor olabilir mi? Hele bu değişim ve dönüşüm döneminde.

Not: Bu yazı, yazarı tarafından organik zekâ ile yazılan özgün bir yazıdır.