Konuşmasında geçmişteki ekonomik kayıplara ve kamu malının korunmasına vurgu yapan Erdoğan, çarpıcı bir bilançoyu da ilk kez paylaştı.
İşte Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın tarihi törende öne çıkan o açıklamaları:
"Devletin Varlık Gayesi Adalettir"
Konuşmasına Sayıştay'ın köklü geçmişine ve devlet geleneğindeki önemine değinerek başlayan Erdoğan, devletin devamlılık ilkesinin kurumsal bir simgesi olduğunu belirtti. Ecdadın "İnsanı yaşat ki devlet yaşasın" düsturunu hatırlatan Cumhurbaşkanı, kamu düzeninin temelinde adaletin yer aldığını şu sözlerle ifade etti:
"Bizim zihin haritamız insanı ve toplumu merkeze alarak şekillenmiştir. Adaleti devletin temeli olarak gören bir anlayışın temsilcileriyiz. Geçmişteki savrukluğun bedelini milletçe çok çektik."
Kamu Malında 86 Milyonun Hakkı Var
Kamu maliyesinin şeffaf ve doğru yönetilmesinin hayati bir önem taşıdığına dikkat çeken Erdoğan, geçmiş dönemlerdeki ekonomik krizlere ve yolsuzluklara atıfta bulundu. SSK'nın batırıldığı, bankaların içinin boşaltıldığı dönemleri unutmadıklarını belirten Cumhurbaşkanı, israfa karşı sıfır tolerans mesajı verdi:
-
Milli İrade ve Kamu Malı: "Milli iradenin savunmasını nasıl namus borcu olarak görüyorsak, kamu malının israf edilmesine de asla göz yummayız. Bu konudaki tavrımız ve duruşumuz gayet nettir."
-
Vatandaşın Hakkı: "Kamu malında 86 milyon vatandaşımızın her birinin hakkı vardır. Vergisini ödeyen her bir birey, bunun kendisine en yüksek kalitede hizmet olarak dönmesini bekleme hakkına sahiptir."
"FETÖ'nün Türk Ekonomisine Bedeli 350 Milyar Dolar"
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın konuşmasındaki en dikkat çekici başlıklardan biri de FETÖ'nün Türkiye'ye verdiği ekonomik zararın büyüklüğü oldu. Terör örgütünün sadece siyasi ve sosyal değil, ekonomik anlamda da ülkeyi baltaladığını belirten Erdoğan, "FETÖ'nün Türk ekonomisine bedeli tam 350 milyar dolardır" diyerek hain yapılanmanın mali faturasını gözler önüne serdi.
Yerel Yönetimlerdeki Skandallara Tepki
Konuşmasının son bölümünde yerel yönetimlere de değinen Erdoğan, belediyelerde yaşanan usulsüzlük ve skandalların üzerinin örtülemeyeceğini ve bunların asla mazur görülemeyeceğini belirterek, denetim mekanizmalarının ve Sayıştay'ın bu noktadaki kritik rolünün altını çizdi.




