Zincirlenmiş hacim endeksiyle hesaplanan ilk tahmin sonuçlarına göre büyüme oranı piyasa beklentilerinin hafif altında gerçekleşti. Ekonomistler ilk çeyrek için ortalama yüzde 2,7’lik büyüme öngörüsünde bulunuyordu.

Büyümenin lokomotifi bilgi ve iletişim sektörü oldu

Sektörel bazda değerlendirildiğinde en yüksek büyüme yüzde 9,5 ile bilgi ve iletişim faaliyetlerinde görüldü. Bu sektörü yüzde 5,2 ile diğer hizmet faaliyetleri ve yüzde 4,6 ile tarım sektörü takip etti.

Ticaret, ulaştırma, konaklama ve yiyecek hizmetleri yüzde 3,7, finans ve sigorta faaliyetleri yüzde 3,5, inşaat sektörü ise yüzde 3,2 oranında büyüme gösterdi. Buna karşılık sanayi sektörü yüzde 0,8 küçülerek ekonomik performansı aşağı çeken alanlardan biri oldu.

Ekonomi çeyreklik bazda sınırlı büyüdü

Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış verilere göre ekonomi, bir önceki çeyreğe kıyasla yüzde 0,1 oranında büyüme kaydetti. Takvim etkilerinden arındırılmış yıllık büyüme ise yüzde 2,6 olarak hesaplandı.

Milli gelir 17 trilyon liraya yaklaştı

Cari fiyatlarla hesaplanan GSYH, yılın ilk çeyreğinde geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 35,7 artarak 16 trilyon 999 milyar 977 milyon liraya ulaştı. Aynı dönemde Türkiye ekonomisinin büyüklüğü dolar bazında 389,6 milyar dolar olarak gerçekleşti.

Tüketim harcamaları büyümeyi destekledi

Hanehalkı nihai tüketim harcamaları ilk çeyrekte yüzde 4,8 artış göstererek büyümeye önemli katkı sağladı. Devletin nihai tüketim harcamaları yüzde 2,1, gayrisafi sabit sermaye oluşumu ise yüzde 3 oranında yükseldi.

Öte yandan dış ticaret tarafında dikkat çekici bir tablo ortaya çıktı. Mal ve hizmet ihracatı yüzde 12,7 azalırken, ithalattaki düşüş yüzde 2 seviyesinde kaldı.

İşgücü ödemelerinin payı değişmedi

Gelir yöntemiyle hesaplanan verilere göre işgücü ödemeleri ilk çeyrekte yıllık bazda yüzde 35,9 artış gösterdi. Net işletme artığı ve karma gelirlerdeki artış ise yüzde 34,4 oldu.

Türkiye Su Ürünleri İhracatında Dünya Rekoruna Koşuyor!
Türkiye Su Ürünleri İhracatında Dünya Rekoruna Koşuyor!
İçeriği Görüntüle

İşgücü ödemelerinin Gayrisafi Katma Değer içindeki payı geçen yılın aynı döneminde olduğu gibi yüzde 42,7 seviyesinde kaldı. Net işletme artığı ve karma gelirin payı ise yüzde 36,3’ten yüzde 35,8’e geriledi.

2025 yılını yüzde 3,6 büyümeyle tamamlayan Türkiye ekonomisi, 2026’nın ilk çeyreğinde de büyümesini sürdürürken, sanayideki daralma ve ihracattaki gerileme ekonomik görünüm açısından dikkat çeken başlıklar arasında yer aldı.