Avdagiç, üretim kapasitesinin korunması, finansmana erişimin kolaylaştırılması ve yatırımların desteklenmesi gerektiğini vurguladı.
İTO’nun eylül ayı Meclis toplantısında konuşan Avdagiç, küresel ekonomideki gelişmelerin Türkiye açısından önemli fırsat ve riskleri beraberinde getirdiğini belirtti. Yapay zeka yatırımlarının büyüme açısından belirleyici hale geldiğini ifade eden Avdagiç, üniversitelerin de eğitim programlarını bu dönüşüme göre güncellemesi gerektiğini söyledi.
“Üretim kapasitesini koruma çabası öne çıkıyor”
Türkiye ekonomisine ilişkin değerlendirmesinde Avdagiç, dezenflasyon programının sürdüğünü ancak ekonomi yönetiminin son dönemde büyüme ve üretim kapasitesinin korunmasına daha fazla ağırlık verdiğini belirtti.
Ağustos ayında tüketici enflasyonunun aylık yüzde 1,84, yıllık yüzde 31,51 olarak gerçekleştiğini hatırlatan Avdagiç, enerji fiyatlarındaki yükselişin dezenflasyon sürecini zorlaştırdığını ifade etti.
Petrol fiyatlarının 90-100 dolar bandında kalmasının Türkiye açısından enflasyon, cari açık ve para politikası üzerinde eş zamanlı baskı oluşturabileceğine işaret eden Avdagiç, enerji maliyetlerindeki artışın üretim maliyetlerini de yükselteceğini belirtti.
Ekonomide yeni dönem: “Sıkı para + seçici kredi + üretim desteği”
Para politikasına ilişkin değerlendirmesinde TCMB'nin yüzde 37'lik politika faizi ve kredi büyümesine yönelik makroihtiyati sınırların finansal koşulları sıkı tuttuğunu belirten Avdagiç, ekonomi yönetiminin artık talebi soğutmanın yanında üretim kapasitesini korumaya da odaklandığını söyledi.
Avdagiç, yeni dönemin yaklaşımını “sıkı para + seçici kredi + üretim desteği” şeklinde özetledi.
İTO Başkanı, ekonomi politikasının başarısının yalnızca enflasyon rakamlarıyla değil, fiyat istikrarı, üretim kapasitesi ve rekabet gücü arasındaki dengeyle değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.
İTO’nun OVP değerlendirmesi: Finansmana erişim öne çıktı
Avdagiç, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz tarafından açıklanan 2027-2029 dönemini kapsayan OVP'deki politika tercihlerini olumlu bulduklarını belirtti.
İTO Başkanı özellikle işletmelerin finansmana erişiminin kolaylaştırılması, verimlilik ve teknoloji yoğun yatırımların desteklenmesi, enerji ve ham madde maliyetlerinin azaltılması, nitelikli iş gücünün geliştirilmesi ve ihracat kapasitesinin artırılmasına yönelik hedeflerin önemine dikkat çekti.
Avdagiç, yeni yatırımların önünün açılması ve üretim ekonomisinin korunması açısından OVP'de yer alan politikaların hayata geçirilmesinin kritik olduğunu ifade etti.
Kredi ve finansmanda hangi adımlar öne çıkıyor?
Avdagiç, ekonomi yönetiminin son dönemde attığı bazı adımları da değerlendirdi. Bu kapsamda Yatırım Taahhütlü Avans Kredisi (YTAK) kaynak limitinin 750 milyar liraya çıkarılmasını, KOSGEB'in istihdam koruma desteğinin imalat sektörünün tamamına genişletilmesini ve işletmelere daha uzun vadeli ve avantajlı finansman sağlanmasını önemli gelişmeler olarak nitelendirdi.
Eximbank'ın ihracat finansman hedefinin 59 milyar dolara yükseltilmesini de değerlendiren Avdagiç, ihracatçıların finansman imkanlarının güçlendirilmesinin rekabet açısından önemli olduğunu belirtti.
“Enerji verimliliği yatırımları finanse edilmeli”
Enerji maliyetleri konusunda da mesaj veren Avdagiç, sürekli sübvansiyon yerine enerji verimliliğini artıracak yatırımların finansmanına ağırlık verilmesi gerektiğini söyledi.
İTO Başkanı, finansman kaynaklarının yatırım, teknoloji, ihracat, Ar-Ge ve istihdamı artıran şirketlere yönlendirilmesi gerektiğini vurguladı.
Avdagiç, önümüzdeki dönemin temel hedefini ise dezenflasyon sürecinden taviz vermeden üretim ve yatırımların yeniden hız kazanması olarak ortaya koydu.
“Dezenflasyonun direksiyonunu bırakmadan ekonominin motorunu yeniden hızlandırmak” gerektiğini belirten Avdagiç, OVP'deki hedef ve politikaların hayata geçirilmesinin üretim ekonomisinin korunması ve yeni yatırımlar açısından büyük önem taşıdığını ifade etti.





