Son olarak, 2013’ten bu yana Türkiye pazarına haddelenmiş soğuk paslanmaz çelik üreticisinin anti-damping soruşturma başvurusu paslanmaz çelik kullanan sektörleri rekabetçilik boyutuyla endişelendirdi. İlgili üreticinin de aslında ithalatçı olduğunu savunan sektör temsilcileri yayınladıkları ortak bildiride, yüksek gümrük vergisi uygulaması ve olası anti-damping önleminin on binlerce kişilik istihdam oluşturan, yıllar boyunca Türkiye’nin dört bir yanında yatırımlar yapmış̧ olan binlerce yerli işletmeyi olumsuz yönde etkilediğinin altını çizdiler.

Ülkemizde yeterli kapasitesinin olmadığı ve ana girdisi de büyük bir oranda ithal olan paslanmaz çelik ürünlerde artan vergi oranları ve son olarak Çin, Endonezya ve Tayvan menşeli paslanmaz çelik ürünlerine yönelik yüzde 20 vergi talebi, artan maliyetler karşısında zor durumda olan paslanmaz çelik kullanan sektörlerde endişe kaynağı oldu. Basına da yansıdığı üzere paslanmaz çelik ürünlerine yönelik yapılan anti-damping soruşturma başvurusunun, başvuru sahibi firma tarafından teamüllere uygun olmayacak şekilde e-posta yoluyla ilgili taraflara duyurulması mevcut küresel ekonomik koşullarda, halihazırda sıkıntı içerisinde olan sektörler için beklenmedik bir şok etkisi oluşturdu. Soruşturma neticesinde çıkabilecek olası bir önlem tüm imalat sektörlerini daha da zora sokacak bir gelişme olarak değerlendirildi.

PASLANMAZ ÇELİK KULLANANLAR TEK SES OLDU

Paslanmaz çelik kullanan sektörlerin ortak bildiri yayınlandığı basın toplantısında; Ev ve Mutfak Eşyaları Federasyonu (EVFED)  Yönetim Kurulu Başkanı Güçlü Kaplangı, Ev ve Mutfak Eşyaları Sanayicileri ve İhracatçıları Derneği (EVSİD) Yönetim Kurulu Başkanı Talha Özger, Gelişen Ev ve Yaşam Eşyaları Markaları Derneği (GEEM)  Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Çığır Şahin, Küçük Ev Aletleri Sanayici ve İhracatçıları Derneği (KESİD) Genel Sekreteri Bülent Durlanık, Paslanmaz Çelik Derneği (PASDER)  Yönetim Kurulu Başkanı Ercüment Sarıtaş, Paslanmaz Sanayi ve İş İnsanları Derneği (PASİD) Yönetim Kurulu Başkanı A. Arslan Küçükemre, Endüstriyel Mutfak, Çamaşırhane, Servis ve İkram Ekipmanları Sanayicileri ve İşadamları Derneği (TUSİD) Yönetim Kurulu Başkanı Bekir Topuz, Türkiye Beyaz Eşya Sanayicileri Derneği (TÜRKBESD) Genel Sekreteri Ayşe Keskinkılıç, Züccaciyeciler Derneği (ZÜCDER) Yönetim Kurulu Başkanı Mesut Öksüz, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Züccaciye Komitesi Başkanı Murat Kolbaşı hazır bulundu.

Hacı Sabancı’ya babalık davası! Hacı Sabancı’ya babalık davası!

Soğuk haddelenmiş̧ paslanmaz çelik ürünlerinde gümrük vergisi oranı 30 Ekim 2013 tarihinde yüzde 2’den yüzde 8’e, 31 Aralık 2015 tarihinde yüzde 8’den yüzde 10’a, 31 Aralık 2019 tarihinde yüzde 10’dan yüzde 12’ye yükseltilmişti. Ayrıca pandemi döneminde 18 Nisan 2020 ile 31 Aralık 2020 tarihleri arasında bu oran yüzde 12’den yüzde 17’ye yükseltilmişti, 31 Aralık 2021 tarihi itibarı ile ise yüzde 12’den yüzde 8’e düşürülmüştü. Ancak 31 Aralık 2023 tarihinde söz konusu paslanmaz çelik ürünleri için gümrük vergisi oranı yeniden yüzde 8’den yüzde 12’ye yükseltildi. Bu gelişme, beyaz eşyadan otomotive, mutfak eşyalarından medikale paslanmaz çelik kullanan birçok sektörde maliyet artışı yarattığı için tepkiyle karşılanmıştı.

ÜRETİMİN YÜZDE 70’İ İTHALAT

Ana sanayi sektörlerinin temsilcileri, paslanmaz çelik ürünleri için yüksek gümrük vergisi uygulandığı dönemlerde Türkiye sanayisinin zarar gördüğünü belirterek, esasen ilgili üreticinin ürünlerinde de yerli girdiler yerine yüksek oranlarda ithal girdiler kullanıldığı bilinmektedir. Paslanmaz çelik ürünlerinde tek bir firmanın kısıtlı kapasitesi nedeniyle ülke ihtiyacının yüzde 70’inin ithalat yoluyla karşılanmasının zorunlu olduğu da kaydedildi.

Ayrıca diğer demir-çelik ürünlerinde ortalama ürün fiyatı 650-1.250 dolar/ton seviyelerindeyken, paslanmaz çelik ürünlerinde ortalama ürün fiyatının 2.500-5.000 dolar/ton olduğu bilgisi paylaşıldı. Dolayısıyla vergi artışlarının ürün fiyatlarında çok yüksek artışlara sebebiyet verdiği, yeni gümrük vergisi oranıyla 300-600 dolar/ton ilave maliyet söz konusu olacağından bu durumun yerli firmaların özellikle yurt dışı pazarlarda rekabet gücünü olumsuz yönde etkileyeceği vurgulandı.

“SOĞUK HADDELEME FİRMASI İHTİYACIN SADECE YÜZDE 30’UNU KARŞILIYOR”

İthal ettiği paslanmaz çeliği Türkiye’de haddeleyen firmanın sadece soğuk haddeleme tesisi yatırımı yaptığının belirtildiği bildiride, hem Türkiye’nin toplam paslanmaz çelik ihtiyacının ancak yüzde 30’unu karşıladığını hem de üretimde ithal yarı mamule bağımlı olması nedeniyle en fazla yüzde 15 civarlarında katma değer sağladığı belirtildi.

Türkiye’nin yıllık yaklaşık 650.000 ton/yıl soğuk haddelenmiş paslanmaz çelik tüketimine karşın soğuk haddeleme firmasının ancak 200.000 ton/yıl gibi ülke ihtiyacını karşılamaktan çok uzak bir kapasiteye sahip olduğu bilgisinin paylaşıldığı açıklamada, şu ifadelere yer verildi; “Gümrük vergisine tabi olmayan Avrupa Birliği ve Güney Kore firmaları da daha önce olduğu gibi ürün fiyatlarını vergi artışına paralel olarak arttıracaktır. Dolayısıyla yurt dışına döviz çıkışı farklı boyutlarda ve yüksek miktarlarda devam edecek. Bu artıştan en büyük zararı ülkemizin reel sektörü ve ekonomisi görecektir. Paslanmaz çelik ürünlerinde mevcut gümrük vergisinin yükseltilmesiyle birlikte; ihtiyaç duyulan paslanmaz çelik ürün arzının ülkemizde mevcut olmaması ve kalite, maliyet, hızlı termin gibi avantajları sebebiyle bu ürünleri diğer ülkelerden temin etmek zorunda olan, kısa sürede hakim konuma gelmiş, ürün gamı yetersiz, termin süreleri uzun ve yüksek gümrük vergilerini ticari bir avantaj olarak kullanan tek bir firmaya mahkum ve muhtaç edilen, bu ürünleri kullanarak binlerce çeşit mamul üreten, yüksek oranda katma değer ve istihdam oluşturan,  başta KOBİ’ler olmak üzere binlerce imalatçı, sanayici ve ihracatçı zarar görecek ve sektör oyuncularının tamamına yakını aleyhine haksız bir rekabet ortamı söz konusu olacaktır. Nitekim 2015-2016 yıllarında yürütülen ve önlemsiz kapatılan damping soruşturmasının kamu dinleme toplantılarında bu durum birçok sanayi temsilcisi tarafından dile getirilmiştir.” ifadelerine yer verildi.

"İLAVE VERGİ VE TİCARET ÖNLEMİ İSTİHDAM RİSKİ YARATIR”

Türkiye’de yeterli üretimi olmayan bir sanayi girdisinin, dünya fiyatlarının çok üstünde mal olmasına yol açan yüksek gümrük vergisi uygulamasının bir kez daha tekrarlanmasının, on binlerce kişilik istihdam oluşturan, farklı sektörlerde paslanmaz çelik kullanıcısı yüzlerce firmanın faaliyetlerini sonlandırmasına sebep olacak risklere yol açmaması adına hayati derecede kritik öneme sahip olduğunun açıklandığı bildiride, yüksek gümrük vergisi uygulamasından avantaj sağlayan tek firmanın yaklaşık 400 kişilik istihdamına karşın, bu süreçten olumsuz etkilenen yaklaşık 42 bin 049 firmada 829 bin 433 kişilik istihdam sağlandığı ifade edildi.

SEKTÖRLERİN REKABET GÜCÜ AZALIYOR

Türkiye’de paslanmaz çelik işleyen ve kullanan firmaların oluşturduğu sivil toplum kuruluşlarının ortak imzasıyla yayınlanan bildiride, paslanmaz çelik ürünlerinde gümrük vergisi oranlarının artırılması neticesinde paslanmaz çelikten mamul yapan sanayi kuruluşlarının ham madde maliyetlerinin artacak olmasından dolayı istihdam ve ciro kaybının yanı sıra ihracat pazarlarında rekabet güçlerinin azalacağı ifade edildi. Toplantıda; sektörlerin geleceği için paslanmaz çelik ürünlerinde gümrük vergisinin sıfıra indirilmesinin yanı sıra başvurusu yapılmış olan anti-damping soruşturma talep dosyasının soruşturma aşamasına geçilmeden reddedilerek önlemsiz bir şekilde kapatılması konusuna gerekli destek talep edildi.

Ev ve Mutfak Eşyaları Sanayicileri ve İhracatçıları Derneği (EVSİD) Yönetim Kurulu Başkanı Talha Özger:

Anti-danping soruşturmasının bir an önce sonlandırılması için yetkililerle bir araya geldik. Sonrasında da bu toplantımızı düzenledik. Bu toplantının ardından bu soruşturmanın son bulmasını talep ediyoruz. 2012’den bu yana sektörün içindeyim. 12 yıldır bu sorunlarla, ek vergilerle uğraşıyoruz. Bu masada toplanan sanayicilerin tamamı ihracat tarafında sorunla karşı karşıya. Bir ürünü alıp, üretiyoruz, katma değer yaratıyoruz. İhracat yapmak için ülke ülke dolaşıyoruz. Küresel daralmalardan zaten etkileniyoruz. Bir de yüzde 12’lik vergi ile uğraşıyoruz. Bizim daha çok üretip ‘Made in Türkiye’ algısını artırmamız gerekiyor. Yıllardır ek vergilerle karşılaşıp, cebimizden karşılayıp ihracat yaptık. Pandemi döneminde döviz kurları artarken hep destek verdik. Vermeye de devam edeceğiz. Ancak şu anda karşı karşıya kaldığımız ek verginin sıfırlanmasını, anti-damping soruşturmasının ivedilikle kapatılmasını istiyoruz. Sanayicilerimiz finansman tarafında zorlanırken, sorunun acilen çözülmesini bekliyoruz. 45 bin firmayı temsil eden 1 milyon kişiye istihdam sağlayan sektörler olarak açık çağrı yapıyoruz.  

Endüstriyel Mutfak, Çamaşırhane, Servis ve İkram Ekipmanları Sanayicileri ve İşadamları Derneği (TUSİD) Yönetim Kurulu Başkanı Bekir Topuz:

Ek vergiden dolayı sadece mutfak sektörünün yıl sonuna kadar 1 milyar dolarlık ihracat kaybı olacak. Anti-damping soruşturması spekülasyonu sonrası bile ek zamlar yapıldı. 10 yılda 1,5 milyar dolar ihracat yaptık diyorlar. Sadece bu yıl endüstriyel mutfağın ihracat kaybı 1 milyar dolar. Diğer sektörlerde de düşüş var. Bu ek vergiden dolayı ülkemiz 1 yılda 3,5 milyar dolarlık ihracat kaybediyor. Paslanmaz çeliğin üretimi olmayan bir ürünken vergisi olmasını anlamıyorum. Getirdikleri ham maddeyi incelten firmanın koruması kalksın diyoruz. Anti-damping şayet kabul olursa bu bizim sonumuz olur. En az 500 bin kişinin işsiz kalmasına sebebiyet verir. Bizim uluslararası pazarda mücadele şansımız kalmaz. Deprem bölgesi Kahramanmaraş en büyük darbeyi yer. Artık fabrikayı kapatırız diyorlar ama ek vergi gelirse biz fabrikayı kapatmak zorunda kalırız. Yüzde 12 ek vergi avantajı olduğu halde firma zarar ettiğini söylüyor. Yüzlerce firma ek vergi avantajı olmadan ithal edip, ek vergi avantajı olmadan kar ediyor. Bunlar nasıl zarar ediyor akla mantığa sığmıyor. Burada bir yönetim hatası var. Satın alma hatası var. Biz paslanmaz çelik kullanan sektörler olarak burayı satın alabiliriz. Geldiğimiz gibi de bu firmaya sağlanan ek vergiyi sonlandıracağız. Vergileri sıfırlandırıp, 6 ayda da şirketi kara geçireceğiz. Endonezya’dan Çin’den Tayland’dan ürün alıp bu fabrikayı çalıştırabiliriz. Biz kapatılmasını kabul etmeyiz. Biz burayı çalıştırabiliriz. Bu firma katma değer yaratmıyor. Burası bir üretim tesisi değil. Sadece inceltme yapıyorlar. Yarattıkları katma değer de yüzde 10 seviyelerinde. Durum buna göre değerlendirilmeli.

 

Paslanmaz Sanayi ve İş İnsanları Derneği (PASİD) Yönetim Kurulu Başkanı A. Arslan Küçükemre:

Ülkemizde haddeleme ve düzeltme işlemi yapılıyor. Bir firma yüzde 12 gümrük vergisi avantajı ile korunurken, yanında anti-damping soruşturması ile daha fazla koruma talep ediyor. Ancak burada üretim yapan bir firma daha var. Sessiz sedasız yatırım yapıyor, üretime devam ediyorlar. Paslanmaz çelik sektörünün temsilcileri olarak soruşturma talebinin reddedilmesini istiyor, ek vergi sonlandırılmasını bekliyoruz. ‘Küçük olup bir firmanın olmamalı, büyük olup hepimizin olmalı’ diyoruz. Bakanlıklarımız bu konuya hakim. Daha önce talepleri reddetmişti. Yine doğru kararı vermesini bekliyoruz.

 

Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Züccaciye Komitesi Başkanı Murat Kolbaşı:

Atlantik kıyısından Çin’in batısına kadar bakıldığında temsil ettiğim sektörlerde en önemli üreticilerin başında geliyoruz. Dayanıklı tüketim ürünlerinde de dünyada Çin’den sonra en büyük üretici ülkeyiz. Uluslararası arenada sektörlerimizin gelişmesi çok önemli. Pazar payımızı daha da artırmalıyız. Verilecek kararlarda Türkiye’nin ihracatına ve istihdamına göre hareket edilmesini talep ediyoruz.

 

Paslanmaz Çelik Derneği (PASDER) Yönetim Kurulu Başkanı Ercüment Sarıtaş

Türkiye’de şu anda soğuk haddeleme tarafında sorun yaşanıyor. Türkiye’de muhatap olduğumuz firma burada faaliyet gösteriyor. Sadece bu aşamayı yapan bir firma paslanmaz çeliği Türkiye’de üretmiş olmuyor. Bu firma paslanmaz çeliği yurt dışından alıp inceltiyor. Bu işleme de soğuk haddeleme deniyor. Türkiye’nin soğuk çekme üründe talebi 650 bin tondur. Bu firmanın kapasitesi 200 bin ton. Türkiye’deki her yatırım bizi mutlu ediyor. Ancak başka sektörlere zarar veriyorsa bunu kabul edemeyiz. Sektörün yüzde 30 ihtiyacını karşılayan firmanın ek vergilerle korunması doğru değil. Ayrıca Türkiye’de üretimi olmayan bir ürün için antidamping soruşturmasının gündeme gelmesini de anlamlandıramıyoruz.

Paslanmaz çelik kullanan sektörlerin ortak bildiri yayınlandığı basın toplantısında; Ev ve Mutfak Eşyaları Federasyonu (EVFED) Yönetim Kurulu Başkanı Güçlü Kaplangı:

Her vergi artışında paslanmaz çelikte, anti-damping soruşturmalarında yüzlerce kez bu haksızlığa son verilmesi için çalışmalar gerçekleştirdik. Paslanmaz çelik kullanan sektörler olarak bu haksızlığa son vermek için bir aradayız. Bu haksızlığın son bulması için çalacak başka kapımız kalmadı. Bir tek Cumhurbaşkanlığına gitmedik. Cumhurbaşkanımız adaletsizliklere karşı ‘Dünya 5’ten büyüktür’ dedi. Burada da bir haksızlık var o yüzden Cumhurbaşkanımızdan bu konuda destek bekliyoruz. Bir firmanın 10 yılı aşkındır vergi avantajı ile kazanç sağlarken eğer ek vergi olmazsa Türkiye’den çıkarız tehdidini kabul etmiyoruz. Nasıl dünya 5’ten büyükse biz de ‘paslanmaz çelik sektörü 1’den büyüktür’ diyoruz.

Türkiye Beyaz Eşya Sanayicileri Derneği (TÜRKBESD) Genel Sekreteri Ayşe Keskinkılıç:

Paslanmaz çeliğin beyaz eşya ürünlerinin üretim maliyeti içindeki payı yüzde 25’tir. Bu üründe meydana gelen bir artış Türkiye’de enflasyona ve ihracatta pazar kaybına neden oluyor. Rekabet şansımız kalmıyor. İhracatta üretimin ve istihdamın korunması için bu tip korumacı politikalar yaygınlaştırılmamalı. Çünkü ihracat feda edilecek bir unsur değildir. Net ihracatçı bir sektörüz. Paslanmaz çelikte anti-damping soruşturması sonrası gelecek bir vergi daha üretim ve istihdamda kayıplara yol açabilir.

Züccaciyeciler Derneği (ZÜCDER) Yönetim Kurulu Başkanı Mesut Öksüz: 

Züccaciye sektörü dünyada 300 milyar dolarlık hacme ulaştı. 40 milyar doları paslanmaz mutfak eşyasıydı. Bizim payımız ise 5,8 milyar dolar. Ancak Son 2 yılda ihracatta geri gidiş var. Pandemide Çin, sanayicilerini korudu. Önemli yatırımlar yaptı. Bizde de sanayicilerimizin çok daha fazla desteklenmesi gerektiğini düşünüyoruz. Böylesine bir ham maddeye bırakın ek vergiyi, destek gelmesini bekliyoruz. Bu ürünü alıp katma değer yaratıyoruz. Yaklaşık 50 bin işletmeyi temsil eden ve milyonlarca kişiye istihdam sağlayan sektörler olarak bu ek verginin kaldırılmasını talep ediyoruz.

Küçük Ev Aletleri Sanayici ve İhracatçıları Derneği (KESİD) Genel Sekreteri Bülent Durlanık:

Anti-dampingin yaratacağı ek vergi ve kullandığımız ana ham maddelerden biri olan paslanmaz çelikteki ek vergiler bizleri zorluyor. Bu uygulamaların bir an önce sonlandırılmasını talep ediyoruz.

Gelişen Ev ve Yaşam Eşyaları Markaları Derneği (GEEM) Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Çığır Şahin:

Paslanmaz çelikteki ek gümrük vergisi mevcut küresel koşullarda endişe verici bir etki yarattı. Çoğunluğu oluşturan binlerce yerli üretici olumsuz etkilendi. Tek bir firma lehine karar alındı. Türkiye sanayisi zarar gördü. Ticari avantaja sahip tek firmaya muhtaç ediliyoruz. İstihdam oluşturan binlerce imalatçı, sanayici ve ihracatçı zarar görüyor. Haksız rekabet ortamı yaratılıyor. Ülkemizde üretimi olmayan bir sanayi girdisine yüksek gümrük vergisi uygulanmamasını istiyoruz. Sektörüm geleceği için gümrük vergisinin sıfırlanması, bir gerekliliktir. Beklentimiz değerlere sahip çıkılması ve adil yaklaşımdır. Suni enflasyon ve fiyat artışı yaşatılmamalıdır. Burada vatandaşlarımızı da düşünmeliyiz.