ABD ve İsrail’in İran’a karşı başlattığı saldırının ardından bölge ateş çemberine dönüştü. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın önderliğinde ülkemiz bu ateş çemberinin yanı başında huzurlu bir vaha ve güvenli bir liman olarak dimdik ayakta duruyor.

Orta Doğu ülkeleri bir aydır devam eden İran-ABD-İsrail savaşı ile tam bir ateş çemberi içinde kıvranıyor. Çok değil, birkaç ay öncesine kadar dünyanın en popüler tatil beldelerinden biri olan Dubai’de oteller bombalanıyor. Birleşik Arap Emirlikleri, Katar, Bahreyn, Kuveyt ve Suudi Arabistan’daki ABD üsleri, İran füzelerinin hedefi oluyor.

Güvenliklerini milyarlarca dolar karşılığında ABD’ye teslim eden ve İsrail ile İbrahim Anlaşmalarına imza atan Orta Doğu’nun kralları ve emirleri, şaşkınlık ve öfke içinde yeni bir çıkış yolu arıyor.

Dini lideri Hamaney’i, üst düzey komutan ve devlet adamlarını İsrail bombalarına kurban veren İran’da ise beklentilerin aksine rejim çökmedi. İran halkı ABD’ye “ölüm” diye sokaklarda yürürken, devrik İran Şahı’nın ABD’de yaşayan oğlu Rıza Pehlevi ise “Tanrı Amerika’yı korusun” diye saçmalıyor.

İran’ı ve dolaylı olarak Orta Doğu’yu ateşe veren İsrail’de de durum pek parlak değil. Epstein belgeleri şantajıyla ABD Başkanı Trump’ı İran’a saldırmaya mecbur eden İsrail, amacına ulaşabildi mi?

Her gün onlarca kez çalan siren sesleriyle sığınaklara koşan İsrail halkı, İran füzelerinden nasibini alıyor. İsrail’in birçok şehrinde gökyüzü, İran füzelerinin vurduğu tesis ve binalardan yükselen dumanlarla kaplanıyor.

İran, İsrail’e ve İsrail ile işbirliği yapan Arap ülkelerine balistik füzeleriyle ciddi hasar ve can kayıpları verdiriyor.

Peki ya Türkiye’miz?

Ateş çemberinin yanı başında huzurlu bir vaha ve güvenli bir liman olarak dimdik ayakta duruyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın önderliğinde basiretli bir yönetim sergileyen Türkiye, savaşan tarafların her ikisinden de takdir görüyor. Hem İran Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan, hem ABD Başkanı Trump, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a teşekkür ve takdirlerini açıklıyor.

Savaş yüzünden yükselen petrol fiyatları sebebiyle ekonomimiz tabi ki olumsuz etkileniyor. Ancak savaşan ülkelere göre fersah fersah daha iyi durumda olduğumuzu kabul etmeliyiz.

Ne yazık ki savaşın kazananı olmuyor. İktidarı ve muhalefetiyle “Terörsüz Türkiye” ve “Türkiye Yüzyılı” hedefimize odaklanalım. İç cepheyi tahkim etmeliyiz. Halimize şükredelim.