Macarıstan'da zaferin adı: Magyar Péter
Macarıstan'da zaferin adı: Magyar Péter
İçeriği Görüntüle

AB Komisyonu toplantısının ardından konuşan Von der Leyen, son haftalarda yeniden şiddetlenen çatışmaların yalnızca bölgeyi değil, Avrupa ekonomisini de derinden etkilediğini vurguladı. Krizin 44 gündür sürdüğüne dikkat çeken Leyen, kırılgan ateşkes girişimlerinin sonuçsuz kaldığını ve müzakerelerin durma noktasına geldiğini belirtti.

“Ateşkes şart, egemenliğe saygı zorunlu”

AB’nin tüm taraflara açık bir çağrıda bulunduğunu dile getiren Von der Leyen, özellikle Lübnan’a yönelik saldırıların barış sürecini tamamen raydan çıkarabileceği uyarısında bulundu. Lübnan’ın egemenliğine saygı gösterilmesi gerektiğini söyleyen Leyen, tam kapsamlı bir ateşkesin artık kaçınılmaz olduğunu ifade etti.

AB’nin insani yardım hazırlıklarını devreye soktuğunu da açıklayan Leyen, buna rağmen kalıcı çözümün yalnızca diplomasiyle mümkün olabileceğinin altını çizdi.

Enerji krizi derinleşiyor

Orta Doğu’daki gerilimin Avrupa’ya ekonomik faturası da ağır oldu. Von der Leyen, artan enerji fiyatlarının Avrupa’nın fosil yakıt ithalat maliyetini 22 milyar euronun üzerine çıkardığını açıkladı. Özellikle Hürmüz Boğazı’ndaki risklerin enerji arzı üzerinde kritik etkiler yarattığını belirtti.

“Bu, son yıllarda yaşadığımız ikinci büyük enerji şoku” diyen Leyen, Avrupa’nın dışa bağımlılığının ciddi sonuçlar doğurduğunu vurguladı.

Çözüm: Yerli ve temiz enerji

AB’nin krizden çıkış stratejisinin net olduğunu söyleyen Von der Leyen, yenilenebilir ve nükleer enerji yatırımlarının artırılacağını duyurdu. Avrupa’nın elektrik üretiminde bu kaynakların payının yüzde 70’i aştığını belirten Leyen, enerji depolama ve şebeke yatırımlarının hızlandırılacağını kaydetti.

Macaristan mesajı: “Avrupa yoluna dönüş”

Basın toplantısında Macaristan seçimlerine de değinen Von der Leyen, seçmenlerin Avrupa yanlısı bir tercih yaptığını söyledi. Yeni yönetimle birlikte ilişkilerin yeniden güçlendirilmesi ve askıya alınan fonların geleceğinin ele alınacağını ifade etti.

AB Komisyonu Başkanı, dış politikada karar alma süreçlerinin hızlandırılması için nitelikli çoğunluk sistemine geçilmesi gerektiğini de vurguladı.