Bir ülkenin dünyadaki etkisini bazen uluslararası bir toplantıda, bazen başka bir şehrin en seçkin caddesindeki tanıdık bir tabelada, bazen de binlerce kilometre uzakta içtenlikle karşılandığınız bir sofrada hissedersiniz. Bu anların ortak bir özelliği vardır: Arkalarında emek, cesaret ve yıllar içinde kurulmuş güven ilişkileri bulunur.
Albaraka Forum vesilesiyle bulunduğum Londra’da, Türkiye’nin farklı alanlardaki birikiminin uluslararası karşılığını bir kez daha görme fırsatı buldum. Finans ve yatırım dünyasının buluşmaları, Türk markalarının başarıları, kültür ve sanatla iç içe geçen sohbetler, birbirini tamamlayan bir hikâyeye dönüştü.
Dünya ekonomisinin geleceğini konuşurken sermayenin büyüklüğü kadar niteliğine de bakmak gerektiğine inanıyorum. Yatırımın hangi ihtiyaca cevap verdiği, ortaklıkların nasıl yönetildiği ve ekonomik büyümenin topluma nasıl yansıdığı, üzerinde daha fazla düşünmemiz gereken meseleler. Güven, adalet ve sorumluluk kavramları, iş hayatındaki kararlarımızda karşılık bulduğunda gerçek değerini kazanıyor.
13–14 Ekim’de JW Marriott Grosvenor House’ta düzenlenen beşinci Albaraka Londra Zirvesi’nin etik değerlerin ekonomik hayata yansımasına odaklanması bu bakımdan anlamlıydı. Kuveyt, Katar ve Suudi Arabistan gibi Körfez ülkeleriyle Türkiye ve Birleşik Krallık arasındaki ilişkileri de bu geniş çerçevede değerlendirmek gerekiyor. Sermayeyi üretimle, girişimciliği yerel bilgiyle, uluslararası tecrübeyi karşılıklı güvenle buluşturabildiğimiz ölçüde kalıcı sonuçlar elde edebiliriz.
Türkiye’nin önemli avantajlarından biri, farklı coğrafyalarla ilişki kurabilen, değişen koşullara uyum sağlayabilen ve yeni fırsatları değerlendirebilen insan kaynağı. Zirveyle bağlantılı gala programına katılan Sn. Bilal Erdoğan ve kıymetli eşi Sn. Reyyan Erdoğan’ın varlığı, buluşmaya ayrı bir değer kattı. Bilal Erdoğan’ın helal üretim ve etik ticaret anlayışının önemine değinmesi de ekonomik faaliyetin sorumluluk boyutunu gündeme taşıdı.
Türkiye’nin Londra Büyükelçisi Sn. Osman Koray Ertaş’ın, Albaraka Forum’un özel misafirleri için Büyükelçilik Konutu’nda verdiği davet de ziyaretimin kıymetli buluşmalarından biriydi. Türkiye’nin diplomatik gücünü, uluslararası alandaki başarılarını ve köklü misafirperverliğini bir arada hissettiğim bu davet, farklı ülkelerden gelen konuklar arasında yeni bağların kurulmasına vesile oldu. Ülkemizin böylesine özenli bir ev sahipliğiyle temsil edilmesini görmek benim için ayrıca gurur vericiydi.
Bu ziyaretin benim için güzel taraflarından biri, yoğun programın insan ilişkileriyle zenginleşmesiydi. Bu temasların yatırım dünyasına uzanan tarafında Sn. Feraye Fescioğlu ile yaptığımız değerlendirmelerin de benim için özel bir yeri var. Feraye’yle Kensington Palace’taki The Orangery’de bir araya geldiğimiz afternoon tea daveti de seyahatimin zarif ve unutulmaz anlarından biriydi. İş fırsatlarına dikkatle yaklaşması ve yerel tecrübeyi değerlendirmelerine katması, görüşlerini benim için kıymetli kılıyor.
Bir yatırım fikrini ele alırken onun bakış açısını kendi gözlemlerimle bir araya getirmeyi önemsiyorum. Bir işletmenin başka bir ülkede başarılı olabilmesi; müşterisini, bulunduğu çevreyi ve pazarın beklentilerini anlayabilmesine bağlı. Bu nedenle doğru soruları soran, her projeyi kendi koşulları içinde değerlendiren insanlarla fikir alışverişi yapmak büyük değer taşıyor.
Londra’daki bütün bu karşılaşmalar, Türkiye ile Birleşik Krallık arasındaki köprülerin ne kadar farklı alanlarda kurulduğunu gösterdi bana. Bir forumdaki fikir alışverişi, bir aile markasının yeni adresi, bir kahvaltı sofrası, sanat üzerine yapılan bir sohbet ve ortaklaşa değerlendirilen bir yatırım düşüncesi… Hepsi, ülkeler arasındaki ilişkilerin insan hayatındaki somut karşılıkları.
Ben bu seyahatten, Türkiye’nin dünyaya anlatacak çok güçlü hikâyeleri olduğu düşüncesiyle döndüm. Bu hikâyelerin daha fazla görünür olmasını istiyorum; çünkü her birinin arkasında cesaretle atılmış bir adım, sabırla sürdürülmüş bir emek ve geleceğe duyulan inanç var. Ve bazen bir ülkeye duyulan güven, onun insanlarından biriyle yapılan ilk tanışmada başlıyor.