Ahilik değerleri hala yaşıyor ve yaşatılıyor. Ahilik değerlerini sadece esnafa yönelik değerler olarak düşünmek yanlış.

14-20 Eylül bu yıl ülkemizde Ahilik Haftası olarak kutlandı. Her ilde yılın ahi, kalfa ve çırağı illerde belirlendi. Kimisi konuya bir ritüel olarak baktı, kimisi konuyu derin düşündü.

Kocaeli İl Ahilik Kutlama Komitesi’nin kararıyla diğer etkinlikler yanında, Ahilik Kültürünü Araştırma, Tanıtma ve Yaşatma Derneği olarak “Nasıl Ahi Oldular?” başlıklı panel düzenledik.

Ahilik Kültürünü Araştırma, Tanıtma ve Yaşatma Derneği başkanı olarak organizatörü ve moderatörü olduğum ve açılış konuşmasını yaptığım “Nasıl Ahi Oldular?” başlıklı panelde KESOB Başkanımız ve İl Ticaret Müdürümüz açılışta güzel mesajlar verdiler. Son 3 yılın ahileri de nasıl ahi olduklarını anlattılar.

Panele katılan ahilere “nasıl ahi oldunuz?” dediğimde verdikleri cevaplar arasında ana başlıklar; işini sevmek, sahip çıkmak, en iyi şekilde kaliteli yapmak, müşteriyi önemsemek ve güler yüz göstermek, dürüst, sabırlı olmak olarak özetlenebilir.

Evet bildiğiniz konular gibi geliyor ama önemli olan bu konuları uygulamak, devamlı uygulamak, yaşam tarzı haline getirmek, miras olarak bırakabilmek. Püf noktası burada. Sadece işini yapmak da elbette yetmiyor.

Birleştiricilik, ortak akıl, hoşgörü, etik konulara dikkat etmek, birbirinin hakkını ve kul hakkını kollamak, mesleki gelişim, gençlere örnek olma, paydaşlık, tasarruf, sorun çözme, özü sözü bir olma önemli. Ahilik kardeşliktir derken karşısındakinden kusur aramak, ifşa etmek, kötülemek samimi değil elbet. Her ortamda farklı konuşandan, uslubunu tartmadan konuşandan, ahi olmuyor.

Ahilik değerleri hala yaşıyor ve yaşatılıyor. Ahilik değerlerini sadece esnafa yönelik değerler olarak düşünmek yanlış. Ahiler bu değerlerle ülkede esnafları yönetmişler. Aslında ahilik değerleri yönetim ve yöneticiler için son derece kıymetli.

Eminim bu yazıyı okuyan birçok yönetici de bu ahilik değerlerini uyguluyor, belki bazıları bu değerlerin ahilik değeri olduğunun farkına varmıyor.

Hepimiz kadim tarihimiz ve kültürümüz içinde yoğrulduk ve bu değerleri az ya da çok gördük, yaşadık.

Mesele bu değerlere önem verip yaşatabilmekte ve bizden sonra gelenlere miras bırakabilmekte. Değerler yaşamazsa miras kalmaz ve öz’ümüzden uzaklaşmış oluruz.

Zaten şu anda en büyük sorunlardan biri özden uzaklaşmaya başlamak değil mi?

Hem toplumda hem de iş dünyasında giderek artan sorunlar var. Bunları yapay zeka ile mi çözeceğiz, değerlerimizi uygulayarak, özümüzü unutmayarak mı çözeceğiz.

Kadim değerlerimiz dilde değil, uygulamada olmalı. Ahiliği öz’ de yaşamayıp, uygulamayıp ticari bir araç olarak görenlerin çoğaldığı fark ediyoruz. Ahilik değeri ticari araç, reklam aracı olmamalı. Ahilik değerlerinin ne olduğunu bilmeyenler, sadece bu konu üzerinden bile birilerini hedef alabiliyorlar.

“Şimdi Ahilik Zamanı” kitabımda bu konuları anlattım. Hala konferanslarımda anlatıp, paylaşıyorum.

Sözün özü; Siz, bu yazıyı okuyan değerli yönetici, siz hangi ahilik değerlerini biliyor, uyguluyor, yaşatıyor ve miras bırakmayı düşünüyorsunuz? Mirasınız kadim değerler mi olacak başka değerler mi?

Not: Bu yazı yazarı tarafından organik zeka ile yazılan özgün bir yazıdır.