Konuşmasında uluslararası sistemin etkisiz kaldığını savunan Erdoğan, küresel kurumların krizler karşısında yetersiz kaldığını belirterek, özellikle Gazze ve bölgesel çatışmalar üzerinden mevcut düzeni eleştirdi. Türkiye’nin ise arabuluculuk ve diplomasiye her koşulda katkı sunmaya hazır olduğunu vurguladı.
“Hürmüz Boğazı açık kalmalı” vurgusu
Erdoğan, enerji taşımacılığı açısından kritik öneme sahip Hürmüz Boğazı hakkında yaptığı değerlendirmede, ticari gemi geçişlerinin kısıtlanmaması gerektiğini ifade etti.
“Geçişler kısıtlanmamalı, ticari gemilere açık tutulmalıdır” sözleriyle Türkiye’nin tavrını net şekilde ortaya koydu.
Cumhurbaşkanı, bölgesel ticaretin ve enerji akışının güvenliğinin yalnızca kıyı ülkeleri için değil, küresel ekonomi için de hayati olduğunu vurguladı.
Diplomasi ve savaşlara yönelik mesajlar
Erdoğan, konuşmasında Ukrayna savaşı ve Orta Doğu’daki çatışmalara da değindi. Türkiye’nin taraflar arasında müzakere zeminini desteklemeye devam edeceğini belirterek, kalıcı barış için diplomatik yolların önemine dikkat çekti.
Ayrıca Gazze’de yaşanan insani krize işaret eden Erdoğan, mevcut uluslararası mekanizmaların yetersiz kaldığını savunarak daha adil bir küresel sistem çağrısı yaptı.
Bölgesel işbirliği ve Türkiye’nin rolü
Türkiye’nin enerji koridorları ve lojistik projelerle bölgesel işbirliğini artırmayı hedeflediğini belirten Erdoğan, kalkınma odaklı projelerin komşu ülkelerle ilişkilerde önemli yer tuttuğunu ifade etti.
Ege Denizi ve Doğu Akdeniz konusunda ise Türkiye’nin ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin dışlandığı girişimlere karşı olduklarını yineledi.
Genel mesaj: “Daha adil bir dünya mümkün”
Erdoğan konuşmasını, barış ve dayanışma vurgusuyla tamamladı. Uluslararası sistemdeki temsil sorununa dikkat çekerek, daha kapsayıcı ve adil bir küresel düzen ihtiyacını dile getirdi.





