TÜKİD'DEN KIRTASIYE SEKTÖRÜ İÇİN 10 MADDELİK REÇETE

Türkiye genelindeki 8 bin kırtasiyenin yaklaşık 500’ünün ‘Yeni Nesil Kırtasiye’ anlayışını benimsediğini ifade eden Tüm Kırtasiyeciler Derneği (TÜKİD) Yönetim Kurulu Başkanı Taha Keresteci, “Önümüzdeki 5 yılda bu sayının binlerce noktaya ulaşması için çalışmalara başladık. Bunun ilk adımını 1. TÜKİD Perakende Zirvesi'nde atıyoruz. Zirvede mağazacılık nereye gidiyor, tüketicinin beklentisi nasıl değişiyor, kırtasiyelerimizi nasıl daha cazip hale getirebiliriz, her yaş grubundan tüketicilerimizi mağazaya nasıl çekebiliriz; bunları paylaşıp, kırtasiyecilerimizi teşvik edeceğiz” dedi.

Yeni zamlarla İstanbul'da okul servis ücretleri 90 bin lirayı aştı
Yeni zamlarla İstanbul'da okul servis ücretleri 90 bin lirayı aştı
İçeriği Görüntüle

Yeni eğitim-öğretim yılının başlamasına sayılı günler kala kırtasiye sektörü yoğun alışveriş dönemine hazırlanırken, bir yandan da perakendede yeni bir dönüşüm sürecinin sinyallerini veriyor. TÜKİD’in gündeme taşıdığı “Yeni Nesil Kırtasiye” yaklaşımı, yalnızca mağazaların dekorasyonunun yenilenmesini değil; mağaza düzeni, ürün çeşitliliği, teknoloji kullanımı, müşteri hizmetleri ve mağazada geçirilen zamanın niteliğini kapsayan daha geniş bir dönüşümü ifade ediyor.

Hedef yalnızca okul sezonu değil, 12 ay kırtasiyecilik

Kırtasiyeleri birer ‘yaşam alanı’ haline getiren yeni nesil bir dönüşüme ihtiyaç olduğunu belirten Tüm Kırtasiyeciler Derneği (TÜKİD) Yönetim Kurulu Başkanı Taha Keresteci, “Türkiye genelinde 8 bin civarında kırtasiyeci bulunuyor. Bugün ‘Yeni Nesil Kırtasiye’ anlayışına yakın olarak değerlendirebileceğimiz işletme sayısı 500 civarında. Bu sayının önümüzdeki 5 yıl içerisinde binlerce noktaya ulaşması mümkün” dedi. Kasım ayında gerçekleştirilecek 1. TÜKİD Perakende Zirvesi'nin sektördeki bu dönüşümün önemli başlangıç noktası olacağını belirten Taha Keresteci, “Yeni Nesil Kırtasiye de zirvenin ana gündemlerinden biri olacak. Mağazacılık nereye gidiyor, tüketicinin beklentisi nasıl değişiyor, kırtasiyelerimizi nasıl daha cazip hale getirebiliriz, tüketicileri, her yaş grubundan tüketicilerimizi mağazaya nasıl çekebiliriz; bunları konuşacağız. Yeni Nesil Kırtasiye ile aslında sektörümüzün yalnızca okul sezonuyla anılmasını değil, 12 ay kırtasiyecilik anlayışımızı da ortaya koymuş olacağız. Kırtasiye alışveriş yapılan yerden, insanların gelmek ve vakit geçirmek istediği bir noktaya dönüşürse bundan hem esnafımız hem de bütün sektör kazanır” dedi.

Dönüşüm başlamış durumda

Dönüşümün farklı aşamaları olduğuna dikkat çeken Taha Keresteci, “Bir mağaza fiziksel olarak tamamen yenilenmiş olabilir, diğeri dijitalleşmede çok ileridedir, başka biri ürün çeşitliliğinde veya müşteri deneyiminde farklılaşmıştır. Bazı mağazalar ise artık yalnızca satış noktası değil, atölyeleri, etkinlikleri ve farklı kullanım alanlarıyla müşterinin daha uzun süre vakit geçirebildiği yerlere dönüşüyor. Dolayısıyla dönüşüm başlamış durumda.” dedi. Kırtasiyecinin bütçesine göre işe vitrininden, raflarından veya aydınlatmasından başlayabileceğini ifade eden Taha Keresteci, “Dijital altyapısını geliştirebilir. Küçük bir hobi veya etkinlik alanı oluşturabilir. Daha büyük mağazalarda ise oturma alanları, atölyeler veya kafe gibi daha kapsamlı yatırımlar gündeme gelebilir. Dolayısıyla maliyet tamamen mağazanın ölçeğine ve hedeflediği konsepte göre değişir. Burada asıl bakmamız gereken konu şu: Yapılan yatırım kırtasiyeciye ne kadar geri dönüş sağlayacak? Bizce esas mesele yatırımın büyüklüğü değil, doğru yere yapılması” diye konuştu.

Tüm Kırtasiyeciler Derneği (TÜKİD) Yönetim Kurulu Başkanı Taha Keresteci / Ekovitrin Yayın Koordinatörü Ali Karabaş

Kırtasiyeciler arasındaki rekabet gücü de artacak

Dönüşümün öncelikli olarak kırtasiyeciler arasında rekabet gücünü de artıracağını belirten Taha Keresteci, “Bugün tüketicinin önünde çok fazla seçenek var. E-ticaret var, büyük perakende kanalları var, farklı satış platformları var. Kırtasiyecinin burada yalnızca ürünü rafına koyarak rekabet etmesi giderek zorlaşıyor. Ancak kırtasiyenin çok önemli bir avantajı var; müşteriyle doğrudan temas. Yeni nesil mağazacılıkla bizim biraz daha güçlendirmek istediğimiz taraf da bu” dedi. Mağaza tasarımı, müşteri deneyimi, dijitalleşme, sosyal medya, e-ticaret, kategori ve stok yönetiminin yanında mağazaların yaşam alanına dönüşmesi de gündemimizde olacak. Atölyeler, etkinlik alanları, sanat ve hobi bölümleri, oturma alanları, uygun mağazalarda kafe konseptleri gibi farklı uygulamaları da değerlendirmek istiyoruz” dedi.

İnsanlar ekrandan kaçış yolu arıyor

Bugün insanların ekrandan bir kaçış yolu aradığını da dikkat çeken Taha Keresteci, ekranlarla çevrili bir dünyada kalem ve kâğıdın yeniden değer kazandığını belirterek, genç kuşağın kırtasiye ürünlerine yaklaşımındaki değişimin sektör için yeni bir potansiyel yarattığını ifade etti. Ayrıca kırtasiyenin sessizce büyüyen bir ekonomi olduğunu ifade ederek sözlerini şöyle sürdürdü; “Bir defterin, bir kalemin arkasında bugün Türkiye’nin en çeşitli ve en rekabetçi şirketleri ve markaları var. Bizim kuşağımız kırtasiyeyi bir zorunluluk olarak gördü. Bugünün gençleri ise onu bir kimlik, hatta bir sosyal medya estetiği haline getirdi. Bu, sektörümüzün daha önce sahip olmadığı yeni bir pazarlama gücü. Biz de bu değişimi doğru okuyarak kırtasiyeyi yeni nesil tüketici için daha cazip, daha deneyimsel ve daha yaşayan bir alana dönüştürmek istiyoruz” diye konuştu.

“Enflasyondan en az etkilenen sektörler arasındayız”

Yaz döneminde yeni eğitim ve öğretim sezonuna dair hazırlıkların yoğun bir şekilde yapıldığını ve şu an sektörün okul alışverişine tamamen hazır olduğunu belirten Keresteci, şu bilgileri paylaştı: “Üreticisinden ithalatçısına, toptancısından perakendeci firmalarına kadar sektörün tüm aktörleri ürünlerini, stoklarını, fiyatlandırmalarını ve satış stratejilerini yapmış durumda. Özellikle son günlerde çanta, defter, kalem, boya ürünleri, beslenme ürünleri ve temel okul ihtiyaçlarında ciddi bir talep söz konusu. Bununla birlikte bu yıl kırtasiye ürünlerinde fiyat artışları diğer sektörlere kıyasla çok daha sınırlı seyretti. Bu da sektörümüzün tüketiciyi korumak adına kâr marjlarını minimumda tutma gayretinin en net sonuçlarından biri. Son birkaç yılda gıda, giyim veya elektronik gibi alanlarda fiyat artışları ciddi seviyelere ulaşmışken sektörümüzde bu oranlar çok daha sınırlı seviyelerde seyretti. Üretici ve tedarikçi firmalarımız kâr marjlarını düşük tutarak, velilerimizi, tüketicilerimizi korumayı öncelik edindi. Dolayısıyla enflasyondan en az etkilenen sektörler arasındayız. Bu olumlu tablonun bu yılki kırtasiye alışverişine de olumlu yansıyacağını tahmin ediyoruz.”