ABD merkezli Integrated Polymer Industries’in kurucusu olan Kırlıkovalı, 1980’li yıllardan bu yana radar sinyallerini emen polimerler (RAM) üzerine çalışmalar yürütüyor.

B-2 ile başlayan, F-35 ile küresel etkiye dönüşen teknoloji

Kırlıkovalı’nın geliştirdiği malzemeler ilk olarak 1990’lı yıllarda B-2 Spirit stratejik bombardıman uçağında kullanıldı. 1992’den itibaren bu uçak için malzeme tedariki sağlayan Kırlıkovalı, daha sonra F-35 programına dahil oldu.

2006’dan bu yana F-35 Lightning II savaş uçaklarının radar görünürlüğünü azaltan kaplama sistemlerinin geliştirilmesinde aktif rol oynayan Türk bilim insanı, “stealth” (gizlilik) teknolojisinin kritik bileşenlerinden birine imza attı.

Teknoser’de Ömer Değirmenci Genel Müdür Yardımcısı oldu
Teknoser’de Ömer Değirmenci Genel Müdür Yardımcısı oldu
İçeriği Görüntüle

Geliştirilen bu özel polimer sistemler, radar dalgalarını geri yansıtmak yerine emerek uçağın radar kesit alanını ciddi ölçüde düşürüyor.

“Görünmezlik teknolojisinin mimarı” olarak anılıyor

Havacılık ve savunma sanayiinde önemli bir yere sahip olan Kırlıkovalı, geliştirdiği “geçişkenli polimer ağları” (IPN) teknolojisiyle özellikle F-35’lerin düşük görünürlük kabiliyetinin temelini oluşturdu.

Uzmanlar tarafından “görünmezlik teknolojisinin mimarı” olarak tanımlanan Kırlıkovalı, uzun yıllardır ABD savunma projelerinde kritik tedarikçi konumunda bulunuyor.

KAAN için yeni nesil malzemeler geliştiriliyor

Kaliforniya’da çalışmalarını sürdüren Kırlıkovalı’nın, Türkiye’nin milli muharip uçağı KAAN projesi kapsamında Türk Havacılık ve Uzay Sanayii (TUSAŞ) ile temas halinde olduğu ifade ediliyor.

Kırlıkovalı’nın açıklamalarına göre, radar kesit alanını minimum seviyeye indirmek amacıyla 6 farklı yeni nesil malzeme üzerinde Ar-Ge çalışmaları yürütülüyor.

Türk mühendisliğinin küresel başarısı

İzmir doğumlu olan ve Boğaziçi Üniversitesi ile Manchester Üniversitesi’nde eğitim alan Kırlıkovalı, kariyerini ABD’de sürdürerek savunma sanayisinde küresel ölçekte etkili projelere imza attı.

F-35 ve B-2 gibi stratejik platformlarda kullanılan teknolojilerde bir Türk bilim insanının rol alması, Türkiye’nin mühendislik potansiyelinin uluslararası alandaki etkisini bir kez daha gözler önüne seriyor.