Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Türkiye İşveren Sendikaları Konfederasyonu (TİSK) tarafından düzenlenen 4. Birlikte Daha Güçlü Bir Gelecek Zirvesi'nde ekonomiye ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Enflasyonda hedef yüzde 21
Enflasyonla mücadelenin yalnızca para politikası üzerinden yürütülmediğini belirten Yılmaz, maliye ve arz yönlü politikaların da devrede olduğunu ifade etti.
Orta Vadeli Program kapsamında gelecek yıl enflasyonun yüzde 21 seviyesine indirilmesinin hedeflendiğini belirten Yılmaz, özellikle konut, gıda ve ulaşım alanlarında arzı artırmaya yönelik adımların sürdürüleceğini kaydetti.
Yılmaz, 500 bin konut ve kiralık konut kampanyasının devam ettiğini belirterek sosyal konut ödeneklerinde de önemli bir artış yapıldığını söyledi. Buna göre sosyal konut için ayrılan ödenek 100 milyar liradan 250 milyar liraya yükseltildi.
Gıda arzının güçlendirilmesi amacıyla sulama yatırımlarına ayrılan kaynağın 100 milyar lirayı aştığını belirten Yılmaz, ulaşım alanında ise savaşın etkilerinin yanı sıra yerel yönetimlerin şehir içi ulaşımda yaptığı yüksek oranlı artışların da takip edildiğini ifade etti.
CDS 220 puanın altına geriledi
Türkiye ekonomisinin dış şoklara karşı dayanıklılığının arttığını belirten Yılmaz, ülke risk primindeki gerilemeye dikkat çekti.
Yılmaz, birkaç yıl önce 700 puan civarında bulunan CDS'in bugün 220 puanın altına indiğini belirterek, savaş koşulları olmasaydı bu seviyenin 200 puanın da altına gerileyebileceğini değerlendirdiklerini söyledi.
Risk primindeki düşüşün kamu ve özel sektörün daha düşük faizle borçlanmasına katkı sağladığını belirten Yılmaz, Türk lirasının toplam mevduat içindeki payının da yüzde 31,6'dan yüzde 61,5'e yükseldiğini ifade etti.
Kur Korumalı Mevduat uygulamasının yumuşak bir geçişle sıfırlandığını belirten Yılmaz, Merkez Bankası rezervlerinin de geçmiş dönemlere kıyasla daha güçlü seviyede olduğunu kaydetti.
Deprem için 104 milyar dolarlık harcama
Deprem bölgesindeki çalışmalar hakkında da bilgi veren Yılmaz, depremin yaralarının sarılması için yapılan ek harcamaların yıl sonunda 104 milyar dolara ulaşacağını söyledi.
Son üç yılda yaklaşık 455 bin konutun inşa edildiğini belirten Yılmaz, yollar, hastaneler, okullar ve organize sanayi bölgeleriyle 11 ilin yeniden ayağa kaldırılması için çalışmaların sürdüğünü ifade etti.
Deprem harcamalarının mali yükünün devam edeceğini belirten Yılmaz, ancak bu harcamaların bütçe içerisindeki payının zamanla azalacağını dile getirdi.
2026 büyüme hedefi yüzde 3,3
Türkiye ekonomisinin büyüme hedeflerine de değinen Yılmaz, 2026 yılı için yüzde 3,3'lük büyüme tahmininin korunduğunu söyledi.
Yılmaz, 2027 yılında ise büyüme oranının yüzde 4,2'ye yükselmesinin beklendiğini belirterek, bu oranın Türkiye'nin tarihsel ortalaması ve potansiyel büyümesinin altında kaldığını ifade etti.
Enflasyonla mücadele sürecinde büyüme ve fiyat istikrarının birlikte ele alındığını vurgulayan Yılmaz, ekonomi programının temel hedeflerinden birinin fiyat istikrarını sağlarken sürdürülebilir büyümeyi korumak olduğunu belirtti.
Hedef: 2,2 trilyon doların üzerinde milli gelir
Yılmaz'ın açıklamasında Türkiye ekonomisinin orta vadeli hedefleri de öne çıktı.
Program dönemi sonunda milli gelirin 2,2 trilyon doların üzerine, kişi başına gelirin 25 bin dolara, mal ve hizmet ihracatının ise 450 milyar dolara çıkarılması hedefleniyor.
Yılmaz, ekonomi programının enflasyonla mücadele, üretim kapasitesinin güçlendirilmesi ve sürdürülebilir büyüme ekseninde devam edeceği mesajını verdi.

