Bölgenin önemli üretim merkezlerinden biri olan Serik’te yaklaşık 4 bin 410 dekarlık alanda yılda 15 bin ton civarında çilek üretimi yapılıyor. İlçe, Antalya’daki toplam üretimin yüzde 27 ila 44’ünü karşılayarak kritik bir rol üstleniyor. Eylül-ekim döneminde dikilen çilek, aralık ortasında turfanda olarak hasat edilmeye başlanıyor ve haziran başına kadar raflara ulaşıyor.

Kadriye Mahallesi’nde üretim yapan Tayfun Yüksel, özellikle pazarlama ve altyapı eksikliklerinin fiyat dengesini bozduğunu ifade ediyor. Bölgedeki üretim alanının 5 bin dekara yaklaştığını ve dönüm başına 5-6 ton verim alındığını belirten Yüksel, “Ürünümüzü 35-50 TL bandında satıyoruz ancak markette aynı ürün 120-150 TL’ye kadar çıkıyor. Aradaki fark kabul edilebilir değil” diyerek yaşanan duruma tepki gösteriyor.
Üreticilere göre sorunun temelinde organize bir satış sisteminin olmaması yatıyor. Serik’te çileğe özel bir hal bulunmaması nedeniyle üreticiler ürünlerini serbest piyasa koşullarında, çoğu zaman değerinin altında elden çıkarmak zorunda kalıyor.
Çözüm önerileri arasında ise bölgeye çilek hali kurulması öne çıkıyor. Üreticiler, böyle bir yapının hayata geçirilmesiyle fiyatların daha şeffaf ve dengeli oluşacağını, kooperatifleşmenin artacağını ve hem üreticinin hem de bölge ekonomisinin güçleneceğini düşünüyor.
Uzmanlar da tarla ile raf arasındaki fiyat farkının azaltılması için lojistik, depolama ve aracılık maliyetlerinin yeniden düzenlenmesi gerektiğine dikkat çekiyor. Aksi halde üreticinin kazancı azalırken, tüketici de yüksek fiyatlarla karşı karşıya kalmaya devam edecek.






