Karara konu olay, 1 Eylül 2012'de İzmir'in Çeşme ilçesindeki Altınkum Plajı'nda yaşandı. İki çocuğuyla birlikte halk plajına gelen bir doktor, havlusunu kumsala sererek denize girmek istedi. Ancak plajdaki özel işletme görevlisi, alanın işletmeye ait olduğunu ileri sürerek aileyi sahilden çıkarmaya çalıştı. İddiaya göre görevli, "Burada duramazsınız" diyerek aileyi uzaklaştırmak isterken, eşyalarının denize atılacağı yönünde de tehditte bulundu.

Olayın ardından yapılan şikâyet üzerine açılan davada yerel mahkeme, işletme çalışanını Türk Ceza Kanunu'nun 109. maddesinde düzenlenen "kişiyi hürriyetinden yoksun kılma", işletme yetkilisini ise azmettirme suçundan 1 yıl 8 ay hapis cezasınamahkûm etti. Karar temyiz incelemesinden geçerek Yargıtay tarafından onandı ve kesinleşti.

Kıyılar herkesin ortak kullanımında

Kararda, Anayasa'nın 43. maddesi ile 3621 sayılı Kıyı Kanunu'na dikkat çekilerek kıyıların devletin hüküm ve tasarrufu altında olduğu, herkesin eşit ve serbest biçimde yararlanabileceği kamu alanları olduğu vurgulandı.

Buna göre özel işletmeler şezlong, şemsiye veya diğer plaj hizmetlerini ücret karşılığında sunabilse de, vatandaşların herhangi bir hizmet satın almadan havlusunu sererek ücretsiz şekilde denize girmesini engelleyemiyor.

Soruşturma resen de başlatılabilir

Kararın dikkat çeken yönlerinden biri de denize giriş hakkının engellenmesinin yalnızca şikâyete bağlı bir ihlal olarak değerlendirilmemesi oldu. Yargıtay'ın değerlendirmesine göre, bu tür olaylarda Cumhuriyet savcılıkları gerekli şartların oluşması halinde resen soruşturma da başlatabilecek.

Havai fişek, meşale artık yasak!
Havai fişek, meşale artık yasak!
İçeriği Görüntüle