Göle doğrudan deşarj edilen atık sular, suyun rengini tamamen kahverengiye döndürdü. Marmara Denizi’nin masmavi suları ile gölün çamur rengi arasındaki keskin zıtlık, havadan çekilen drone görüntülerine bir çevre dramı olarak yansıdı.

İki Su Kütlesi, İki Farklı Dünya: Aradaki Çizgi E-5 ve Sahil Şeridi
Yalnızca ince bir sahil şeridi ve E-5 karayolu ile birbirinden ayrılan iki su kütlesinin yan yana geldiği o anlar, İstanbul'daki altyapı ve çevre yönetimi krizini gözler önüne serdi.
-
Bir yanda: Canlı ekosistemi ve derin maviliğiyle göz kamaştıran Marmara Denizi.
-
Diğer yanda: Kontrolsüz atıkların kurbanı olmuş, adeta bir lağım havuzuna dönen kahverengi Küçükçekmece Gölü.
Havadan çekilen görüntülerde, iki su kütlesi arasındaki bu keskin renk farkı, kirliliğin ne denli ağır ve gözle görülür bir boyuta ulaştığını en çarpıcı haliyle kanıtladı.

Metrelerce Köpük Tabakası ve Ağır Koku Tehlikesi
Kirliliğin boyutu sadece renk değişimiyle de sınırlı değil. Dere çıkışlarının ve lağım künklerinin gölle birleştiği noktalarda, kimyasal ve organik atıkların etkisiyle metrelerce uzunlukta, kalın köpük tabakaları oluştuğu gözlendi.
Çevre Sakinleri İsyan Noktasında: Atık suların göl suyuyla karıştığı anlarda ortaya çıkan bulanık hatlar kameralara yansırken, çevreye yayılan ağır ve kötü koku nedeniyle gölün bazı kısımlarına yaklaşmak bile neredeyse imkansız hale geldi.
Tehlike Çanları Çalıyor
Küçükçekmece Gölü'nün adeta can çekiştiğini ortaya koyan bu dramatik zıtlık, İstanbul'un çevre yönetimi ve altyapı kapasitesi açısından tehlike çanlarının çaldığını bir kez daha gösteriyor. Doğal bir mirasın göz göre göre yok olması, hem bölgedeki ekolojik dengeyi hem de çevre halkının sağlığını ciddi şekilde tehdit ediyor.





