Harvard Üniversitesi’nin yürüttüğü çalışmada, on yıllarca birlikte kalan çiftlerin birbirlerini değiştirmeye çalışmadıkları, aksine birbirlerinin huylarını kabul etmeyi öğrendikleri ortaya çıktı.

Araştırmada yer alan kadınlardan biri, 40 yıl boyunca eşinin horlamasını dert etmediğini belirterek, “Artık bunu sorun etmiyorum” dedi. Uzmanlar, uzun ömürlü evlilikleri ayakta tutan şeyin çiçekler değil, kabullenme ve karşılıklı saygı olduğunu vurguluyor.

Araştırmanın bir diğer dikkat çeken sonucu, her tartışmayı büyütmemenin önemiydi. Uzun süren evliliklerde insanlar, “Her şeyi konuşmak zorunda değiliz” anlayışını benimsiyor. Bir erkek, “Üzüldüğünde susmayı öğrendim, ertesi gün her şey yoluna giriyordu” diyerek bu yaklaşımı örnekledi. Burada belirleyici olan unsur, haklı olmaktan çok huzurun öncelikli tutulmasıydı.

Harvard psikologları, güçlü evliliklerde kavgadan sonra barışı sağlayan bir eşin mutlaka olduğunu tespit etti. Gururunu bir kenara bırakıp ilk adımı atan çiftlerin daha sakin, sağlıklı ve hayattan memnun oldukları gözlemlendi.

Savunma ve havacılık ihracatı martta 803 milyon dolar oldu
Savunma ve havacılık ihracatı martta 803 milyon dolar oldu
İçeriği Görüntüle

Araştırma ayrıca, uzun evliliklerde en güçlü bağın “biz, dünyaya karşı” duygusu olduğuna dikkat çekti. 30 yılı aşan evlilikler genellikle yokluk, borç, aile baskısı veya birlikte çalışmanın zorluklarıyla sınanmıştı. Çiftler, “Biz birlikte sabrettik, birlikte dayandık” sözleriyle deneyimlerini özetledi. Uzmanlar, çocuklar veya tutkunun değil, paylaşılan mücadelelerin evlilikleri güçlendirdiğini belirtiyor.

Son olarak, sabrın önemine işaret edildi. Araştırma, “bitti” denilen anlarda acele karar vermeyenlerin evliliklerini sürdürebildiğini ortaya koydu. Bir çift, “Hiçbir şey yapmadım, zamana bıraktım ve geçti” diyerek sabrın etkisini özetledi.

Harvard Üniversitesi’nin 85 yıllık çalışması, uzun ömürlü evliliklerin sırrını özetle şöyle açıklıyor: Huzur, sabır, kabullenme ve birlikte dayanmak, romantik anlardan çok daha belirleyici.