Özgür Özel TBMM'de, Almanya Sosyal Demokrat Partisi heyeti ile bir araya geldi
Özgür Özel TBMM'de, Almanya Sosyal Demokrat Partisi heyeti ile bir araya geldi
İçeriği Görüntüle

Yargıtay Başkanlığı, üniversiteler, Adana Barosu ve Adana Sanayi Odası iş birliğiyle 'Güncel Gelişmeler Işığında İş Hukukuna İlişkin Uygulama Sorunları ve Çözüm Önerileri Sempozyumu' düzenlendi.
Adana Ticaret Odası toplantı salonunda düzenlenen sempozyumda 'Bireysel İş Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk ve Tahkim', 'İş Hukuku Boyutuyla Yeni Nesil Çalışma Türleri', 'İş Sözleşmesinin Sona Ermesi', 'Kıdem Tazminatı', 'Anayasa Mahkemesinin İş Hukukuna İlişkin Bireysel Başvuru Kararları' gibi konular anlatılacak.

"Fırsatçılık öne çıkıyor"
Açılışta konuşan Cumhurbaşkanlığı Yüksek İstişare Kurulu Üyesi ve eski TBMM Başkanı Cemil Çiçek, yasa çıkartılarak toplumların düzelmediğine vurgu yaparak, "Yasa çıkartılarak toplum düzelse dünyada hiçbir geri toplum kalmaz. En iyi uygulama yapılan ülkenin yasası alınır genelde de öyle oluyor ama buna rağmen istenilen sonuç hasıl olmuyor. Değerli başsavcımızın söylediği bir şey var. Bu toplumda adalet, hak, hukuk ve hakkına razı olmak ikinci planda kaldı. Fırsatçılık öne çıkıyor. Fırsatçılığın öne çıktığı bir konumda kanunlar da, yargı kararları da çabuk aşınıyor ve aşındırılıyor. Oturup toplumsal ahlak ve iş ahlakı açısından bakmak lazım" dedi.

"600-700 kelimeyle konuşan bir toplumda mükemmel kanun yapmak mümkün olmaz"
Türkiye'nin yeteri kadar kaliteli kanun çıkaramadığına da değinen Çiçek, daha sonra şunları söyledi:
"Son günlerde siyasetinde gündeminde olan iş barış. İş barışı tesis edilmeden iç barışı temin etmek o kadar kolay olmuyor. Önemli bir konuyu konuşmuş oluyoruz. Uygulamadaki bir kısım sıkıntılar değişik sebeplerdendir. Yeteri kadar kaliteli kanun çıkaramıyoruz. Kanunlar kaliteli değilse uygulamacıların da işi zorlaşıyor. Kanunların sık sık değişmesi elbette toplumun hızlı değişmesinden ama kaliteli kanun yapamadığımızdan, ihtimalleri yeteri kadar kapsayan ifadeleri kanun metninde dercedemediğimizden. Onun da önemli sebeplerinden bir tanesi 600-700 kelimeyle ana dilini konuşan bir toplumda mükemmel kanun yapmak mümkün olmaz. Dolayısıyla oturup çok yönlü olaya bakmak lazım."

"Tuğla sağlam değilse bina arızalarla karşı karşıya kalıyor"
Herkesin yargıyı suçladığına ancak yargının suçunun olmadığına vurgu yapan Cumhurbaşkanlığı Yüksek İstişare Kurulu Üyesi ve eski TBMM Başkanı Cemil Çiçek, "Bu ülke neden kaliteli kanun yapamıyor ve önüne gelen yargıyı suçluyor. Yargının o kadar günahı yok. Tuğla sağlam değilse, betonun gravitesi yeterli değilse bina ister istemez birtakım arızalarla karşı karşıya kalıyor. Bütün bunlara bakmak lazım. Adliye binaları yapıyoruz, neden yapıyorsunuz diyorlar ama 1-2 yıl geçmeden hepsi doluyor artık adliyelerde numara yetmiyor. Ben görevi bırakırken 10 bin civarında hakim vardı. Şu anda sayı 25 bin oldu. Davalar da her geçen gün artıyor" ifadelerini kullandı.

"Hukuk yaşayan bir bilim dalıdır"
Adana Valisi Mustafa Yavuz ise hukukun her geçen gün yenilendiğini belirterek, "Hukuk yaşayan bir bilim dalıdır. Düne kadar tanımlanmamış pek çok hukuk kavramı bugün hayatımızın içinde etkin bir rol üstlenmektedir. Uzaktan çalışma kavramına alışmaya çalışırken bugün iş verinin gözetim borcunu tartışmak, yapay zeka destekli çalışmaların çalışan haklarına etkilerini araştırmak, kişisel verilerle ilgili düzenlemelerde sınırları belirlemek gibi pek çok yeni kavram ve düzenlemeyle karşı karşıya kalmış durumdayız" dedi.

"Kısa çalışma ödeneğinin devreye alınmasını bekliyoruz"
Adana Sanayi Odası Başkanı Zeki Kıvanç da arabuluculuk ve iş hukuku konularının öneminden bahsederek çalışma hayatındaki güncel sorunlara değindi. Kıvanç, "Son dönemde özellikle emek yoğun sektörlerimiz, başta ham madde ve enerjide meydana gelen artışlar ile diğer maliyetlerden dolayı ihracatta rekabetçiliklerini kaybediyor. Hazır giyim markalarımız rekabet güçlerini korumak ve ayakta kalabilmek için üretimlerini yurtdışına kaydırmaya başladı. Tüm Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD) ve G20 ülkeleri arasında en katı istihdam piyasası maalesef bizde. İş mevzuatımızdaki katılıklar istihdamın artmasına engel olmakta, işletmelerimizin rekabet gücünü azaltmaktadır. Gelir vergisi basamaklarının çok daraltılmış olması ve prime esas kazanç tavanının çok yüksek olmasından dolayı çalışanlarımızın eline geçen ücretler azalmakta, işletmelerimizin işçilik maliyetleri yükselmekte, rekabet şanslarını düşürmektedir. Firmalarımızın istihdamlarını koruyabilmeleri için, kısa çalışma ödeneğinin tıpkı pandemi döneminde olduğu gibi fazla prosedüre tabi tutulmadan devreye alınmasını bekliyoruz" diye konuştu.
Açılış konuşmalarının ardından oturumlar düzenlendi. Sempozyum yarın sona erecek.