Samsunlu 61 yaşındaki esnaf B.P., 10 yıl önce dükkanının önünde pitbull saldırısına uğrayan golden cinsi yavru köpeği tedavi ettirip sahiplendi. Dükkanında ve evinde yanından ayırmadığı 'Kont' ismini verdiği köpek, yıllar sonra başına iş açtı. İddiaya göre köpek, 29 Ağustos 2017 tarihinde yazlık evlerinde komşularına misafirliğe gelen Dr. F.T.'ye havladı. Korkup kaçmaya çalışırken düşen doktor, ayağını kırdı. Kadın doktor, köpeğin sahipleri B. ve eşi N.P.'den şikayetçi oldu.

Samsun 1. Asliye Hukuk Mahkemesi, Dr. F.T.'nin açtığı maddi ve manevi tazminat davasında lehine karar verdi. Mahkeme davacıyı haklı bularak P. çiftini 285 bin 441 TL maddi tazminat, 30 bin TL manevi tazminat, 21 bin TL karar-ilam harcı gideri, bin 668 TL harç yargılama gideri, 6 bin 515 TL yargılama gideri, 44 bin 816 TL vekalet ücreti ve 17 bin 900 TL vekalet ücretinin yasal faizleri ile birlikte toplam 465 bin 976 TL para cezasına çarptırdı.
AW162837_06 (1)
P. çifti kararı istinafa taşıdı. P. ailesinin talebi Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi tarafından da bozulmadı. İstinaf kararında davalı tarafın istinaf başvurusunun 'esastan reddine' hükmedildi. Bölge Adliye Mahkemesi'nin 29 Şubat 2024 tarihinde verdiği kararında "Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 sayılı HMK'nın 362/1 maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi" denildi. Kararın kesinleşmesinin ardından davacı tarafından, davalıya toplam 549 bin 310 TL'lik haciz gönderildi. Yasal faizleri ile birlikte yaklaşık 700 bin TL cezaya mahkum edildiğini belirten davalı B.P., yaptığı basın açıklamasında mahkemenin verdiği kararları eleştirdi.

Ülkücü Hareketin Lideri Türkeş'in vefatının 27. yılı Ülkücü Hareketin Lideri Türkeş'in vefatının 27. yılı

AW162837_02 (1)

"Başıma gelmeyen kalmadı"

Söz konusu olayda kendisinin bir suçu ve ihmalinin olmadığını, tekrar yargılanmak için yetkililerden yardım istediğini ifade eden B.P., "Komşuya gelen bir misafir, köpeğimden korkup kendini duvardan atıp ayağını kırmış. Biz bir ses duyunca el feneri ile mahallede gezdik. Ağacın dibinde ayağı kırılmış bir şekilde yatan F.T.'nu gördük. Olay anında benim köpeğim bahçede bağlı şekilde duruyordu. Misafirim de şahidim de var. Olayın ardından 1 yıl geçmesinden sonra 2018 yılında davacı olundu. Karşı taraf, 'köpek ısırdı' diye dava açtı. Bu köpeğin kimseyi ısırması ve kovalaması mümkün değil. Hakimler dava sonucunda bize 700 bin TL civarında bir ceza kesti. Benim bu cezayı ödeme şansım yok. Tüm hesaplarıma haciz geldi. Her alandan kilitlendim. Bundan sonraki süreçte Allah bize yardım etsin. Davacı tarafla bugüne kadar bir görüşmem olmadı. Çünkü olayın benimle bir alakası yok. Yazlık yer, herkesin kapısında köpek var. Kış akşamı saat 21.00'de bu hayvanın olduğunu nasıl gördü? Golden cinsi köpeklerin hepsi birbirine benzer. Bir iftiraya uğradığımı düşünüyorum. Bizim ne suçumuz var? Benimle alakası olmayan bir köpek davasından başıma gelmeyen kalmadı. Ağır kalp hastasıyım. Hala daha köpeğime bakıyorum, bakmakla da sorumluyum. Çok hayvanseverim. Sokak hayvanlarını dahi veterinerlere götürürüm. Bu cezayı ödeme şansım yok. Adaletin yerine gelmesini ve tekrar dava açılmasını istiyorum" dedi.

"Köpeğin ısırdığına ya da saldırdığına dair bir rapor yok"

İstinaf mahkemesinin verdiği kararın emsal teşkil edebileceğini, sokak köpeğinden kaçarken ayağını kıran bir başka vatandaşın belediyeleri mahkemeye vererek tazminat talep edebileceğini ifade eden B.P.’in kardeşi Cemil P. ise, "Bu golden cinsi köpek dünyada engellilere yardım eden 'rehber köpek' olarak kullanılıyor. Davacı taraf, 'beni ısırdı, saldırdı' diyor. Böyle bir ısırma ya da saldırdığına dair rapor yok. Bizi dava eden kişi aile hekimi olduğundan 6 kez iş göremez raporu almış. Bundan dolayı bize 30 bin TL maddi, 285 bin TL de manevi tazminat cezası verildi. Bu rakam şu anda faiziyle 677 bin TL oldu" diye konuştu.

"Bu hayvanın saldırganlaşabileceğini hiç sanmıyorum"

Arastada esnaf olan Mithat Ulcay ise, "Kont adındaki golden cinsi köpek bir esnaf ağabeyimizin köpeği. Yıllardır bu arastada bizimle birlikte yaşıyor. 5-6 yıldır Kont’u tanıyorum. Ne bir insana saldırdığını ne de bir kediyi kovaladığını gördüm. Büyük ihtimal bir yanlış anlaşılmadan dolayı böyle tatsız bir olay gerçekleşti. Ben de bir köpek sahibiyim. Bu hayvanın saldırganlaşabileceğini hiç sanmıyorum" şeklinde konuştu.

Davacı avukatı Kılıçoğlu: "Müvekkilimde olay sonrası yüzde 3,4 oranında maluliyet oluştu"

Söz konusu dosyanın kalıcı olarak kendileri lehine sonuçlandığını açıklayan davacı F.T.'nun avukatı Barış Kılıçoğlu, "İstinaf lehimize sonuçlandı. Müvekkilim köpeğin saldırması sonucu duvardan düşüyor. Düşme sonucunda da dizinden ameliyat oluyor. Bacağında platinler var. Bununla ilgili tazminat davası görüldü, lehimize sonuçlandı. Karar, istinaftan da geçerek kesinleşti. Konuyla ilgili yargılama aşaması tamamlandı. Köpek, davalı tarafın köpeği. Bununla alakalı bir inkarları da olmadı. Dava da bu haliyle kesinleşti. Bundan sonra karar kesin olduğu için bir daha dava görülmeyecek. Dosya da icra aşamasında. Doktor F.T.'nun olayın ardında yüzde 3,4 oranında maluliyeti var. Ayrıca dava karara çıktıktan kısa bir süre sonra davalı taraf üzerine kayıtlı taşınmazı yakın bir tanıdığına devretti. Bununla ilgili de dava açtık. Taşınmaza tedbir uygulandı. Tasarrufun iptali davası da ayrıca devam etmektedir. O davanın da yargılama aşamasının başındayız. Bu olayda 'hayvan idare edenin tazminat sorumluluğu' var. Dava özü itibarıyla hayvan idare edenin tazminat sorumluluğudur. Konunun başka alanlara çekilmesinin manası yok. Başıboş köpeklerle alakalı konularda idarenin sorumluluğu var. Orada kamu hizmeti işlememiş ya da kötü işlemiştir. Orada belediyenin sorumluluğu vardır. Bizim konumuzda ise hayvan sahibinin yasadan doğan sorumluluğu vardır. Bunların birbirine emsal teşkil etmesi konusunda birinde idarenin sorumluğu, diğerinde hayvan sahibinin sorumluluğu var. Özü itibarıyla aynı şeyler olsa da sorumluluk makamları farklıdır" ifadelerini kullandı.