İstanbul milletvekili, AK Parti Kurucular Kurulu Üyesi ve Sayın Cumhurbaşkanımızın yol ve dava arkadaşı, rahmetli dünürüm İsmet Uçma’yı vefatının 5. senesinde ailesi, dostları ve sevenleri ile birlikte yâd ettik.
Üsküdar Belediye Başkanlığı tarafından organize edilen anma günü, merhumun adının verildiği Üsküdar Bulgurlu’daki kütüphanede gerçekleştirildi. Hayatta olsa İsmet Uçma’nın da büyük bir mutluluk duyacağı kütüphane, Üsküdar Belediye Başkanlığı döneminde Hilmi Türkmen tarafından özellikle öğrencilerimizin istifade etmeleri için hayata geçirilen önemli bir projeydi.

İsmet Uçma’yı Kur’an-ı Kerim okuyarak, aziz ruhuna dualar ederek yâd ettik.
Anma etkinliğine katılan Ulaştırma ve Altyapı Bakan Yardımcısı Osman Boyraz, milletvekili arkadaşları Mihrimah Belma Sekmen, Eyüp Özsoy, Yavuz Subaşı, Üsküdar Belediye Başkan Vekili Dündar Ziya Gültekin, AK Parti Bahçelievler İlçe Başkanı ve damadı Emrah Parlak, ağabeyi Cemal Uçma ve Eğitimci Yazar Zekeriya Erdim yaptıkları konuşmalarla merhum İsmet Uçma ile ilgili hatıralarını anlattılar. Bir mütefekkir ve siyasetçi olarak merhumun kendine özgü örnek kişiliğinden bahsettiler.

BİLGE İNSAN, ŞEFKATLİ BABA
Ben İsmet Uçma Bey’i geç tanıdım, çok erken kaybettim. Allah rahmet eylesin. Mekânı cennet olsun. İsmet Abi, iri mavi gözleriyle hep buğulu ve duygulu bakardı. Bakışlarıyla kalbimizin derinliklerine hitap ederdi; bu bakışların sevgi yüklü olduğunu hemen anlardınız. Bilge bir insan, çok şefkatli bir babaydı.
Çok sık olmasa da bir araya gelmeye çalışırdık. Bu buluşmalar genelde bizim Altunizade’deki evimizde olurdu. Misafirimiz olduğunda kendisi için çömlekte acılı güveç yapardık. Et yemeklerini çok severdi. Bir de ev yapımı yoğurdu… Vefatından üç dört ay önce konuştuk, sözleştik. Bizim evde buluşalım, yine güveç yiyelim diye. Ama nasip olmadı.
İsmet Uçma ile uzun uzun sohbet edip ilminden ve bilge kişiliğinden daha çok istifade etmek isterdim. Ancak buna fırsat kalmıyordu. Milletvekili olduğu için sorumlulukları vardı. Aile buluşmalarında çok uzun süre kalamıyor, kendi çocuklarıyla bile hasret gideremiyordu. Siyasetin ona kestiği bir faturaydı bu…

ÖMRÜNÜ DEVLETİNE VE MİLLETİNE HİZMET İÇİN VAKFEDEN BİR SİYASETÇİ
İsmet Abi’nin yirmi dört saat açık olan cep telefonu sık sık çalar, gelen mesajlara cevap verir, neredeyse her saatini büyük bir aşk ve muhabbetle bağlı olduğu milletine ve devletine hizmet için ayırırdı. Gençlerin yeteneklerine önem verir, onları bir baba şefkatiyle teşvik eder, sahip çıkardı.
1986 yılında kurduğu İşaret ve ardından 2000 yılında hayata geçirdiği Şehir Yayınları ile çok önemli eserlerin İslam dünyasına kazandırılmasına vesile oldu. Yüzlerce yayının basımını gerçekleştirdi. Bu yayınlar arasında Muhammed Esed’in “Kur’an Mesajı Meal-Tefsir” adlı eserinin çok özel bir yeri var.

İLKELİ VE AHLAKLI SİYASET
İsmet Uçma’nın 1994 yılında İstanbul İl Genel Meclisi Üyeliği ile başlayan aktif siyasi hayatı, AK Parti Kurucu Üyeliği ve 2011 yılında AK Parti’den İstanbul Milletvekili seçilmesiyle devam etti. Siyasi hayatı boyunca hiçbir akçalı işe adı karışmadı. Sabırlı, ahlaklı ve ilkeli bir siyasi hayat sürdü. Bu onur da ona yeter.
Kanser hastalığına yakalanmış ve bunu uzun süre kendi evlatları, kardeşleri dâhil hepimizden gizlemişti. Üzülmemizi istemedi. Vefatından altı ay önce çocuklarının, birkaç ay önce de bizim haberimiz oldu. Hastalığıyla mücadele ederken bile vazifesini hiç aksatmadı. Dört dönem görev yaptığı TBMM çatısı altında onuruyla, hakkını sonuna kadar vererek görevini yaptı. Meclisin en devamlı milletvekilleri arasında yer aldı.
TBMM Türk Dili Konuşan Ülkeler Parlamenter Asamblesi (TÜRKPA) üyesi olduğu için görevi gereği sık sık Türk cumhuriyetlerine seyahat ederdi. İlerleyen hastalığına rağmen, görevine olan bağlılığı sebebiyle bu zor seyahatlere katıldı. Akciğerini saran melun hastalığın dışında, uzun yıllar kalp sorunu vardı. Kalp damarlarında takılı beş stentle hayatını sürdürüyordu. Buna rağmen hep hayat doluydu…
İsmet Abi’yi vefatından iki buçuk ay kadar önce, tedavi gördüğü İstanbul Yedikule Göğüs Hastalıkları Hastanesi’nde eşimle birlikte ziyarete gitmiştik. Sekiz on metrekarelik oldukça mütevazı bir hastane odasında kalıyordu. Kendisine refakatçilik yapan oğulları için ayrılmış bir koltuk bile yoktu. “İsmet Abi neden daha iyi imkânlara sahip bir hastaneye gitmedi?” diye içimden geçirdim. Ancak bunu dile getiremedim.
İsmet Uçma Abi’nin kendine özgü bir kişiliği vardı. Ağır seyreden hastalığında bile kimselere yük olmak istemiyordu. Devlet ona her türlü imkânı sunmasına rağmen, o devletin hazinesine ek külfet getirecek diye özel hastane tekliflerini geri çevirdi. İsmet Abi, devletin hazinesine külfet olmama konusunda Hz. Ömer (RA) gibi bir ahlak ve kişiliğe sahipti.
Zaman geçtikçe hastalığı daha çok ilerledi. Birlikte siyaset yaptığı arkadaşları onu ikna edip Bezmialem Üniversitesi’nin İstanbul Maltepe’deki Hastanesi’ne naklini sağladılar. Bu hastanenin fiziki imkânları daha iyiydi. İsmet Abi burada yaklaşık bir buçuk ay tedavi gördü. Hastalığı hızla ilerledi, yoğun bakıma alındı ve entübe edildi. 11 Ekim 2021 Pazartesi öğleden sonra emr-i Hak vaki oldu, İsmet Abi Dar-ı Beka’ya irtihal eyledi.
İsmet Abi’mizin cenaze namazı bir gün sonra, 12 Ekim Salı günü mezunu olduğu Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Camii’nde kılındı. Cenaze namazına katılan Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan, İsmet Abi’nin al bayrağa sarılı tabutu başında duygulu bir konuşma yaptı. Şunları söyledi: “İsmet Uçma ile 40 yıllık bir kardeşliğimiz vardı. Benim en yakın dava ve yol arkadaşımdı. Hep el ele, omuz omuza, gönül gönüle bu yolda yürüdük. Dava ve yol arkadaşlığımızda hiç sapma yapmadı.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, dava ve yol arkadaşı İsmet Uçma’nın tabutunu omzunda taşıdı. İsmet Abi’mizi Karacaahmet Mezarlığı’nda, yalancı dünyadan gerçek âleme geçişin kapısı olan ebedi istirahatgâhına tekbirler ve dualarla uğurlarken yağmur yağıyordu, rahmet vardı. Evlatları kanadı kırık kuşlar gibi hüzünlüydüler. Gözyaşları hiç dinmedi, ayrılamadılar mezarının başından…
Allah bu güzel insanı 66 yaşında yanına aldı. Ardında mal mülk değil, güzel ahlakı, ilkeli ve temiz siyasi kişiliği, merhameti, şefkati ve sarsılmaz imanıyla hoş bir seda bıraktı…