Yapay zeka destekli verimlilikten yeşil enerji tedarik modellerine kadar uzanan bu rehber, işletmelere maliyet kontrolü ve sürdürülebilirlik yolunda somut çözümler sunuyor. Enerji yönetimini dijitalleşme ve stratejik iş ortaklıklarıyla güçlendiren markalar, geleceğin regülasyonlarına şimdiden hazır hale geliyor.

2026’ya sayılı günler kala küresel enerji piyasaları hem teknolojik dönüşümün hem de regülasyonlarla yeni bir eşiğin önünde duruyor. Şirketler için enerji stratejileri oluşturmak, sadece operasyonel gider kalemi değil; rekabet avantajını belirleyen kritik bir konu haline geliyor. Bu dinamik süreçte ayakta kalmak ve sürdürülebilir büyümeyi sağlamak isteyen işletmelerin enerji stratejilerini modern dünyanın gerekliliklerine göre yeniden yapılandırması kaçınılmaz hale geliyor. Yeni bir yıla girerken şirketlerin enerji stratejilerini gözden geçirmesi gerektiğine dikkat çeken Reges Elektrik ise 5 kritik tavsiyesini paylaşırken sektörel dinamikleri de değerlendirdi.

“Enerji yönetiminde kontrol ve görünürlük sağlayan çözümler sunuyoruz”

Uluslararası Enerji Ajansı’na göre küresel ölçekte enerji verimliliği uygulamalarının şirketlerin toplam enerji maliyetlerinde orta vadede %10 ila 25 arasında tasarruf sağladığı öngörülüyor. Buna rağmen birçok şirkette enerjinin hâlâ kontrol edilemeyen bir gider kalemi olarak yönetildiğinin altını çizen Reges Elektrik Yönetim Kurulu Üyesi ve Finansal İşler Direktörü Dr. Cansu Ünal Öngören, şu açıklamada bulundu:

“Enerji, doğru stratejiyle ele alındığında kârlılığı doğrudan etkileyen ve bütçeye öngörülebilirlik kazandıran stratejik bir finans başlığıdır. 2026’ya girerken enerji maliyetlerini uzun vadeli sabit fiyatlama, şeffaf sözleşme yapısı ve doğru tedarik modeliyle yönetemeyen şirketler, yıl içinde ciddi bütçe sapmalarıyla karşı karşıya kalabilir. Şirketlerin enerji maliyetlerini yalnızca düşürmeyi değil; finansal planlamaya entegre edilebilir, yönetilebilir ve sürdürülebilir hale getirmeyi hedefliyoruz. Yeni yıla daha güçlü bilançolarla girmeyi hedefleyen şirketler için enerji stratejisinin ertelenmemesi gereken bir karar olduğuna inanıyoruz. Bu nedenle şirketlere, enerji yönetiminde tam kontrol ve görünürlük sağlayan çözümler sunuyoruz.”

“İlk adımda yapay zeka destekli izleme sistemleri var”

Uzun vadeli sabit fiyatlı ve esnek tedarik sözleşmeleriyle maliyetleri stabilize etmenin yanı sıra; işletmeler dinamik tedarik modelleri ile piyasa dalgalanmalarına karşı koruduklarını söyleyen Dr. Cansu Ünal Öngören,

“2026 projeksiyonlarında enerji tasarrufu, ampul değiştirmenin veya izolasyon yapmanın çok ötesine geçiyor. Şirketlerin atması gereken ilk kritik adım, tesislerinin ve üretim süreçlerinin dijital ikizlerini oluşturarak yapay zeka destekli izleme sistemlerine geçiş yapmak oluyor. Geleneksel yöntemlerle tespit edilemeyen enerji kaçakları, yük dengesizlikleri ve verimsiz çalışan makineler, yapay zeka algoritmaları sayesinde anlık olarak analiz edilebiliyor. Bu sistemler, binaların ısıtma-soğutma ihtiyaçlarından endüstriyel motorların devir sayılarına kadar her parametreyi optimize ederek enerji tüketiminde düşüş sağlayabiliyor” dedi.

“Enerjiyi sadece satın almak değil, depolamak da önemli”

Yeşil enerji tedarikinin önemine de değinen Dr. Cansu Ünal Öngören, ikinci aşama için “Yenilenebilir enerji sağlayıcılarla doğrudan yapılan uzun vadeli ve sabit fiyatlı anlaşmalar, işletmelerin yıllar boyunca enerji maliyetlerini sabitlemesine olanak tanıyor. Bu yöntem, bir yandan şirketi piyasadaki fiyat şoklarından korurken; diğer yandan tüketilen enerjinin %100 yeşil kaynaklardan geldiğini belgeleyerek uluslararası ticaret standartlarına ve ÇSY (Çevresel, Sosyal ve Yönetişim) kriterlerine uyumlanmasını sağlıyor” diyerek ifadelerine şunları ekledi:

“Sadece enerji satın almak değil, aynı zamanda enerjiyi üretmek ve depolamak 2026’nın en belirgin ve ilk üçte yer alan trendlerinden biri olacak. Özellikle sanayi tesisleri ve büyük ticari binalar için çatı tipi güneş enerjisi santralları (GES) seçenek olmaktan çıkıp gereklilik haline gelecek. Enerji bağımsızlığı stratejisi, olası kesintilerde üretimin durmasını engellerken, ihtiyaç fazlası enerjinin şebekeye satılması yoluyla ek bir gelir kapısı da aralayabiliyor.”

Bu vizyonun Reges Elektrik’in yatırım projeksiyonlarına da yön verdiğini belirten Dr. Cansu Ünal Öngören, üretim tarafındaki hamlelerini şu sözlerle detaylandırdı: “Enerji stratejisinin yalnızca tedarik tarafında kalmasının yeterli olmadığı bir döneme giriyoruz. Bu sebeple tedarikteki güçlü konumumuzu, üretim tarafındaki somut yatırımlarla derinleştiriyoruz. Büyüme stratejimiz doğrultusunda; RES Group tarafından geliştirilen, Kırşehir Kaman’da yer alan 60 MW kapasiteli Demirli Rüzgâr Enerji Santrali projesini bünyemize katarak enerji üretimi alanındaki ilk büyük ölçekli adımımızı attık. Reges Elektrik tarafından inşa edilecek ve üretime geçecek olan bu proje, tedarikten üretime uzanan bütüncül enerji yaklaşımımızın en somut göstergesi olacak. Demirli RES, sadece bizim için değil, Türkiye’nin yenilenebilir enerji kapasitesinin artması ve enerji arz güvenliğinin güçlenmesi adına da kritik bir önem taşıyor.”

“İşletmelerin emisyon raporlama süreçlerini şeffaflaştırması gerekiyor”

Paslanmaz çelik sektöründe Malezya ile önemli iş birliği
Paslanmaz çelik sektöründe Malezya ile önemli iş birliği
İçeriği Görüntüle

Şirketlerin enerji stratejilerini acilen yerel ve uluslararası regülasyonlarla uyumlu hale getirmesinin en kritik stratejilerden biri olduğunu belirten Reges Elektrik Yönetim Kurulu Üyesi ve Finansal İşler Direktörü Dr. Cansu Ünal Öngören, “İşletmelerin stratejilerinin dördüncü aşamasında özellikle emisyon raporlama süreçlerini şeffaflaştırması gerekiyor. Karbon vergisi maliyetlerinden kaçınmak için üretimde kullanılan enerjinin her biriminin karbon yoğunluğunun hesaplanması ve bu yoğunluğun düşürülmesi hedeflenmelidir. Regülasyonlara uyum, sadece bir hukuk meselesi değil, aynı zamanda küresel tedarik zincirinde kalıcı olabilmek için hayati bir hamledir. Mevzuat takibini stratejik bir departman haline getiren işletmeler, yeni dönemin yaptırımlarına hazırlıksız yakalanmayabilir.”

“Elektrik tedarik süreçlerinde güvenilir bir iş ortağı olarak konumlanıyoruz”

Günümüzde kurumsal bir enerji stratejisinin şirketin kendi tesislerinin duvarları arasında bitmemesi gerektiğini aktaran Reges Elektrik Yönetim Kurulu Üyesi ve Finansal İşler Direktörü Dr. Cansu Ünal Öngören, değerlendirmelerini şöyle sonlandırdı:

“2026’ya girerken enerji verimliliğini tüm tedarik zincirine yayacak işbirlikleri geliştirmek, işletmeler için önemli bir adımı oluşturuyor. Enerji kullanım alışkanlıklarını iyileştirmesi, lojistik süreçlerinde ve döngüsel enerji modellerinin kurulması, toplam sürdürülebilirlik skorunu belirliyor. Bu noktada devreye giren akıllı tedarik modelleri, uzun vadeli sabit fiyatlama ve şeffaf sözleşmeler şirketlere maliyet kontrolü ve öngörülebilirlik sağlar. Bu karmaşık enerji dönüşümünde profesyonel bir partnerle yol yürümek ve tüm süreci uzman ellere emanet etmek ise geleceği garanti altına almak anlamına geliyor. Biz de uygun maliyetli çözümlerimiz ve müşteri memnuniyetini merkeze alan hizmet anlayışımızla, işletmelerin elektrik tedarik süreçlerinde güvenilir bir iş ortağı olarak konumlanıyoruz.”